Böcek türlerinin yüzde 40’ı yakın zamanda yok olabilir

Bilim insanlarının araştırmaları, böcek türlerinin yüzde 40’ının yakın gelecekte yok olabileceğini ve bu durumun ekosistemler üzerinde yıkıcı etki bırakabileceğini gösterdi.



11-02-2019 20:07

Sydney ve Queensland üniversiteleriyle Çin Zirai Bilimler Akademisi'nin yaptığı araştırmaya göre böcek türlerinin yüzde 40’ının yakın gelecekte yok olabilir ve bu, ekosistemler üzerinde yıkıcı etki bırakabilir. Araştırma, yerkürede böcek türlerinin üçte birinin tehdit altında olduğunu, sayılarının her yıl yüzde 2,5 oranında azaldığını ortaya koydu. 

Bilim insanları, böcek türlerinin azalmasında, zirai endüstri, doğal ortamlarının yok edilmesi ve yaygın böcek ilacı kullanımının yanı sıra hastalıklar, yeni ortaya çıkan türler ve iklim değişikliğinin rol oynadığına işaret etti. 

Böcek türlerinin, kuşlar ve memelilerden çok daha hızla yok olduğuna, onlarca yıl sonra yüzde 40’ının neslinin tükenebileceğine dikkati çeken bilim insanları, bunun dünyada milyonlarca yılda meydana gelecek en büyük yok oluş olacağı değerlendirmesinde bulundu. 

EN KÖTÜ ETKİLENENLER KELEBEK, ARI VE GÜBRE BÖCEĞİ

Sonuçları “Biological Conservation” dergisinde yayımlanan araştırma ayrıca, böcek türleri arasında bundan en kötü etkilenenlerin kelebek, arı ve gübre böceği olduğunu gösterdi. 

Kuşlar ve memeliler gibi doğadaki diğer türlere gıda kaynağı olan böcekler, dünyanın doğal sistemleri ve vahşi yaşam döngüleri açısından kilit öneme sahip. 

Bilim insanları böcek türlerinin bu kitlesel yok oluşunun önüne geçilmesi için acilen eyleme geçilmesi çağrısında da bulundu.

'GIDA ÜRETME YÖNTEMLERİMİZİ DEĞİŞTİRMEZSEK BÖCEKLER YOK OLACAK'

Araştırma ekibinden Francisco Sanchez-Bayo ve Kris Wyckhuys, “Sonuç açık, gıda üretme yöntemlerimizi değiştirmezsek birkaç on yılda böcekler yok olma yoluna girecekler. Bunun, gezegenin eko sistemlerine yansımaları en iyi ihtimalle felaket olacaktır çünkü böcekler, yaklaşık 400 milyon yıl önce Devoniyen dönemin sonunda ortaya çıkmalarından bu yana dünyanın eko sistemlerinin büyük bölümü için yapısal ve fonksiyonel üs konumunda” ifadesini kullandı. (AA)