CHP'den Gümüşhane raporu: 'Siyanür kaynaklı ölüm'

CHP'li yetkililer Gümüşhane’de faaliyet yürüten maden tesislerinde incelemelerde bulundu.



30-09-2019 20:04

Gümüşhane'de faaliyet yürüten maden tesislerinde CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca CHP'li Milletvekilleri, PM üyeleri ile birlikte Gümüşhane’de faaliyet yürüten maden tesislerinde incelemelerde bulundu.

Yapılan incelemeler sonunda kamuoyuyla paylaşılan raporda, Siyanür nedeniyle yaşamını yitiren Rıdvan Doruk’la ilgili Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği takipsizlik kararı hakkında bilgi verildi.

Raporun öne çıkan tespitleri arasında; madenlerin etki alanlarındaki yerleşim alanlarında yaşanan halk sağlığı sorunlarına, temiz su kaynaklarında oluşan kirliliğe ve bölgedeki tarımsal verimlilikte yaşanan düşüklüğe vurgu yapılarak; söz konusu maden faaliyetlerinin Gümüşhane İline faydaları ile zararları üzerinden çözüm önerileri geliştirilirken, ziyaretin sonuçları şu şekilde: 

SİYANÜR ZEHİRLENMESİNE RAĞMEN TAKİPSİZLİK KARARI

Yıldız Maden tesislerinde çalışan Rıdvan Doruk isimli yurttaşın siyanür zehirlenmesi nedeniyle yaşamını yitirdiği, Adli Tıp Kurumu’nun bu yöndeki raporuna rağmen Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verildi.

'HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA'

Raporda "Geçtiğimiz Temmuz ayında, Gümüşhane Şiran ilçesine bağlı Karamustafa köyü sınırlarında bulunan Yıldızlar Holding'e ait Maden Tesislerinde, atık barajına atık su basan plastik borunun patlaması sonrasında, Midi deresi başta olmak üzere, temiz su kaynaklarına atık suyu karışmıştır. Koza Madencilik'e ait Mastra isimli maden tesisinin etki alanı içerisinde bulunan Dibekli Köyü’nde içme suyundan kaynaklı zehirlenme vakıaları yaşanmış, kısa bir süre içerisinde 192 vatandaşımız zehirlenme şikayetiyle hastanelere başvurmuştur." ifadeleri kullanıldı.

'VALİLİK YETKİYİ ŞİRKETLER ELİYLE YÜRÜTÜYOR'

Valilik ve Koza Madencilik yetkililerinin Dibekli köyünde 192 kişinin zehirlenmesine neden olan içme suyundaki kirliliği “kanalizasyon” gerekçesine dayandırdığı söylenen raporda "Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü gibi kuruluşların denetim görevlerini aksatığı yönünde, vatandaşların yoğun şikayetleri bulunmaktadır. İl Çevre Durumu Raporunda, madenciliğin tarım üzerinde yarattığı etki hakkında bir veri bulunmadığından söz edilmiştir. Köylerdeki içme ve kullanma sularındaki kirliliği ölçmek için alınan su numuneleri Valilik eliyle bu maden firmalarına yaptırılmaktadır. Sudaki siyanür oranı, maden tesislerinin laboratuvarlarında yapılan incelemelerde, mevzuat yönünden kabul edilebilir seviyede siyanür çıkıyor. Denetim mekanizması kamu eliyle yürütülmek zorundadır. Gümüşhane Valiliği bu yetkisini şirketler eliyle yürütmektedir." denildi.

'KÖYLÜLER MAĞDUR'

Karamustafa ve Dibekli Köylerinde görüşlerini CHP heyetine aktaran vatandaşlarımız, madenlerden çevreye yayılan toz ve kirleticiler nedeniyle arıcılık ve bal üretim faaliyetlerinin eskisi gibi yapılamadığı, bölgede bal üretiminin çok düştüğünü ve maden kaynaklı toz ve kimyasallar nedeniyle arı ölümlerinin olduğunu ve bu nedenle arıların meyve ve sebze çiçeklerini dölleme faaliyetlerini yapamadıkları için meyve sebze verimlerinde eskiye göre ciddi düşüşler olduğunu, bu ürünleri satarak geçinen köylülerin büyük mağduriyetler yaşadıklarını aktarmışlardır. Yetiştirdikleri tarımsal ürünlerin, bölgedeki pazarlarda önyargı ile karşılandığından ve “siyanürlüdür” denilerek alınmadığından söz etmişlerdir. Gümüşhane’nin tarımsal yönden verimliliğini aktaran il sakinleri, pestil, köme gibi ürünlerin il dışına ve yurtdışına yüksek bir oranda gönderildiğini de iletmişlerdir."

'KÖYLÜLER EKONOMİK OLARAK ZOR DURUMDA'

"Yıldızlar Maden firması açılmadan köylülere istihdam vaadinde bulunuluyor. Köylüler kamyon aldırılarak, taşımacılık kooperatifi kuruyor. Köydeki esnaftan alışveriş yapılarak, köyün ekonomisine katkı sunuluyor. Peki, Karamustafa köyü halkı, bu ekonomik ilişkilerden memnun mu, “ihya” olmuş mu? Şirket bahsedilen yöntemlerle girdiği bütün ekonomik ilişkilerde, köylüleri ekonomik buhrana sokmuştur. Çünkü, köylülere paraları düzenli bir şekilde ödenmemiştir. Uzun süredir, alacaklarını tahsil edemeyen köylüler mağduriyetlerini dile getirmişlerdir."