Çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı 9 yılda 183’ten 30 bine çıktı

Aşı karşıtlığı yüzünden kızamık ve çocuk felci hastalıklarında artışlar yaşanırken, çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı 9 yılda 183’ten 30 bine çıktı.



22-01-2020 14:56

Çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı son dokuz yılda 183’ten 30 bine çıktı. Aşı karşıtlığındaki bu artış, halk sağlığını tehdit eder hale geldi. Aşı karşıtlığı yüzünden kızamık ve çocuk felci hastalıklarında artış oldu. Avrupa’da, ABD’de kızamıktan ölümler görülmeye başlandı. Bazı kesimlerin bilimsel olmayan verilerle halkı yanlış yönlendirdiğini söyleyen uzmanlar, “Aşı hayat kurtarır” diyor.

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre; Türkiye’de 2017 yılında kızamık vakalarının sayısı 69 iken 2018’de bu rakam 510’a, 2019’da da önceki yılın aynı dönemine kıyasla 5.2 kat artarak 2 bin 666’ya ulaştı.

NEDEN KARŞI ÇIKIYORLAR?

1) Dini sebeplerle; ‘Günah’ olduğu varsayımı- Caiz olmadığı yönünde verilen fetvalar, “Modern tıp Allah’ın işine karışıyor” düşüncesi.

2) Post-modern yaklaşımlar; “Güvenli değil!” “Aşı olmaktansa hasta olmak iyidir; çünkü aşılar hastalığın kendisi kadar koruyucu değildir.” “Anne sütü, içeriğindeki maddeler bebeği enfeksiyonlardan korur.”

'KÖPEK ISIRINCA KUDUZ AŞISI YAPTIRMA DA GÖREYİM'

Hürriyet’ten Fulya Soybaş‘ın haberine göre, Avrupa Enfeksiyon Hastalıkları Derneği üyesi Prof. Dr. Önder Ergönül, aşı karşıtlarına sert çıkarak "Köpek ısırdığında kuduz aşısı olma da göreyim" dedi. Ergönül, “Sizi köpeğin ısırdığını varsayalım, kuduz aşısı olmayacak mısınız? Hayır, deme şansınız yok çünkü ucunda ölüm var ama konu çocuklara aşı yaptırmaya gelince insan sağlığına olumsuz olduğu düşünülüyor. Burada ikircikli bir yaklaşım var” şeklinde konuştu. Ergönül’e göre, bu tarz aşıların garantisi yüzde 70-80 olduğu için konu tartışmaya açık. Bir başka deyişle, ‘aşı tartışmasının ana nedeni kızamıktan ölen biriyle henüz karşılaşılmaması’.

HALK SAĞLIĞI TEHLİKEDE

Prof. Dr. Ergönül, böyle giderse salgın riskinin artacağını, halk sağlığının riske gireceğini düşünüyor. Öyle ki, Amerika ve İngiltere’de aşı yaptırmadığı için kızamıktan ölüm vakaları görülmeye başlandı. O yüzden uyarıyor: “Belki şu an değil ama aşı karşıtlığı artmaya devam ederse önümüzdeki 10 yıl içinde ölümler Türkiye’de de başlar.”

“Üç tane daha fazla hasta çekmek için, popüler olmak, konuşulmak için aşı karşıtlarını destekleyen meslektaşlarımız var” diyen Prof. Dr. Ergönül, “Siz uyanık olun! Araştırın, sorun, öğrenin ve unutmayın ki TV’ye çıkıyor, kitap yazıyor diye bu kişiler otorite değil!” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ergönül, aşı karşıtlığının önüne geçmek için Sağlık Bakanlığı’nın da acilen devreye girmesi gerektiğini düşünüyor. Tıpkı, İtalya, Almanya örneğinde olduğu gibi aşı kişilerin inisiyatifinden çıkarılmalı ve zorunlu hale getirilmeli. Açıklamalar Sağlık Bakanlığı eliyle özenle yapılmalı, karşıt kampanyalar yürütülmeli.

PROF. DR. KÜÇÜKUSTA: BAZILARI SİLAH KADAR STRATEJİK

Aşılar hakkında menfi söz söyleyene ‘halk sağlığı düşmanı’ yaftası yapıştırılıyor diyen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta ise, “Aşılar toplum sağlığının korunmasında çok önemlidir ve bunlardan bazılarının silahlar kadar stratejik önemi vardır…”

Piyasada kızamık, kızamıkçık, difteri, boğmaca, suçiçeği, verem, zatürre gibi onlarca aşı olduğuna değinen Küçükusta “Aşı üreticileri her ürettikleri yeni aşı hiçbir itiraz olmadan kabul edilsin istiyorlar. Oysa her aşı, ticari bir ürün oldukları unutulmadan ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Her çıkan yeni aşının yapılması şarttır diye bir şey yok” diyor.

4 MADDELİK YOL HARİTASI

Peki, o zaman nasıl bir yol haritası izlenilmeli? İşte Prof. Dr. Küçükusta’nın önerileri:

1) Sağlık Bakanlığı belirli aşıları ‘stratejik ürün’ konumuna almalı.

2) Stratejik aşılar mutlaka devlet tarafından üretilmeli ve ücretsiz olmalı.

3) Endüstriyle alâkası olmayan uzmanlardan oluşan Aşı Danışma Kurulu olmalı ve isteyen herkes bu kurula danışabilmeli.

4) Halk, hastalıklar ve aşılar hakkında tam ve doğru olarak bilgilendirilmeli.