Çarşamba Ovası'ndaki kaçak yapı biyokütle enerji santrali çıktı: Halkın ve çevrecilerin mücadelesi inşaatı durdurdu

Samsun'daki Çarşamba Ovası’nda kaçak olarak kurulmak istenen biyotermik enerji santrali inşaatı, Samsun Çevre Platformu ve bölge halkının mücadelesi sonucu verilen mahkeme kararlarıyla durduruldu.



09-05-2020 23:12

Berk Alıcı

Samsun Çarşamba Ovası’nın Eğercili Mahallesi’nde 181 dönüm tarıma elverişli araziye yapılmak istenen kaçak yapılaşmanın biyotermik santral inşaatı olduğu ortaya çıktı. Doğayı tehlikeye atan inşaatın yapımına Eğercili halkı sessiz kalmazken, inşaatın yapımının durdurulması için büyük çaba sarf eden Samsun Çevre Platformu’nun dönem sözcüsü ve eski Samsun Elektrik Mühendis Odası başkanı Mehmet Özdağ yaşananları İleri Haber’e anlattı.

Eğercili Mahallesi’nin eskiden köy olduğunu ve Samsun’un Büyükşehir olmasından sonra mahalleye dönüştüğünü söyleyen Mehmet Özdağ, Eğercili’nin Çarşamba Ovası’nın tam ortasında olduğunu söyledi.

Konuşmasının devamında Çarşamba Ovası’nın öneminden bahseden Özdağ, şöyle konuştu:

‘’Çarşamba, Türkiye’nin sayılı büyük olan ovalarından bir tanesi. Ocak 2016‘da Bakanlar Kurulu’nun kararıyla ‘büyük ova koruma’ kapsamı içerisine alınan ve tarımsal sit alanı statüsü kazanan bir ova. Çarşamba Ovası bu karar gereğince nitelikli tarım alanı olarak tanımlanan, bu çevre düzeni planları içerisinde tarım alanı olarak tanımlanan bir bölgedir. Yasayla korunan ve tarım dışı hiçbir faaliyetin yapılmaması gereken alandır.

Tarım alanı üzerinde hiçbir şekilde taban alanı 75 metrekareden daha geniş barınak, ev veya hayvan barınağı yapamazsınız.10-12 metreden daha derin su sondajı açamazsınız. Sahip olduğunuz toprağı 5 dönümden küçük parseller şeklinde satamazsınız. Bunun gibi yasal kısıtlamalar vardır.’’

‘DOĞAL MİRASI KORUMAKLA GÖREVLİ KURUMLAR OLUMLU GÖRÜŞ VERDİ’

Oltan Köleoğlu adlı enerji firmasının 2018 yılının Kasım ayında Eğercili Mahallesi’nin sınırları içerisinde, birbirine 200-300 metre mesafede 2 parsel üzerinde biyokütle enerji tesisi kurmak üzere hem Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne hem de Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne başvuruda bulunduğunu ifade eden Özdağ, tarım toprağını ve ülkenin doğal kültür ve mirasını korumakla görevli bütün kurumların 2019’un ilk üç ayında, yapılan tesis başvurusu için olumlu görüş verdiğini ifade etti.

‘181 DÖNÜMLÜK ALAN ÜZERİNE İNŞA EDİLECEK’

Yapılmak istenen tesisin hammadde açık depolama sahası olarak 147 dönüm, biyokütle enerji tesisi olarak da 33 dönüm olmak üzere toplam 181 dönümlük bir alan üzerine inşa edileceğini ifade eden Samsun Çevre Platformu Sözcüsü, Çarşamba Ovası’nda tarıma elverişli topraklar üzerindeki doğanın katledilmesine karşı olduklarını vurgulayarak şöyle konuştu:

‘TANIM BİYOKÜTLE AMA İÇERİK TERMİK SANTRAL’

‘’Biyokütleenerji santrali, Oltan Enerji’ye ait bir tesis. Doğrudan yakma yöntemi kullanacak, yani bildiğimiz termik santral. Yakıtı yakacak elde edilen ısı ile suyu buharlaştırıp basınçlı buharla tribünleri döndürerek elektrik üretecek. Kullanacağı yakıt doğal gaz değil,nükleer değil, yakıt kömür değil, biyokütle.

Oltan Enerji, proje tanıtım dosyasında ‘Günde 630 ton, yılda 230.000 ton fındık kabuğu, çeltik sapı, ayçiçeği sapı, mısır sapı, kavak ağacı, kızılçam vs. orman ürünlerini yakarak bu enerjiyi elde edeceğiz’ diyor.Ama 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarından Elde Etmeye Dair Kanun’un 3 Maddesi’nin 9.Fıkrası, 2016 yılında değişikliğe uğradı. Bu değişiklikle biyokütle tanımının içerisine kentsel atıklar, işlenmiş lastik atıkları, sanayi arıtma çamurları gibi unsurlar ekleniyor.’’

‘ÇOK BÜYÜK BİR RANT VAR’

‘’2016 yılından beri her ne hikmetse büyükşehir belediyelerinin kontrolünde ve desteklemesiyle Türkiye’nin her tarafında biyokütle santralleri sanki çok matah bir şeymiş gibi sayıca artmaya başladı ve şuanda sayıları 100’ün üzerinde’’ diyen Mehmet Özdağ, ‘’Biyokütle santrallerinin ürettiği elektriğe devlet yüzde yüz alım garantisi veriyor ve kilowatt saati 13,2 cente denk geliyor, eğer yerli malzeme kullanırsa bu fiyat 17 cente kadar çıkıyor. Bu normal bir elektrik dağıtım şirketinin uyguladığı fiyat tarifesinin en az 2-3 katı’’ dedi ve ekledi

‘’Dolayısıyla burada öyle büyük bir rant var ki, bu firma 27 megawatt kurulu bir tesis yapacağını iddia ediyor ve bu güç, Türkiye’nin halihazırda kurulmuş biyokütle santrallerinin kapasite olarak 2. yada 3. sırada geliyor.’’

‘GÜNDE 630 TON NE YAKACAĞI BELLİ OLMAYAN SANTRAL, OVANIN ORTASINA HANÇER GİBİ SAPLANACAK’

Samsun Çevre Platformu içerisinde birçok meslek odasının olduğunu ifade eden Mehmet Özdağ, Kimya Mühendisler Odası’nın, biyokütle yakıtı yandığı zaman biyokütlenin özellikle karbondioksit ve karbonmonoksit miktarlarının kömürden ve doğalgazdan çok daha fazla olduğunu söylediğini aktardı. ‘’Kül miktarı kömür ile karşılaştırılamaz. Bu tesisin adını biyokütle koyarak dokunulmazlık kazandıramazsınız’’ diyen Özdağ şöyle devam etti:

‘’Dolayısıyla günde 630 ton ne yakacağı belli olmayan santral, ovanın tam ortasına hançer gibi saplanarak, ovada yaşayan bütün insanların temiz hava ve temiz su ihtiyaçlarını görmezden gelerek, tarımı yok ederek işletilecek bir tesis haline getirilmek isteniyor.’’

‘ÇARŞAMBA OVASI KONYA OVASINDAN BETER OLACAK’

‘‘Bu tesis termik santral olduğu için soğutma suyuna ve kazan suyuna ihtiyaç duyacak, bu yüzden günde yaklaşık 1500 metreküp yer atlı suyu kullanılacak’’ diyen Özdağ, ‘‘Devlet Su İşleri ovada yaşayan köylüye 12 metreden daha derine sondaj indirme izni vermezken, bu firma en az 70 metreye inerek yer altı sularını günde 1500 metreküp sarf edecek’’ dedi vr yer altı suları harcandığı takdirde oluşacak felaketi şöyle aktardı:

‘’Tesisin kurulacağı yer denize çok yakın. Tesisin kurulacağı en az 70 metre aşağısından her gün 1500 metreküp yeraltı suyunu çekerseniz orada boşalan tatlı suyun yerine denizden tuzlu suyun basma ihtimali çok yüksek. Buda yemyeşil Çarşamba Ovası’nı Konya Ovası’ndan beter hale getirir.’’

‘YASAL SÜREÇTEN KİMSENİN HABERİ YOK’

Samsun Çevre Platformu Sözcüsü Özdağ, firmanın yasal sürecini ise şöyle anlattı:

‘’Bu firma Mart 2019’un ayının sonuna kadar bütün kamu kuruluşlarından olur yazılarını alıyor ve Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12 Temmuz 2019 tarihli oturumunda hem çevre düzeni planı değişikliği hem de 1/5000’lik nazım imar değişikliği planı onaylanarak tesisin kurulmasının önü açılıyor. 26 Temmuz 2019 tarihinde Samsun Valiliği, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü üzerinden bu tesis için ‘ÇED’ gerekli değildir kararı veriyor. İşletilen bu yasal süreçten ise kimsenin haberi olmuyor.’’

‘GÜNEŞ ENERJİSİ KURACAĞIZ’ DİYEREK İNSANLARI KANDIRDILAR’

‘’Bütün kamu kuruluşlarından yasal prosedür tamamlanana kadar, firma arsaları satın alma işlemini yapmıyor. Ne zaman ki gerekli kurumlardan olumlu yanıtlar geliyor, firma Mart 2019sonunda söz konusu 181 dönümlük araziyi satın alıyor’’ diyen Özdağ, ‘‘ÇED gerekli değildir kararı yayınladıktan sonra oradaki mahallelilere ‘Biz burada güneş enerjisi tesisi kuracağız, topraklarınız çok değerlenecek’ deniyor ve insanları kandırarak rızalarını alıyorlar’’ şeklinde konuştu.

‘MAHKEME ALINAN BÜTÜN KARARLARI İPTAL ETTİ’

‘’20 Eylül 2019 tarihinden beri çok büyük mücadeleler verdiklerini ve mahkemelerin bu tür davalarda doğrudan zarar gören insanların dava açmasına müsaade etmesi sebebiyle Samsun Çevre Platformu olarak dava açma haklarının da olmadığını söyleyen Mehmet Özdağ, doğa katliamına yol açacak tesise karşı verilen mücadeleyi ise şöyle anlattı:

‘’Bu işten mağdur olan birkaç köylü ile görüştük ve bütün mahkeme giderlerinin Samsun Çevre Platformu’nun karşılamasının teminatını vererek davalar açılmasına aracı olduk.Aynı zamanda Samsun Mimarlar Odası, imar planına ve ruhsata karşı dava açtı.Bizden başka bir grup mahalleli ‘ÇED’ gerekli değildir kararının iptali için ve tarım dışı amaçla kullanılabilir kararı iptali için davalar açtı.

Bu davalar eylül ayının sonundan mart ayının ortalarına kadar devam etti. Şu anda Samsun 3. Bölge İdare Mahkemesi’nin biyokütle enerji tesisi ile ilgili toplam 4 tane kararı var. Bunlardan birinde mahkeme, 6 Mart 2020Toprak Koruma Kurulu’nun ‘tarım dışı amaçla kullanılabilir’ kararını iptal etti.

17 Mart 2020 de Mimarlar Odasının açtığı davada Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin 1/5000’lik nazım imar planı ve Çarşamba Belediyesi’nin 1/1000’lik uygulama imar planları iptal edildi. Bu iptal gereğinde söz konusu tesiste Çarşamba Belediyesi’nin sahte depo ruhsatıda iptal edilmiş oldu.

18 Mart 2020 tarihinde geriye kalan iki davada Samsun Valiliği’nin ’ÇED gerekli değildir’ karının iptali istenmişti. Mahkeme, valiliğin bu kararını da iptal etti.’’

‘ALINAN KARARLARA VE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINA RAĞMEN İNŞAATA DEVAM ETTİLER’

Özdağ, mahkeme kararlarına rağmen AKP’li Çarşamba Belediyesi’nin yasal süre içerisinde bu inşaatı mühürlemesi gerekirken mühürlemediğini söyledi. Bunun üzerine 28 Nisan 2020 tarihinde Çarşamba Belediyesi hakkında savcılığa görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunulduğunu fakat sokağa çıkma yasağına ve mahkeme kararlarına rağmen bu firmanın hızla çalışmasını sürdürdüğünü ifade eden Mehmet Özdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

‘’Bizler evimizde iken, sokağa çıkıp hakkımızı hukukumuzu yaşam alanımızı savunamayacak durumda iken, o köyde yaşayan 65 yaş üstü insanların kendi yaşam alanlarını savunma hakları elinden alınmış iken bu firma sokağa çıkma yasaklarında çalışmasını sürdürdü. Kamu yönetimi 8 Mayıs 2020 tarihine kadar şirketin elini serbest bıraktı ve bizi evlere kapattı. Biz her şeyi göze alarak 5 Mayıs 2020’de tesis inşaatı önünde basın açıklaması yapmaya karar verdik. Samsun Çevre Platformu, Samsun Mimarlar Odası, Ayvacık Ziraat Odası ve Terme Ziraat Odası desteklerini sonuna kadar sürdürdüler.’’

Perşembe günü güya mühürlü olan şantiyeye mikser kamyonları demir kamyonları iş makinelerinin girişini görüntüledik ve bunu bütün basına servis ettik. Cuma günü de bu ihlalin devam ettiğini gördük. Çeşitli platform ve milletvekillerine ulaşmamızın ardından dün 17.00 itibarıyla şantiyede faaliyetin durdurulduğu bilgisini aldık. Bekliyoruz, takip ediyoruz ve mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz.’