Cezayir’de bir kitapçı: Zenginliklerimiz 

Zenginliklerimiz,  Cezayir tarihine ve edebiyat dünyasının bir dönemine  tanıklık niteliği taşısa da, edebiyat tutkunu genç bir adamın zorluklarla geçen, yürek burkan öyküsü okuyucuyu sarmalıyor.



11-08-2019 00:35

Gökçesu Özgül

Kouther Adimi 1986 doğumlu Cezayirli bir yazar. Zenginliklerimiz ise üç ödüllü bir roman, Kitap adını bir kitapçı dükkanından alıyor. Yazar kitapçının kurucusu Edmond Charlot’un hayatından,  edebiyat dünyasından ve Cezayir’in özgürlük mücadelesinden kesitlerle 1930’lardan günümüze uzanan bir yolculuk vadediyor. 

Vitrininde “Okuyan bir insan iki insan eder” yazılı ‘Gerçek Zenginlikler’; Edmond Charlot’un 1936 yılında 21 yaşında açtığı küçük kitapçı dükkanının adı. Jean Giono'nun meşhur romanı, orijinal adıyla  Les Vraies Richesses kitapçıya bugüne kadar taşıyacağı adını verir. Charlot kitapçının ardından editörlük de yapmaya başlar. Charlot edebiyat aşığı bir adam, edebiyatın onu asla terk etmeyeceğini bilir. Kağıda basılı her şeye karşı heyecan duyar. Yazmasa da kitaplardan ayrı yaşayamaz.  Etrafında Camus, Jean Giono, Saint-Exupery gibi önemli isimler vardır .  Zaman içinde dükkân, pek çok insan tarafından tanınan, sanatçıları buluşturan bir yer haline gelir. Gene de Cezayir’de; özgür olmayan ve İkinci Dünya Savaşı’’na sürüklenen bir ülkede yayıncılık yapmak kolay değildir. Uzun bir süre piyasada kağıt olmaması kitap basımını durma aşamasına getirir. Charlot yaşadığı zorlukların ardından ; “Charlot Yayınlarının dostluk olmadan var olamayacağından hiç olmadığım kadar eminim artık. Bu iş temel olarak koşullar, dostluklar ve karşılaşmalar sayesinde yürüyor” der. Bir yandan da sömürgeci otorite oldukça güçlü bir şekilde hüküm sürer. Bastığı kitaplar ile suçlanır . Gertrude Stein’ın bir Ingiliz radyosunda Charlot hakkında “direnişçi bir yayıncı “ ifadelerini kullanması bir ay tutuklu kalmasına sebep olur. Direniş hareketinin tırmanması baskının da artmasını beraberinde getirir.  Gerçek Zenginlikler iki kez saldırıya uğrar,yağmalanır; Charlot içinde Camus'un el yazmalarının da bulunduğu arşivini kaybeder. Nerede ise bir insan ömrü boyunca ayakta kalan dükkanın tüm birikimini yitirmesi böylesi kolaydır. 

90’lı yıllarda Cezayir Devleti bu mülkü Edmond Charlot’un bir yakınından devralır ve bina Ulusal Kütüphane’ye ait bir ek haline gelir. 2000’li yıllara gelindiğinde ise dükkan bir sanayiciye satılır ve ‘Gerçek Zenginlikler’ -kurgusal olarak- kapanma ihtimali ile yüz yüze gelir. Abdallah Gerçek Zenginlikler’in ödünç verme görevlisi.  Her şeyi bu küçük dükkan; yıkılsın, yok olsun istemiyor. Dükkanı boşaltmak ve boyamak ile görevlendirilen Ryad ise ne dükkana ne de kitaplara bir anlam yüklüyor.  Yıllarca mücadele ile ayakta duran , ülkenin tarihine tanıklık etmiş bu yapıdan bir an evvel kurtulmak istiyor. Abdallah ve Ryad bir anlamda eski ve yeninin karşı karşıya gelmesi. Yazar özellikle bu iki karakter üzerinden toplumdaki değişimi, gençliğin köşesine çekilmesini  eleştiriyor. 

Roman boyu günümüz, Charlot’un günlükleri ve dönemin Cezayir’i arasında seyir halindeyiz. Yazar eserin günümüz bölümünü kurgusal tutmakla birlikte Charlot’un hayatı ile ilgili kısımlar bakımından ciddi bir arşiv çalışması yapmış ve görüşmelerde bulunmuş. 

Her şeyle birlikte bir de Cezayir var.  kentin yaşayanları, hafızası var. Yazarın da doğduğu, kitaba konu kitapçı dükkanının bulunduğu Cezayir. Yazar Cezayir için ; “yalnız olacaksınız, çünkü kaybolmak ve her şeyi görebilmek için yalnız olmak gerekir. Eşlikçilerin insana külfet olduğu şehirler vardır; bu şehir onlardan biridir.” diyor.

Zenginliklerimiz,  Cezayir tarihine ve edebiyat dünyasının bir dönemine  tanıklık niteliği taşısa da, edebiyat tutkunu genç bir adamın zorluklarla geçen, yürek burkan öyküsü okuyucuyu sarmalıyor. Gerçek zenginliğimizin ne olduğu ve nasıl sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha sormamızı sağlıyor. 

KÜNYE: Zenginliklerimiz, Yazan: Kaouther Adimi, Çev: Damla Kellecioğlu, Delidolu, Ocak 2019, 187 sayfa.