Çocuklar için demokrasi

“Küçük Okurlar İçin Demokrasinin El Kitabı” çocuk okurlara demokrasinin adımlarını detaylı olarak anlatırken aslında demokrasinin bir yaşam biçimi olduğunu ve daha iyi bir dünya için mücadele ederek var olacağını gösteriyor.



15-07-2018 09:07

Merve Sucu

Çocuklar, çok küçük yaştan itibaren adaletle ilgili sorunların farkına varır ve haklarını sorgulamaya başlarlar. Toplumda diğer insanlarla birlikte yaşayan kişiler olarak sahip oldukları hakları bilmeye ihtiyaç duyarlar. İsveçli yazar Sass Buregren’in yazıp resimlediği “Küçük Okur İçin Demokrasinin El Kitabı” da haklarını tanımak isteyen çocuk okurlara demokrasinin nasıl işlediğini ya da daha doğru bir tabirle nasıl işlemesi gerektiğini örneklerle açıklıyor. 

Kitabın kahramanı Jorinda, hayatında eğer kendisinin de söz hakkı olursa daha iyi olabilecek pek çok şey olduğunu fark ediyor ve demokrasiyi araştırmaya karar veriyor. Jorinda’nın demokratik çözümlerle değiştirmek istediği pek çok sorunu vardır. Jorinda tüm bunların listesini yapıyor ve annesinin de yardımıyla listesine her bir konuyla ilgili kararın nerede alındığını not alıyor: “Daha fazla lazanya yemek-aile, sınıfımızın bölünmesini istemiyorum-okul, etüt merkezleri daha uzun süre açık olmalı-belediye, göçmen çocuklar geri gönderilmemeli- hükümet” gibi. Jorinda işe kendisine en yakın yerden, ailesinden başlıyor. Pazar sabahı lazanya konusunu açıyor. Aslında ailenin geri kalanı da lazanya seviyor ancak hazırlaması zor ve zaman aldığı için çok sık yapılmıyor. Aile meclisinde Jorinda’nın lazanya yapmayı öğrenmesine karar verilmesiyle lazanya konusu çözülüyor. Ardından sırasıyla okul, belediye, hükümet, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler’de alınan kararlarla ilgili sorunlar geliyor. Böylece Jorinda’nın araştırmalarıyla demokrasinin küçük topluluklardan başlayarak daha geniş topluluklara doğru nasıl uygulandığını detaylı olarak görüyoruz. 

DEMOKRATİK OKUL ORTAMI

İnsan hakları kültürünün ve demokratik değerlerin içselleştirilmesi çocuklara demokratik yaşam alanları sunulmasıyla mümkündür. Toplumun küçük bir parçası olarak sınıflar, insan haklarına saygılı ve demokratik uygulamalarla düzenlenmelidir. Kahramanımız Jorinda’nın okulu da sınıf ve okul meclisi uygulamalarıyla çocukların küçük yaşta demokrasiyle karar almalarına ortam yaratıyor. Kitabın bu bölümünde “doğrudan demokrasi, temsili demokrasi, öğrenci meclisi” kavramlarını örneklerle görüyoruz. 

Kahramanımız Jorinda, listesindeki sorunlara çözüm ararken kişi ve kurumlara nasıl ulaşabileceğini, hangi haklara sahip olduğunu öğreniyor. Ancak Jorinda demokrasi sürecinde sadece oy verenlerin, yani çoğunluğun belirlediği bir sistemle karşılaşıyor. Bu durumda sesini duyurabilmesi için alternatif yöntemler üretmesi gerektiğini görüyor. Böylece protesto etmek, makale yazmak, gazete ve radyoyla görüşmek, imza toplamak ve bildiri dağıtmak gibi kamuoyu oluşturacak yöntemleri keşfediyor. “Hayvanların acı çekerek taşınması durdurulmalı!” diyen Jorinda, Avrupa Birliği Parlamentosu’na mektup yazıyor. Ardından listesindeki “Hiçbir çocuk açlıktan ölmemeli. Hiçbir çocuk asker olmamalı. Sokak çocukları olmamalı!” maddeleriyle Birleşmiş Milletler’le tanışıyor. Jorinda, BM’ye kadar ulaşıyor ama sorunların yine de çözülemeyeceğini fark ediyor. Kitapta işte tam bu noktada tarihte demokratik yöntemlerle bir şeyleri değiştirmeyi başarmış kişilerle tanışıyoruz. Pasif direnişin sembolü Mahatma Gandhi, ilk çocuk hakları deklarasyonunu yazan Eglantyne Jebb, Pakistan’da çocukların çalıştırılmasına karşı çıkan çocuk İkbal Masih, 2. Dünya Savaşı’nda Naziler’in kurbanı olan Anne Frank bu isimlerden birkaçı.  

“Küçük Okurlar İçin Demokrasinin El Kitabı” çocuk okurlara demokrasinin adımlarını detaylı olarak anlatırken aslında demokrasinin bir yaşam biçimi olduğunu ve daha iyi bir dünya için mücadele ederek var olacağını gösteriyor. 

KÜNYE: Küçük Okur İçin Demokrasinin El Kitabı, Sassa Buregren, Çevirmen: Helin Topal, Güldünya Yayınları, 2018.