Çavuşoğlu: Hiçbir ülkenin Türkiye ekonomisini felakete uğratma gücü yok

Çavuşoğlu, hem ABD'nin gündeme aldığı ekonomik yaptırımları, hem de Avrupa'dan yükselen yaptırım kararlarını değerlendirdi.



14-10-2019 13:29

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, hiçbir ülkenin Türkiye ekonomisini felakete uğratma gücünün olmadığını belirtti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'nin kuzeyine yapılan askeri harekat ve ABD'nin yaptırımlarına dair Deutsche Welle Türkçe’ye açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, "Burada önemli olan, müttefikimizin terör örgütünün yanında olmamasıdır. Türkiye ekonomisi de geçmişten bu yana çok şoklar yaşadı. Tarihimizde, derin şeyler, ama hepsinden daha güçlenerek çıktık biz. Ve şu anda da hiçbir ülkenin ya da ülkelerin Türkiye ekonomisini öyle kitleme, kapama, felakete uğratma gücü de yok ve biz toplum olarak da, Türkiye olarak da zaten aldığımız tedbirlerle, son saldırılar karşısında hepsi de zararlı çıktı” dedi.

İLERİ HATIRLATIYOR

Casusluk yaptığı gerekçesiyle 9 Aralık 2016'da tutuklanan ABD'li Rahip Andrew Brunson'ın 2018'in yaz aylarında ev hapsine alınması sonrası, önce ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, hemen ardından Başkan Donald Trump'tan peş peşe sert açıklamalar geldi. ABD'nin "Rahip Brunson'un serbest bırakılmaması durumunda Türkiye'ye ekonomik yaptırım uygulayacağını" duyurmasının ardından dolar sadece bir hafta içerisinde 7 lirayı aştı.

'MÜZAKERE YAPMAYIZ'

ABD'den gelen olası bir arabuluculuk önerisinin kabul edilmeyeceğini belirten Çavuşoğlu, "Biz teröristlerle ara buluculuk yapmayız, müzakere yapmayız. Ama Amerika'nın yapabileceği en iyi şey, buradan söz verdiği gibi YPG'lileri çıkartmak olurdu. Ve bunun için hala geç kalmış sayılmazlar" ifadelerini kullandı.

'AB İÇİNDE BAZI ÜLKELER TERÖRE DESTEK VERİYOR'

AB ülkelerinin harekata ilişkin ifadelerini de değerlendiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

 "AB içinde bazı ülkeler, özellikle de Fransa bu terör örgütüne destek veriyor. Ama bu terör örgütüyle beraber Suriye'nin bu bölgesini bölmek ve onlara sözde bir devlet yaratmak amacı güdüyorlardı. Şimdi biz bu planı bozduk. Şimdi bu büyük bir plan, planı bozunca tabii çok rahatsız oldular. Tabii Avrupa içinde, AB içinde bir dayanışma var. Türkiye şimdi Rum kesimi gibi Yunanistan gibi, kategorik olarak Türkiye'ye karşı olanlar var. Ama diğer ülkeler, tabii konsensusu bozmamak için, bozmaya çalışanlara baskı yapıyorlar, görüyoruz. Ama özellikle Fransa gibi ülkelerin başını çektiği bir burada bölme harekatı vardı. Bu, büyük plan bozulduğu için tepki göstermeleri de normal. Çünkü bu teröristleri Elysee Sarayı'nda ağırlayan Macron, ben değilim."

'BUYRUN SİZ BAKIN BUNLARA' DEME HAKKIMIZ VAR'

Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa'ya yönelik 'Bu tavırlarını sürdürürlerse mültecilere Avrupa kapılarını açarız” açıklamasının hatırlatılarak "böyle bir şey olur mu?" sorusuna Bakan, "Şimdi insanlar evine dönecek, Avrupa Birliği, evine dönmek isteyen insanlara diyor ki; ‘ben yardım etmeyeceğim'. O zaman da Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye diyor ki, ve son derece haklı bir şekilde söylüyoruz ki; ‘oraya dönmelerini istemiyorsan, ben bunları 8-9 senedir burada ülkemde misafir ediyorum, bunların yüzde 90'ı da Avrupa ülkelerine gitmek istiyor. O zaman buyurun siz bakın bunlara' da demek hakkımız var bizim artık” şeklinde cevapladı.

'30 - 40 KM DERİNLİĞİN DIŞINDAKİ DAEŞLİLERDEN SORUMLU DEĞİLİZ'

Çavuşoğlu, tutuklu IŞİD’liler hakkında da şunları söyledi:

"Şimdi nasıl Fırat Kalkanı Bölgesi'nde bunları kontrol altında tuttuysak, burada da kontrol altında tutarız. Biz dün Dışişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız İstihbaratımız, Milli Savunma Bakanlığımız ortak bir çalışma grubumuz var. Yani Türkse bunlar, yani Türk vatandaşı ise içinde varsa onları tabii ki hemen getiririz. Diğer ülke vatandaşları ise ülkelerine göndermek için girişimde bulunuz. Almazlarsa orada tutarız. Yargılama mekanizması zaten diğer yerde de var yani burada ya bunların hesap verebilmesi için de gerekli adımların hepsi atılır, serbest bırakılması mümkün değil ama şimdi güvenli bölgenin 30 kilometre 40 kilometre dışındaki, bizim hiç oralarda olmadığımız yerlerdeki DAEŞ'lilerden de sorumlu biz değiliz ancak buralara gelirlerse o zaman sorumlu biz oluruz."