Çocuk istismarcısı şeyh Eyüp Fatih Şağban: Peygamber torunuyuz, duygular baskın oluyor soyumuzda

Şeyh Şağban'ın istismar ettiği çocuğun halası ile yaptığı görüşmede ''İnsanın meylinde vardır. Yeter ki harekete geçirilmesin. Diyeceksin ki sana yakışıyor mu? Ehli Beytiz, peygamber torunuyuz. Duygular baskın oluyor soyumuzda'' diyerek kendisini savunduğu görüldü.



06-06-2021 12:49

Sakarya'nın Akyazı ilçesindeki Kuzuluk beldesinde 11 yaşındaki çocuğu istismar eden Uşşaki Tekkesi'nin şeyhi Eyüp Fatih Şağban'ın, çocuğun babasıyla ve halasıyla yaptığı görüşmeler ortaya çıktı. Şeyh Şağban'ın Y. isimli çocuğun halası A.C. ile yaptığı görüşmede "Artık Pandora'nın Kutusu açıldı. Bundan sonra insan içine çıkamam. Artık bizi paklayacak olan hapishane olacak" dediği görüldü.

Sözcü'den İsmail Saymaz bugünkü köşesinde Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden çocuk istismarından tutuklu sanık Eyüp Fatih Şağban ile Y.'nin halası A.C arasındaki iki telefon görüşmesini köşesine taşıdı.

Saymaz'ın bugünkü "Pandora’nın Kutusu" başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava dosyasına giren görüşme dökümü şu şekilde:

Eyüp Fatih Şağban: Nikah mevzusu olduğunda (Y.'nin annesine) “İsteyeyim babasından” dedim. “Duyarsa öldürür” dedi. Bana “Size verdik” denildi.

A.C.: Abim “Verdik” kelimesini kullanmamış.

Şağban: Y.'ye “Babanın haberi var mı?” dedim. “Var” dedi. (Annesi) rüyada görmüş. Y., mehdinin hanımı olacak (diye.) Zuhuratlarımız olunca yanlış anlama olmuş.

A.C.: Y. ile her şeyi konuştum.

Şağban: Bir benimseme ve meyil oldu. Babasından isteyecek hale geldim. Şer'en bir durum yok ama kanunen ipim sizin elinizde. Yanlış olmuş varsayalım. (Y. ile) “Büyüyünce bana varacak mısın?” gibi muhabbet oluyordu. “Efendim, ben kapıyı kapattım” dediğinde, ben de kapattım.

A.C.: Y. 10 yaşında bir çocuk…

Şağban: “Ölüm fermanınızı yazıyorum” diyorsun, öyle mi? Zaten İslam düşmanları Müslümanlara saldırmak için fırsat arıyor. Tarikat düşmanlığı had safhada. “Kemalist düzene karşı geliyor” vs. böyle algılar var.

A.C.: Ben tarikatçıyım, eğer böyle tarikatlar varsa olmasın, sünneti seniyyeye aykırı.

Şağban: Nikah aykırı mı?

A.C.: Bu şekilde aykırı… Y. buluğ çağına ermemiş.

Şağban: Efendimiz de Ayşe annemizle zifaf olmamış. Sadece adı konmuş, ileri yaş bekleniyor.

A.C.: Kabul etmiyorum.

Şağban: Binlerce insan Allah'ın zikrinden kesilir. Kafirlerin ağzına bu şey verilir. Bu laf efendimize kadar gider. Ayşe annemizden doğru devamlı sıkıştırıyorlar. Ayşe annemizin himmeti olsun.

A.C.: Y. ile özür için dahi görüşmeyin. Sizi açığa vermeyeceğim.

Şağban: İfşa olduğumda ya intihar edeceğim ya Türkiye'yi terk edeceğim.

A.C.: Y. psikolojik sorunlar yaşıyor. Okula gitmesi doğru değil. Y.'nin güvencesi için istediğimiz tutarı yatıracaksınız.

Şağban: Afaki olmazsa yardımcı oluruz.

A.C.: Bir çocuk için çok değil. Toplu para yatırın. Bir daha ne siz beni arayın, ne de ben sizi. “Yanlış anlama” diyeceğim. Yine şeyhimizsiniz.

Şağban: 10 bin TL göndereyim mi?

A.C.: Siz bir düşünün.

‘HAPİSHANE PAKLAR'

Görüşme sonrası Şağban telaşa kapılıp baba F.A.'yı aradı. F.A. kardeşine telefon açınca pazarlık ortaya çıktı. Şağban ve A.C. arasında ikinci görüşme yaşandı.

O kayıt şöyle:

A.C.: Ağabeyimi aramakla çok büyük bir yanlış yaptınız. Gizli tutacağım olayı, delilleri abim alıp savcılığa götürüyor.

Şağban: Biz de hapishaneye gideriz. Yaptığım ne ki, bir nikah istedik. Ocağınıza düştük. İster savcılığa verir, ister afişe edersiniz. Artık Pandoranın Kutusu açıldı. Bundan sonra insan içine çıkamam. Artık bizi paklayacak olan hapishane olacak.

A.C.: Gidin efendim, polis yakalamadan gidin, sizi de çok seviyorum, ağabeyimi de, gidin, kaçın.

Şağban: Biz yaptığımızı Allah için yaparız. Yanlışımız Allah için olur. Adem'in de Yusuf aleysselamın da zellesidir. İnsanın meylinde vardır. Yeter ki harekete geçirilmesin. Diyeceksin ki sana yakışıyor mu? Ehli Beytiz, peygamber torunuyuz. Duygular baskın oluyor soyumuzda. Taciz noktasında 10 saniye geçtiyse Allah cehennemden çıkartmasın.