Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı: AKP'li yetkililer 'Projeyi durdurduk' derken, şirket son izni almış!

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Pınar Bilir, Kaz Dağları'nda yer alan Kirazlı bölgesinde yaşanan ağaç katliamına ilişkin İleri Haber'e değerlendirmelerde bulundu.



05-08-2019 16:55

Ezgi Zeynep Önder

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Pınar Bilir, Kaz Dağları'nda yer alan Kirazlı bölgesinde yaşanan ağaç katliamına ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Sürecin başlangıcına ilişkin konuşan Bilir, "Kanadalı bir şirketin altın ve gümüş madeni işletmesi açmasına karşı mücadele ediyoruz. 2000'li yılların başında sondajlar yapmaya başladılar. Bu yıllardan beri insanlar, bu duruma dikkat çekmek için mücadele ediyordu. 2012'de ÇED'ler olumlu rapor aldı. 2017'nin Kasım ayında ağaç kesimine başladılar. İDA Dayanışma Derneği olarak alana geldik ilk ağaç kesimleri başladığı zaman. Köylülerle konuştuk, onlar da madenden bahsetmeye başladılar. O tarihlerde basın açıklamasına başladık. Ancak Orman Bakanlığı sürece ilişkin bir açıklamalada bulundu. İmza kampanyaları yaptık, kurumlara yönelik bir protesto sürecimiz oldu. Atikhisar Barajı'nda bir yürüyüş planladık. Seçim döneminden önce, inşaatın durduğu açıklandı ancak sonra fark ettik ki, meğerse bu inşaat durmamış. AKP'li yetkili, bunun üzerinden 'Ben durdurdum' şeklinde açıklamalar yapıyordu. Ancak o açıklamalar yapılırken öğrendik ki şirket son izni almış" dedi.

Bilir, 200 bin ağacın kesilmesine ilişkin "Alana geldiğimizde baktık ki, koskoca bir alan yok edilmiş. Bizim nöbet tuttuğumuz alandan baktığımızda, bu sahanın halini gördük. O gün yaptığımız basın açıklamasında şirkete bölgeyi terk etmesi gerektiğini sürdürdük ve eylemliliğin boyutunu arttırmamız gerektiğini düşündük. Hukuksal süreçler devam ederken bunca katliam yaşandı. Biz de burada bir nöbet tutmaya karar verdik. Şantiye sahasına gittiğimizde gördük ki, cehennem çukurlarının yapımına başlanmış. O gün, belediye meclisine gittik ve buraya gelinmesi gerektiğini söyledik. Ertesi gün belediye başkan yardımcıları söyledik. Saat 16.00'ya kadar kimse gelmezse, kendi tespitlerimizi yapacağımızı söyledik ve girdik de. Daha sonra jandarma geldi" dedi. 

Bilir, daha sonraki sürece ilişkin "Bu süreçte nöbet tutmamız gerektiğine karar verdik, 26 Temmuz'da başladık. 5 çadır ve 13 kişiyle başladık. Şimdi binlerce kişiyiz. Güney tarafta, Havran'da da bir toplantı olacaktı. Direnişimiz üzerine iptal edildi. Burada herhangi bir direniş gösteremezsek, diğer 30 projeyle mücadele edemeyiz. Buradan bir sonuç elde etmek zorundayız. Nöbetimizin 11. günündeyiz. Nöbetimize devam edeceğiz. Amacımız, orada bir tahribat yaratmak değil. Onlar zaten tahribatı yapmış. Karşımızda da yalnızca işçiler var, şirket yetkilisi yok. Oluşturulacak komisyonla ne kadar ağaç kesildiğinin tespitinin yapılması gerektiğini söylüyoruz. Burası bir ekosistem. Alplerden sonra 2. en zengin yapıya sahip. Diğer 30 projenin iptalini talep ediyoruz" derken "Siyasal açıdan ise, biz Kanada'ya defol derken kanunun değişmesi gerektiğini söyledik. İnsanlar her yerde, Ordu'da Fatsa'da Cerattepe'de, Eskişehir'de Şirince'de Munzur'da süreçler devam ediyor... Bu bölgelerin hepsinde protestolar var. Bu işin artık durdurulması gerekiyor. Meclis, ya bir araya gelip bunu durduracak ya da Meclis'i dağıtacaklar. Bu kararlar alındığında yerel halka dair bir çalışma yapılması gerekir. Bizim böyle bir projeye ihtiyacımız yok. Herhangi bir altın madeninin kamu yararı sağlayacağını düşünmüyoruz. Biz zaten turizmden bir katma değer sağlıyoruz ve ekosistem yok ediliyor" şeklinde konuştu.