Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine farklı şehirlerden destek

Mersin Üniversitesi öğrencileri, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan rektör Melih Bulu’yu protesto eylemi düzenledi. Açıklamada ''Rektörler; öğrencisi, akademisyeni ve emekçileriyle üniversitenin tüm bileşenlerinin ortak iradesiyle seçilmelidir'' denildi. Gaziantep Üniversitesi öğrencileri de yaptıkları açıklamayla Boğaziçili arkadaşlarına destek oldu.



08-01-2021 19:53

İleri Haber 

Mersin Üniversitesi öğrencileri, düzenledikleri basın açıklamasıyla Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek verdiler. Eylemde Öğrenci Sendikası üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi  Mert Kızılyamaç, "Biz üniversitelerimizi demokratik bir ortam haline getirmek istiyoruz, kayyum rektör istemiyoruz, yandaş, partili rektör istemiyoruz. Üniversiteyi bir şirket gibi yönetmeye çalışan, girişimci üniversite laflarıyla bizi kendi tarafına çekmeye çalışan rektör istemiyoruz.’’ dedi. Antep'te de öğrenciler yaptıkları açıklamayla Boğaziçili arkadaşlarına destek oldu.

Mersin'deki farklı gençlik örgütlerinin katılımıyla düzenlenen eylemde öğrenciler adına açıklama yapan Hasan Tekin, atanmış rektör Melih Bulu’nun AKP içindeki siyasi kimliğine dikkat çekerek ‘’5 üniversiteye daha kayyum rektör atandı. Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan Melih Bulu, daha önce AKP milletvekili aday adayı olmuş, AKP'de çeşitli görevler yapmış, iktidarın içinden bir isimdir. Bu atama da iktidarın üniversiteleri kendi politik ihtiyaçları ve sermayenin çıkarlarına göre dönüştürme gayesiyle yapılmıştır’’ dedi. 

‘TEK TİPLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR’

Atanmış rektörlerin üniversiteleri özgür düşünceden uzaklaştırdığını ifade eden Tekin,’’ Rektör atamaları, baskılar ve saldırılar ile üniversiteler özgür düşünceden ve demokratik yapıdan uzaklaştırılıyor. Sermayenin hizmetinde birer iş merkezi haline getirilmek isteniyor. Üniversiteliler ses çıkarmayan, iktidarın emrinde, biat eden, tektipleşmiş bir kalıba sokulmaya çalışılıyor. AKP, yaptığı atamalarla ve müdahalelerle üniversite bileşenlerinin; öğrencilerin, emekçilerin ve akademisyenlerin okul içerisinde söz söylemesini engellemeye çalışarak bu sürecin aktörü durumundadır’’ dedi. 

‘ARKADAŞLARIMIZ ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDI’ 

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemlerinde maruz kaldığı polis şiddetine , gözaltı sürecinde yapılan çıplak arama ve darp iddialarına dikkat çeken Tekin, "ÖTK'ların kaldırılması, öğrenci topluluklarının kapatılması ve etkinliklerin yasaklanması gibi antidemokratik uygulamalar üniversitelerden mevcut düzeni eleştirecek her türlü sesin kısılmasının önünü açıyor. Üniversite öğrencileri olarak, üniversitelerin tüm bileşenlerinin ortak mücadelesiyle bu baskı ve saldırıların karşısında durduk durmaya devam ediyoruz. Üniversitelere yapılan topyekûn saldırıların bir parçası olan atanmış rektörlere karşı durmak; özgür ve demokratik üniversiteyi savunmaktır. Boğaziçi öğrencileri daha önce de kayyum rektöre teslim olmadılar. AKP’nin atadığı Melih Bulu’ya da teslim olmayacaklarını bir kez daha herkese gösterdiler. Üniversitelerinin demokratik ve özerk yapısını savunmaya çalışan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, polis şiddetiyle ve yandaş basının akla hayale sığmayacak kara propagandasına maruz kalarak sindirilmeye çalışıldı. Birçok öğrencinin evleri basıldı ve gözaltına alındı. Gözaltı sürecinde arkadaşlarımız çıplak aramaya maruz kaldı ve cinsel şiddet uygulandı. Bizler üniversite öğrencileri olarak üniversitelerimizin değerlerini sahipleniyor, dün olduğu gibi bugün de atanmış rektörlerin, tüm bileşenleriyle üniversitelerin üstündeki baskıların ve kampüslerdeki polis şiddetinin karşısında yer alıyoruz" dedi. 

ANTEP'TEN BOĞAZİÇİ'NE DESTEK

Antep'te de üniversite öğrencileri yaptıkları basın açıklamasıyla Boğaziçili arkadaşlarına destek verdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) binasında yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: 

"Boğaziçi'nde kayyum rektöre karşı demokratik üniversite mücadelesi veren arkadaşlarımızın mücadelesine Antep'ten ses veriyoruz. 

Bizler üniversite öğrencileri olarak kayyumları da, üniversiteleri birer şirket gibi kamu yararının değil, sermayenin hizmetine sokarak yürüten uygulamaları da gençliği geleceksizliğe sürükleyen bu sistemi de kabul etmiyoruz."