Çocuklara kim bakacak?



28-09-2020 09:02

Emre Gürcanlı

Çok kişisel bir başlangıç yapacağım. 1973 yılındayız, ben yedi günlükken babam yedek subay olarak askere gidiyor, acemilik döneminde evden uzakta, sonra şansımıza kurada Ankara’yı çekiyor ve ayrı kalmıyoruz. Daha dört aylık olmuşum. Babaannem kısa bir süre bakıyor ama sağlık sorunlarından dolayı bana bakamıyor, anneannem işini bırakıp İstanbul’dan gelemiyor. Annem okulda öğretmenlik görevine geri dönmek zorunda kalıyor, iki üç hafta belki de bir ay. Arada komşuya bırakıyor, ama bazen gerçekten de bırakacak kimseyi ama kimseyi bulamıyor, okula götüremiyor, ama bu iki üç hafta, belki de üç ay, iki saat dersine gidip aceleyle geliyor, sonra yeniden gidiyor geliyor. Ders programında rica minnet biraz yumuşama sağlıyor. Ama iki üç hafta belki de bir ay, anımsamıyor bile, annem yaşamı boyunca unutamayacağı bir travma yaratıyor. Çünkü haftada belki bir iki gün, belki de daha fazla, belki bir iki, belki iki üç saat bebek yatağında, şansımıza tırmanmamın, düşmemin mümkün olmadığı, zaten küçüğüm o da ayrı, neredeyse bir maaşlarıyla aldıkları bebek yatağına bırakıp okula gidip dersini anlatıp geliyor. Bazen geldiğinde uyur buluyor rahatlıyor, ama çoğu kez ağlarken sesimi sokaktan duyuyor, nasıl koştuğunu bilemiyor. Aradan kaç yıl geçmiş, her anlatışında durgunlaşıyor, ağlamaklı oluyor. Bakmayın ben bir iki hafta dedim, günde bir iki saat dedim, ama annem için bu belki de yıllara denk geliyor. Bazı şeyler unutulmuyor…

***

Yazının tamamını okumak için tıklayın.