Cezaevinde hak ihlalleri son bulmuyor: Kürtçe kitaplara 'iç güvenlik' yasağı

Elazığ 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ndeki tutuklular İHD'ye gönderdikleri mektupla yaşadıkları hak ihlalleri ve işkenceleri anlattı. İHD, konuya dair TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'ne başvuruda bulundu.



16-12-2018 10:58

Elazığ 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde bulunan tutuklular İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi'ne gönderdikleri mektuplarla yaşadıkları hak ihlallerini anlattı. Tutuklular mektuplarında çıplak aramayı kabul etmeyenlerin hücreye konulduğunu, Kürtçe kitaplara erişimlerinin engellendiğini, görüş sırasında ailelerin yanında onur kırıcı muamelelere maruz kaldıklarını belirterek, cezaevinde infaz koruma memurlarından oluşan bir A Takımı'ndan söz ediyor. 

Mektuplarda, yaşanan ihlaller şöyle sıralandı:

- Cezaevinde Kürtçe roman, hikaye, şiir kitaplarımız verilmiyor. Kürtçe kitaplar için bizlerden 'tercüman parası' isteniyor. Cezaevi yönetimi tarafından 'iç güvenlik' gerekçesiyle Kürtçe kitaplar verilmiyor. 

'GÜVENLİK' GEREKÇESİYLE KOTA SINIRLAMASI

- Kitap alımında 'güvenlik' gerekçesiyle kota sınırlaması var. Bununla birlikte harita niteliği taşıyan tarih atlası, siyasi, fiziki atlas ve benzeri nitelikte olan kaynaklardan yararlanmamıza izin verilmiyor. Yine içeriye verilen sözlük, dini kitaplar ve müzik kitapları da kota kapsamına alınmıştır.

'GÜN IŞIĞINI GÖREMİYORUZ, SPORTİF FAALİYET YASAK'

- Havalandırmalarımız geç saatlerde yapılıyor. Gün ışığını göremiyoruz, sportif faaliyetlerimiz yasak. Onun yanı sıra kurs, hobi gibi gelişimimizi sağlayacak haklarımızın tamamına yasak getirilmiş durumda. Koğuşlarımızda hareketsiz kalmadan kaynaklı arkadaşlarımız da çeşitli rahatsızlıklar oluşmuş durumda.

'ÇIPLAK ARAMAYI KABUL ETMEYENLER HÜCREYE KONUYOR'

- Tekli hücrelerde kalan 50'ye yakın arkadaşımız var. Tekli hücrelerde tutulan arkadaşlarımızın bir çoğu yaşlı ve hasta. Bazıları 'çıplak aramayı' reddettikleri için hücreye konuluyor. Bir yıldır arkadaşlarımız keyfi şekilde hücrede tutulmaktadır. Psikolojik işkence yanı sıra darp ve kötü muamele yapılmaktadır.

'KELEPÇELİ MUAYENE DAYATILIYOR'

- Ziyaretçilerimizin yanına gidiş, gelişlerde askeri düzen, tekmil dayatılmaktadır. Ailelerimizin yanında hakaretlere, onur kırıcı sözlere maruz kalmaktayız. Ağır hasta tutuklular olmasına rağmen sevkler geç yapılıyor, kelepçeli muayene dayatması var.

'KÜRTÇE GELEN MEKTUPLARA EL KONULUYOR'

- Kürtçe gelen ve gönderdiğimiz mektuplara gerekçesiz olarak el konuluyor. Türkçe yazdığımız veya gelen mektuplar ise aylarca bekletiliyor. Yazdığımız edebi, psikolojik makale ve yazılara el konuluyor. Defterlerimiz de suç unsuru sayacakları bir şey olmamasına rağmen alınıyor ve geri verilmiyor.

'CAN GÜVENLİĞİMİZ TEHLİKEDE'

- İnfaz koruma memurlarından oluşan bir 'A Takımı' var. Bunlar bizlere her türlü hakarette bulunup, arkadaşlarımızı birçok kez darp ettiler. Can güvenliğimizi tehlikeye sokacak tutum ve davranışları var. Aramalarda, revirde, hastane, telefon, ziyaret, avukat, mahkeme, spor ve diğer alanlara çıkarıldığımızda bu takımın hakaretlerine maruz kalıyoruz. Başımıza ne zaman ne geleceği belli değil. Hukuk dışı tutumlarla karşı karşıyayız.

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre mektupları işleme alan İHD, konuya dair TBMM İnsan Hakları Komisyonu’na ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'ne başvuruda bulundu.