Cinsel saldırıya uğrayan kadın intihar etti: Tecavüzcü binlerce telefon kaydına rağmen 'delil yok' diyerek salındı

Antalya'da kuzeni tarafından defalarca cinsel saldırıya uğrayan ve tehdit edilen kadın intihar etti. Mahkeme, binlerce mesaj kaydı olmasına rağmen "delil yetersizliği" iddiasıyla tecavüzcüyü serbest bıraktı.



25-10-2019 18:34

Antalya'da bir çocuk annesi olan 19 yaşındaki Ayşenur G. (19), kuzeni Selahattin S. tarafından çocukken iki kez istismar edildiğini ve evlenince “Elimde videoların ve fotoğrafların var” tehdidiyle cinsel saldırıya uğradığını açıkladıktan üç gün sonra intihar etti.

Antalya'da, 1997’de doğan Ayşenur G., 6 ve 10 yaşındayken Selahattin S. (30) tarafından cinsel istismara uğradı. Ayşenur G. 2015 yılında Mustafa G. ile evlendi. Selahattin S. bu kez “Elimde video ve fotoğraflar var” diye tehdit ederek genç kadına 3-4 kez cinsel saldırıda bulundu.

Ayşenur G., 5 Nisan 2017’de ilk önce eşi Mustafa G.’ye ardından babası Mustafa S. ve kardeşi Mehmet S.’ye yaşadıklarını anlattı. Üç gün sonra ise 8 Nisan’da evinde intihar etti.

Hürriyet'ten İsmail Saymaz'ın haberine göre; Ayşenur G.'nin intiharının ardından başlatılan soruşturma kapsamında baba Mustafa S. ifadesinde “Kızım çocuk yaştayken Selahattin’in kendisine tacizde bulunduğunu, nişanlandıktan sonra 3-4 kez tecavüz ettiğini söyledi. Üç gün sonra kızımın intihar ettiğini öğrendim” dedi.

1612 MESAJ VE ARAMA KAYDINA RAĞMEN 'ARAMADIM' DEDİ

İntihardan sonra tutuklanan Selahattin S., Ayşenur G.’yi aramadığını, numarasını bile bilmediğini, amcasıyla aralarında tarla davasının bulunduğunu ve bu yüzden iftira atıldığını iddia etti. Yapılan incelemede, Selahattin S. ile Ayşenur G. arasında 2014-2017 yılları arasında 1612 mesaj ve arama kaydı bulunduğu anlaşıldı. Selahattin S.’nin, husumetli olduğu dönemde Ayşenur G.’yi yüzlerce kez aradığı belirlendi.

BİNLERCE TELEFON KAYDINA RAĞMEN 'İNANDIRICI DELİL YOK' DEDİLER

Alanya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 14 Aralık 2017’de biten davada, Selahattin S.’ye nitelikli cinsel istismar suçundan 14 yıl hapis cezası verildi. İtiraz üzerine dosya Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi’ne geldi. Daire, 24 Haziran 2019’da oy çokluğuyla verdiği kararda “olayın tek tanığı olan mağdurenin intihar etmesi sonucu dinlenemediği” belirtildi. Selahattin S.’nin “suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından” beraata karar verilmesi gerektiği kaydedildi. 

AYNI GÜN TAHLİYE EDİLDİ

Selahattin S. aynı gün tahliye edildi. Bir üye hâkim karara şerh koyarak cezalandırılması gerektiğini şu gerekçelerle savundu: “Sanıkla ölen arasındaki telefon görüşmelerinin yoğunluğu, büyük çoğunluğunun sanığın öleni araması ve mesaj atması şeklinde olması, ölenin intihar notundan kısa süre önce hem eşi hem ailesine tecavüze uğradığını anlatması ve sonrasında intiharı, el yazısıyla yazdığı, eşine anlattığı her şeyin gerçek olduğuna dair notların bulunması...”

AVUKAT GEZGİNCİ: HUKUK KATLİAMI

Avukat Müge Gezginci, sanığın tahliye edilmesini hukuk katliamı diye niteleyerek, şöyle dedi:

“Bu kararlar nice kız çocuğunun istismarla karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır. Devlet kadınlarını ve çocuklarını koruyamıyor. Kanunlar ve uluslararası sözleşmelerin uygulanmaması; önleyici ve koruyucu tedbirlerin etkisiz kalmasına yol açıyor.”

‘BAŞKA DOSYA İLE İÇERİKLERE ERİŞİLEBİLİRDİ’

Eski Türk Ceza Hukuku Derneği Başkanı Avukat Fehmi Demir: "Eğer önceden alınmış bir dinleme kararı yoksa geçmişe dönük olarak içerik tespiti mümkün değil. Eğer sanık, 2014-2017 yıllarında bir başka soruşturma kapsamında dinlenmişse bu dosyadan görüşme içeriklerine erişilebilir. Böyle bir dosyanın olup olmadığı araştırılmalıydı. Ayrıca sanığın kadını hangi saatlerde aradığı önemlidir. Örneğin kadının eşinin evde bulunmadığı bir saatte aramışsa bu dikkat çekicidir. Tanığın hayatta olması gerekmiyor."

'GSM ŞİRKETLERİ KAYITLAR OLSA BİLE VERMİYOR'

Emekli Savcı Osman Kaçmaz: "Arama ve mesaj içeriklerine hiçbir şekilde ulaşılamıyor. Özellikle bir dinleme yapılmış ise elde edilebilir. Teknik olarak GSM şirketleri bu içerikleri depoluyor diye biliyorum. Fakat savcılık dahi istemiş olsa vermiyorlar. İsteseler çıkarabilirler ama bugüne kadar böyle bir uygulama hiç yaşanmadı. Çıkarırlarsa ağır tazminat öderler."