Çiftçi Sen Genel Başkanı Aysu: Pakdemirli'nin toprak ağası bir aileden olması dolayısıyla küçük aile çiftçiliği yapanları anlaması beklenemez

Çiftçi Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu, tarımda yaşanan son gelişmeler üzerine İleri Haber'e değerlendirmelerde bulundu.



14-05-2019 13:39

Özgür Yılmaz - @ozguryilmaz344

Çiftçi Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu ile son dönem yükselen tarım fiyatlarını, tarım işçilerinin genel  sorunlarını ve Rusya ve Ukrayna'dan geri gönderilen sebze meyvelerin durumunu konuştuk.

İleri: Öncelikle son dönem sebze fiyatlarında ciddi bir artış görüldüğünü söyleyebiliriz. Öyle ki, tanzim satışlar da buna çare olamamıştı. Bu yükselişin sebepleri nelerdir?

Aysu: Sebze meyve fiyatlarının artmasının iki ana nedeni, birçok da tali nedeni var. Ana nedenleri şöyle:

'ÜRETİM GİRDİLERİNİN TAMAMINA YAKINI İTHAL EDİLİYOR'

1- Üretim girdi fiyatları sürekli artıyor. Üretim girdilerinin üretim ve pazarlamasında şirketlerin hakimiyeti var. Bu girdi üreten ve pazarlayan şirketlerin karşısında piyasayı regüle edebilecek bir kamu kurumu yok. Ayrıca üretim girdilerinin tamamına yakını ithal ediliyor. (Sera tohumlarından yüzde 49, tarımsal ilaç ve gübrede yüzde 90, mazotta yüzde 100 ithalatçı konumdayız.) Yani dövize bağlı. Ülkenin içindeki kriz nedeniyle döviz kurlarının sürekli artması maliyetleri artıran ve istikrarsız kılan bir başka neden. 

2- Üretici ile tüketici arasında mesafenin uzun olması, arada çok durak bulunması, her durakta aracının karını, devletin vergi eklemesi sebze, meyve maliyetlerini artırıyor. 

İleri: Yine Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin Kanada merkezli McCain şirketinde “iş geliştirme danışmanı” olarak çalışmasıyla yeniden gündeme gelen dışa bağımlılık ve sıfır gümrük vergisini sormak istiyoruz. Bu hamlelerin Türkiye’de tarımın geleceğine etkileri neler olabilir?

Aysu: Tarım bakanı Pakdemirli'nin toprak ağası bir aileden olması küçük aile çiftçiliği yapanları-ki bunlar, çiftçilerin %85-90'nı demek- anlaması elbette beklenemez. 

Gümrük sıfırlamasına gelince... 

Türkiye Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) üye bir ülke. DTÖ normlarına göre üye ülkeler, gümrük duvarları öremez, sıfırlamak zorundadır. 

'GÜMRÜK SIFIRLAMALARININ HASAT DÖNEMİNDE YAPILMASI YIKICI ETKİ YARATIYOR'

Yalnız gümrük sıfırlamaları hasat döneminde yapılması üretici üzerinde yıkıcı etkisi oluyor. Çünkü gümrük sıfırlamalarının hasad dönem zamanlarına denk getirilmesi, şirketleri koruyan, çiftçilerin ürün fiyatlarını baskılayan bir politikadır. Yanlıştır. Yanlış nerede derseniz, yanlış şurada; ithalat nedeniyle çiftinin alınteri ürününün fiyatı düşer. Çiftçi zarar eder. Şirketler kazanır. Ya DTÖ'den tarım ve gıda konusunda çıkacaksınız ya da çiftçilere vereceğiniz destek ve uygulayacağınız çiftçi yanlısı fiyat politikası ile çiftçiyi ithal ürün fiyatlarıyla rekabet eder konuma eriştireceksiniz. 

İleri: Özellikle Rusya ve Ukrayna’dan iade edilen tonlarca sebze ve meyve var. Bu ürünler neden iade ediliyor? Ve bu ürünlerin akıbeti ne oluyor?

Aysu: İhraç edilen ürünlerin geri çevrilmesi de pek çok neden var. Ama en önemlisi, gıda kodeksi normların aşan oranda ilaç kalıntısı bulunması veya ürünün alfotoksinli olması. Bazen de üzerinde ürün zararlısı olan böceklerin yumurta, kelebek ve larvalarıyla bulaşık olması ürünlerin geri çevrilmez nedeni oluyor. 

Bu ürünlerin akibeti kaygı nedeni. Normalde tutanakla biçimde imha edilmesi gerekmektedir. Bu konuda ilgili bakanlıkların kaygıyı giderici bir açıklamaları maalesef olmuyor. Bu kaygıyı daha da büyütüyor. 

İleri: Maalesef sıkça karşılaştığımız haberlerden biri de “Tarım işçilerini taşıyan minibüslerin devrilmesi sonucu yaşamını kaybedenler” üzerine... Bu ölümlerin bu kadar sık olması, tesadüf mü? 

Aysu: Tarım işçilerinin çalışma alanlarına giderken yaşanılan kazalar dikkatsizlik değil. Bir tür cinayet. Halbuki ilk çıkış noktalarından itibaren törenlerle çalışma alanlarına en yakın istasyona kadar getirilebilir. Oradan çalışma alanlarının merkezinde onlar için tesis edilecek olan sosyal barınaklarına, bu sosyal yaşam alanları okul, sağlık ocağı ve sosyal alanlar düşünülerek planlanabilir. O zaman hem insanca bir yaşam ve çalışma koşulları sağlanır hem yolculuk ve iş kazalarının önüne geçilir. Sağlık güvenceleri olur. 

İleri: Tarım işçilerinin örgütlülük durumları nasıldır? Örneğin son dönem Rize ve Arhavi’de Lipton çay fabrikalarında işçilerin işten çıkarılmasıyla gündeme geldi. Ancak ülkenin geri kalanı için neler söyleyebiliriz?

Aysu: Fabrikalarda, çiftliklerde ve kamu kurumlarında çalışan işçilerin işçi sendikalarında örgütlenmeleri için yasal düzenlemeler var. Mevsimlik işçiler de yasal olarak böyle sendikalar kurabilir. Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin dernek örgütlülğkleri de var bildiğim kadarıyla.