ÇEVİRİ | Heyet Tahrir El-Şam İçin Yolun Sonu Görünüyor

Cihatçıların son kalesi olan İdlib’e yapılacak büyük operasyonun yaklaşmasıyla birlikte eski El-Kaide uzantısı örgütün vaktinin dolduğu söyleniyor.



30-08-2018 16:54

Yazar: Ali Younes

Çeviri: Metehan Akman

Suriye devlet güçlerinin, cihatçıların elinde kalan son şehir olan İdlib’i geri almak için operasyona hazırlanmasıyla birlikte Türkiye, İran, Rusya ve ABD arasında iki milyon şehir sakininin kaderini şekillendirecek uluslararası bir mücadele veriliyor.

İdlib’in geri alınması, 2011 yılında kanlı iç savaşın başlamasından bu yana ilk defa Suriye hükümetinin ülkenin çoğunda yeniden hakimiyet kazanmasını sağlayacak.

Rus hava ve deniz güçleri tarafından desteklenen Suriye güçleri, bir dönem el-Kaide’ye bağlı çalışmış olan Heyet Tahrir el-Şam’ın da dahil olduğu cihatçılara yönelik bir operasyona hazırlansa da Moskova ve Ankara, şehri yıkıcı bir savaştan korumak ve milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye geçişini engellemek için bir çözüm üzerinde ortaklaşma çalışmalarını sürdürüyor.

Uzmanlara göre ise İdlib operasyonun gerçekleşmesi kaçınılmaz, çünkü Suriye’deki çeşitli güçler arasındaki müzakereler şimdiye kadar iç savaşı sona erdirecek sonuçları vermek konusunda başarısız oldu.

Oklahoma Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları Merkezi yöneticisi Joshua Landis, “Türkiye’nin ya da başka bir gücün İdlib operasyonunu ya da rejimin şehri geri kazanmasını önleyebileceği oldukça şüpheli.” diyerek görüşlerini dile getirdi.

Al Jazeera’ya verdiği demecin devamında Landis, eğer ABD şehri uçuşa yasak bölge ilan etmek gibi çok keskin bir hamle yapmazsa, Rusya’nın hava kuvvetleri tarafından desteklenen Suriye güçlerinin şehri kesinlikle ele geçireceğini söyledi.

CİHATÇILARIN KADERİ NE OLACAK?

Türkiye şehirde pek çok askeri üsse sahip. Yakın zamanda Arap basınının aktardıklarına göre Türkiye, HTŞ’nin -eski adıyla el-Nusra Cephesi- ve diğer silahlı grupların İdlib’i terk etmelerini talep etmişti.

HTŞ lideri Ebu Muhammed el Cevlani’nin, Türkiye’nin taleplerine uymayacaklarını ve militanlarına “Türkiye’yi değil, Allah’ı” takip etmelerini ve savaşa hazırlanmalarını söylediği öğrenildi.

Ancak Suriye’de savaşan gruplarla ilgili bilgi sahibi olan tanınmış bir Ürdünlü Selefî, Cevlani’nin militanlarına yaptığı bu çağrının pek inandırıcı olmadığını iddia etti.

Ürdün hükümeti tarafından basına konuşması yasaklandığı için ismini vermeyi reddeden konuşmacı, Al Jazeera’yle konuşmasında HTŞ liderinin dürüst davranmadığını, çünkü kendisinin gerçekten Türkiye ile yan yana olmak istediğini ancak itaati karşılığında daha büyük bir ödül istediğini söyledi.

Konuşmasının devamında şunları ekledi: “Türkiye’den istediklerini alamayınca, bahsedilen savaş çağrısını yaptı.”

Ürdünlü konuşmacı bilgisine ve HTŞ’nin dinî önderliğine aşinalığına dayanarak ayrıca HTŞ’nin çözüleceğini ve “İdlib halkının ve dinin çıkarına” bir hamle yaptığını ilan ederek dağılacağını belirtti.

'YOLUN SONU'

Landis de Heyet Tahrir el-Şam’ın tüm seçeneklerini, özellikle de Türkiye’ye ilişkin olanları, tükettiği ve vaktinin dolduğu konusunda hem fikir.

Türk hükümeti, teröristlere yataklık etmekle suçlanma ve dolayısıyla Batılı istihbarat örgütleriyle ilişkilerini zora sokma korkusuyla HTŞ üyelerinin Türkiye’ye yerleşmelerine müsaade etmeyecektir.

Aynı zamanda Syria Comment adlı bloğun yazarı olan Landis, “HTŞ yolun sonuna geldi.” dedi.

Bu grubun militanlarının tek kurtuluş yolu, Suriye’nin kuzeyinde Halep yakınlarında cihatçıların hala kontrol ettikleri bir bölgeye gitmeleri olabilir. Ancak bu seçenek bile oldukça zor ve farklı muhalif kesimler arasında şiddetli çatışmaları tetikleyebilir.

İRAN'IN KAZANCI

Masadaki bir diğer oyuncu da, 7,5 yıl önce başlayan savaşın en başından beri Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a düzenli politik, ekonomik ve askerî destek sağlamış olan İran.

2012’den beri, Devrim Muhafızları’nın deneyimli ve seçkin üyeleri de dahil olmak üzere yaklaşık 1000 İranlı Suriye’de hayatını kaybetti.

Pazar günü, İran Savunma Bakanı Emir Hatemi, Esad’la ve Suriyeli mevkidaşı Ali Abdullah Eyüp’le görüştü.

İranlı Tesnim Haber Ajansı’na göre bu görüşmede Hatemi Esad’a, “Sadece bölge halkı değil, aynı zamanda tüm dünya halkları Suriye’de teröristlere karşı verilen mücadeleye minnettar.” dedi.

Devamında ise Suriye’nin kritik bir evreden geçtiğini ekledi ve ülkenin yeniden inşasına İran’ın dahil olmasını umduğunu belirtti.

İran’ın Şam askeri ataşesi Tuğgeneral Abulkasım Ali Nejad, askeri danışmanların pazartesi günü imzalanan bir savunma anlaşması uyarınca Suriye’de kalmaya devam edeceğini açıkladı.

Kaynak: aljazeera.com