ÇHD'li avukatlar Kozağaçlı ve Timtik tahliye edilmedi

Yargıtay’ın bozma kararı sonrasında ilk kez hakim karşısına çıkan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyesi avukat Barkın Timtik’in tutukluluğuna devam kararı verildi.



07-04-2021 20:42


Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD Üyesi Avukat Barkın Timtik, Yargıtay'ın bozma kararı sonrası ilk kez hakim karşısına çıktı.
Kozağaçlı beyanında: “Adil yargılama yapılsaydı Ebru Timtik hayatta olurdu, Aytaç sakat kalmazdı, biz senelerdir tutuklu olmazdık” dedi. Maruz bırakıldıkları durumun ağır bir adaletsizlik olduğunu vurgulayan Kozağaçlı, “Boğazımıza kadar usul rezilliğine battık. Ebru’nun bize bir vasiyeti var: Adalet” dedi.

Ölüm orucunda yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in kardeşi avukat Barkın Timtik ise beyanında: "Bu dosyanın arasında bir avukatın canı var” dedi. 
Mahkeme heyeti bildirilen beyanların ardından kararı açıkladı. Bir sonraki duruşma 15 Eylül’e ertelenerek Kozağaçlı ve Timtik’in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

İstanbul 18. Ağır ceza mahkemesinde görülen duruşmanın saati 10.30 olarak belirlenirken duruşmaya saatinden üç saat sonra başlandı. Duruşmayı takip eden çok sayıda avukat orada bulunurken, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Dilşad Canbaz Kaya’da duruşmayı takip etmek üzere mahkeme salonunda bulundu. Salonun küçük olması sebebiyle çok sayıda gelen konuklar dışarıda bekledi.

Kimlik tespitinin yapılmasının ardından 4 yıl 7 aydır tutuklu olan Selçuk Kozağaçlı beyanda bulunarak: “Tutuklu bir sanık olarak bugün bana 'Yargıtay ilamı ve diğer kararlar hakkında ne düşünüyorsunuz?' diye soruyorsunuz. Bu sürecin tamamı yanlış. İçlerinde sadece bir tane doğru karar var, o da sizin mahkemeniz tarafından verilen karar. Dedi ki sayın mahkemeniz, 'Bu iki dosya aynı, bu dosyaları birleştirelim'. İşte isabetli karar budur ve eğer bu dosyalar birleşseydi bugün Ebru Timtik yaşıyor olurdu, biz senelerdir tutuklu olmazdık, Aytaç Ünsal sakat kalmazdı ve arkadaşlarımız hükümlü duruma düşmezdi. Bunlar yapılmadı ve biz böyle ağır bir adaletsizliğe maruz kaldık. Yani boğazımıza kadar usul rezilliğine battık” ifadelerini kullandı.

Barkın Timtik, usulen çok sayıda hata yapıldığını belirterek: “Birleştirmeyi zaten kabul etmişsiniz, bu aşamadan sonra bize Yargıtay kararı hakkında ne düşündüğümüzü sormanız usule uygun hale getirmez. İşin içinden çıkmanız çok zor, bu dosyanın arasında bir avukatın canı var çünkü. Şimdi bize bu dosyayla ilgili beyan soruyor olmanız dosyayı hukuki hale getirmez. Gitti giden... Artık usuli olarak bu dosyayı yoluna koyamazsınız. Herhangi bir beyanda bulunmuyorum” dedi.

TUTUKLU AVUKATLAR BİRBİRİNİN AVUKATLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
Duruşma arasında tutuklu Avukat Özgür Yılmaz, SEGBİS’ten “Hepiniz çok güzel görünüyorsunuz. Hepinizi çok seviyoruz. Avukatlar gününüz kutlu olsun” diye seslendi.

KOZAĞAÇLI: HAKKIMDA TAHLİYE KARARI VEREN 6 HAKİM SÜRGÜN EDİLDİ, BEN ŞİMDİ SİZE NE DİYEYİM!
Ardından duruşma savcısı “kaçma-saklanma şüphesi” gerekçesi ile tutukluluğun devamını talep etti. Tutukluluk durumlarına dair beyanları sorulan Selçuk Kozağaçlı, bu davanın hiçbir aşamasında tahliye talep etmediğini söyledi. Selçuk Kozağaçlı, “Sizin heyetinizden de tahliye talep etmiyorum. Çünkü hukuki bir yargılama yapıldığını düşünmüyorum. Ayrıca benim hakkımda tahliye kararı veren 6 yargıcın 6’sı sürgün edildi. Dolayısıyla ben size ne diyeyim, çoluğunuz çocuğunuz var. Ben size ne diyeyim!” dedi.
Tutuklamaya gerekçe olarak yazılan “kaçma-saklanma şüphesine” dair de konuşan Kozağaçlı, “Bu dosyada tam 7 yıl tutuksuz yargılandık. 9 yıldır yapılan bütün duruşmalara katıldım, fiilen avukatlık yapmaya devam ettim. Vareste tutulmayı talep etmedim, ondan fazla kez yurt dışına gittim ve döndüm. Her duruşmasına katıldım. Bu yargılamada beni kaçmakla itham ediyorsunuz. Sadece bu dosyada benim hakkımda 3 kere yakalama kararı çıktı. Birinde Suriye’deydim. Televizyondan bineceğim uçağın sefer sayısını bildirip geldim. 4 saat boyunca IŞİD'in roket attığı bir yolu geçtim. Normalin 3 katı bilet parası vererek ülkeye döndüm.

Buna rağmen mahkeme, 'kaçma ve saklanma' şüphesi gerekçesiyle beni tutukladı. Ben 20 yıldır bıyıklıyım, bıyığımı kesersem kaçacağımdan şüphelenebilirsiniz. Ancak beni tutuklu tutmak için elinizde gerçek hiçbir somut nedeniniz yok. Şimdi hal böyleyken ben nasıl kaçabilirim? Ha siz 'bizim kafamızda bir hüküm var, senin yargılamadan değil bu hükümden kaçacağını düşünüyoruz' diyorsanız bu ihsas-ı reydir, suçtur” diye konuştu.

KOZAĞAÇLI: ONURUMUZLA OYNARSANIZ BİZ ASLA TESLİM OLMAYIZ!
Ebru Timtik’in adalet talebiyle başladığı ölüm orucunda hayatını kaybettiğini hatırlatan Kozağaçlı, “Biz tutuklandığımız için açlık grevi yapmadık, kimse ceza yargılaması için açlık grevi yapmaz. Ebru’nun bize bir vasiyeti var: Adalet. O yüzden son olarak şunu demek gerekir; bizim mesleki onurumuzla, haysiyetimizle, insanlık onurumuzla oynarsanız biz asla teslim olmayız. Direne direne ölürüz ama asla teslim olmayız” ifadelerini kullandı.
 

TİMTİK: SİYASİ SEBEPLERLE TUTUKLUYUZ
Ardından Barkın Timtik söz aldı. “Bugün Ebru’nun sözleri ile konuşacağım” diyen Timtik, “Biz siyasi sebeplerle tutukluyuz, mesleğin ifasıyla bağdaşmayan herhangi bir fiilimiz yok. Bize somut bir olay hiç yönlendirilmedi. Bu sözde davalar ile sadece özgürlüğümüz çalınmadı, bizden canımız alındı. Siyasi davalarda adil bir yargılamaya hiç tanık olmadık” dedi.
Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala davalarında verilen hukuksuz kararları ve yargılamaları hatırlatan Timtik, "Adaletsizliğin karşısında duruyoruz" ifadelerini kullandı.
 

TUTUKLULUK HALLERİ DEVAM EDECEK, BİR SONRAKİ DURUŞMA 15 EYLÜL'DE
Kozağaçlı ve Timtik'in beyanlarının ardından verilen ara sonrasında kararını açıklayan mahkeme heyeti, Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik'in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. 
Bir sonraki duruşma 15 Eylül 2021, saat 10.30'da 27. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda yapılacak. 15 Eylül'de, Selçuk Kozağaçlı'nın bu dosya kapsamındaki tutukluluk süresi 5 yılı doldurmuş olacak.

YARGILAMA SÜRECİ: TAHLİYEDEN 24 SAAT SONRA YENİDEN TUTUKLAMA, SANIKLAR SALONDA YOKKEN KARAR…
12 Eylül 2017 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca haklarında verilen yakalama kararı üzerine, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar gözaltına alındı. Avukatlar 9 gün süren gözaltı sürecinin ardından tutuklandı. İlk duruşmaları ancak tutuklandıktan 1 yıl sonra yapılan avukatlar, 5 gün boyunca süren duruşmada mahkeme heyeti oybirliğiyle tahliye kararı verdi. Gece saatlerinde savcı bu tahliye kararına itiraz etti ve henüz aradan 24 saat dahi geçmemişken aynı mahkeme heyeti bu itirazı kabul ederek avukatların yeniden tutuklanmasına karar verdi. Ardından mahkeme heyeti değişti.

Henüz tutuklu avukatların ve onların vekillerinin talepleri bitmemişken mahkeme tam üç kez savcıdan mütalaa istedi. Buna direnen savcı değişti.
Avukatların reddi hakim talebini de reddeden mahkeme heyeti, sanık avukatları tarafından yapılan itirazı da görmezden geldi, dosyayı üst mahkemeye göndermesi gerekirken bunu yapmadı.
Ve nihayet tutuklu avukatlar ve vekilleri salonda yokken karar verdi. Karar duruşmasında avukatlara dava açılmasında kilit rol oynayan ve silahlı yağma, bıçaklı saldırı gibi suçlardan hükümlü olan gizli tanık İ.Ö’nün 141 ayrı davanın gizli tanığı olduğu ortaya çıktı. Öyle ki İ. Ö. Karar duruşmasında “Ben çok mahkemede tanığım, bu hangi mahkeme bilmiyorum” bile dedi.

18 AVUKATA 159 YILDAN FAZLA CEZA
Tutuklu avukatların ve müdafilerinin katılmadığı duruşmada kararı açıklayan mahkeme 20 Mart 2019’da 18 avukata toplamda 159 yıldan fazla ceza verildi.
Mahkemenin ÇHD üyesi 18 avukata verdiği cezalar
Barkın Timtik: 18 yıl 9 ay
Özgür Yılmaz: Örgüt üyeliği suçundan 13,5 yıl
Ebru Timtik: Örgüt üyeliği suçundan 13,5 yıl
Behiç Aşçı, Şükriye Erden: Örgüt üyeliği suçundan 12 yıl
Selçuk Kozağaçlı: Örgüt üyeliği suçundan 10 yıl 15 ay
Aytaç Ünsal, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten: Örgüt üyeliği suçundan 10 yıl 6 ay
Aycan Çiçek, Naciye Demir: Örgüt üyeliği suçundan 9 yıl
Ezgi Çakır: Örgüt üyeliği suçundan 8 yıl