Çavuşoğlu: 30-40 km derinlikteki IŞİD'liler haricinde sorumluluğu üstlenmeyiz

Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'ye yönelik yapılan askeri harekatta IŞİD'li teröristler için, "30-40 km derinlik içinde kalan kampların sorumluluğunu üstleniriz diğerlerine karışmayız" diye konuştu.



12-10-2019 23:50

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Başkanı Donald Trum'ın Türkiye ile Suriye Demokratik Güçleri arasında arabuluculuk seçeneğini dillendirmesi hakkında, "Biz teröristlerle arabuluculuk yapmayız, müzakere yapmayız. Yapılacak tekk şey bu teröristlerin silahı bırakmasıdır. Biz geçmişte Türkiye'de siyasi çözümü denedik ve ne olduğunu gördük" dedi.

Çavuşoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Trump arasında IŞİD tutuklularının bulunduğu kamp ve hapishanelerin kontrolü hakkında "30-40 km derinlik içinde kalan kampların sorumluluğunu üstleniriz diğerlerine karışmayız" dedi.

Çavuşoğlu DW Türkçe’ye verdiği özel mülakatta IŞİD'liler için sorulan, "Kim sorumlu olacak? Türk Silahlı Kuvvetleri mi sorumlu olacak?" sorusunu şu şekilde yanıtladı:

"Şimdi nasıl Fırat Kalkanı Bölgesi'nde bunları kontrol altında tuttuysak, burada da kontrol altında tutarız. Biz dün Dışişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız İstihbaratımız, Milli Savunma Bakanlığımız ortak bir çalışma grubumuz var. Yani Türkse bunlar yani Türk vatandaşı ise içinde varsa onları tabii ki hemen getiririz. Diğer ülke vatandaşları ise ülkelerine göndermek için girişimde bulunuz. Almazlarsa orada tutarız. Yargılama mekanizması zaten diğer yerde de var yani burada ya bunların hesap verebilmesi için de gerekli adımların hepsi atılır, serbest bırakılması mümkün değil ama şimdi güvenli bölgenin 30 kilometre 40 kilometre dışındaki, bizim hiç oralarda olmadığımız yerlerdeki DAEŞ'lirden de sorumlu biz değiliz ancak buralara gelirlerse o zaman sorumlu biz oluruz. Ve onlarla mücadele etmek de bizim boynumuzun borcudur. Çünkü biz terör örgütleriyle mücadele de hiç ayrım yapmıyoruz. Hepsi terör örgütüdür. Hepsi ile mücadele etmemiz gerekiyor ve bugüne kadar da bunu yaptık."