Çavuşoğlu: Trump ve Erdoğan ilişkilerini yakın tutuyor

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemlerinin 2020 yılının ilk aylarında aktif hale getirileceğini belirtti.



22-07-2019 11:31

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

İşte Çavuşoğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar;

ABD Başkanı Trump, Türkiye ve Cumhurbaşkanımız ile irtibatını yakın tutuyor. Dolayısıyla Türkiye'yi kaybetmek istemeyen bir Trump görüyoruz. ABD'nin içinden farklı sesler de geliyor. ABD'nin iddiası: F-35 ile S400 bir arada olamaz diyor. Biz bunun aksini söylüyoruz. Dolayısıyla ABD bu teklifimize yanaşmıyor. Trump, Türkiye'ye yaptırım uygulamak istemiyor. Biz Patriot başta olmak üzere gerekli savunma sistemlerini istedik. Bazı gerekçeleri bahane ederek bize bunları teslim etmediler. Biz de Rusya ile dolayısıyla S400 anlaşmasını imzaladık. Türkiye'nin savunma sisteminde bu lazımdı Trump bunu görüyor.

Trump, CAATSA yaptırımlarını engelleyebilir. 

"iç bir ortak Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasını desteklemiyor. Siyasi boyutu var, askeri boyutu var, teknoloji boyutu var bir de maliyeti var. Türkiye çıkartılırsa her bir F-35 7-8 milyon dolar daha fazla maliyetli olacak.  Şu anda personelimizin girişini engelleme gibi adımlar oldu fakat projeden çıkarılma gibi bir adım yok. Henüz Türkiye'ye dönüş yok

Amerika'dan heyetler gelecek. Suriye'yle ilgili tüm bu mekanizmaları sağlıklı bir şekilde işletmeye çalışıyoruz

Gizli bir anlaşma yapmaya gerek yok. Erdoğan da çok açık sözlü bir insandır, Trump da öyle. İkisi de birbirinin bu açık sözlülüğünden hoşlanıyor. İki açık sözlü liderin gizli bir anlaşma yapmasına gerek yok. Tabii ki ilkeli davranıyoruz, tabi ki diklenmeden. İki ülke arasında var olan sorunların çözülmesi için diplomasinin çalışması lazım. Gizli anlaşmaya ihtiyaç yok.

Türkiye kendi savunma sanayisine çok önem veriyor. Şu an ihtiyacımızın yüzde 70'ini kendimiz karşılayabiliyoruz. Tamamını karşılamak için atılımlarımız var. Bunlardan biri kendi savaş uçaklarımızı üretmektir. Artık ihracata da başladık. F-16'larımız var. Ama yeni teknolojiler var, ihtiyaç da artıyor. Teknoloji değişiyor, F-35 de yeni teknolojiyle üretilen bir uçak. Bu projenin ortağı olarak yaklaşık 1.4 milyar dolar bir para ödedik. Ortağı olduğumuz ürünü almak hedefimiz. Diyelim ki her şey kötü gitti. O zaman nasıl S-400 ihtiyacımızı Rusya'yla karşıladıysak Türkiye başka kaynaklardan ihtiyacını gidermek ister ve kimse buna karışamaz. En kötü senaryoyu konuşuyoruz. Türkiye ihtiyacını tabii ki kendi ortağı projeden karşılamak ister fakat olmazsa başka seçenekleri değerlendirme hakkı vardır.

Vatandaşlarımız "Amerika bir taraftan YPG'ye silah veriyor, diğer taraftan FETÖ motifli davalar var, FETO halen Amerika'da yaşıyor", milletimiz de diyor ki bu nasıl müttefik? Biz nihai noktada atılması gereken bir nokta olursa atarız o ayrı. Fakat şu anda biz süreci işletiyoruz. Bize yönelik Amerika'nın çok olumsuz adımları olursa bizim de vereceğimiz cevaplar olacaktır. Bu tercihimiz değil. Biz Amerika'yla ilişkilerimizi sağlıklı bir zeminde sürdürmek isteriz. Türkiye'ye hasımane tutum sergileyenlere boyun eğecek de değiliz.

Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması mümkün değil. Fakat bu eksen kayması eleştirilerine gülüyorum. AB ve NATO toplantılarında da oradaki arkadaşlarımızın yüzüne de söylüyoruz. Eksen kayması nedir? Türkiye'nin tek boyutlu bir politika mı izlemesi gerekiyor? Gelişimci ve insani dış politikamızla birlikte tüm dünyaya açılıyoruz. Ağustos'un başında Büyükelçiler Konferansı'nda yeni açılımlarımızı açıklayacağız. Dünya değişiyor. Dünyada ekonominin gücü kayıyor. Öncelikler ve farklılık arz ediyor. Dış politikanızı tarihimizden aldığımız köklü gelenekle yeniliklere adapte etmemiz gerekiyor.