BM uzmanlarından Ayasofya çağrısı: Kültürlerin buluştuğu mekân özelliği korunmalı

BM Kültürel Haklar Özel Raportörü Karima Bennoune ve BM Din ve İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü Ahmed Shaheed, Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin çağrı yaptı. Açıklamada "Ayasofya’nın, Türkiye’deki tüm insanları bir araya getiren bir simge olma özelliği korunmalı" denildi.



02-08-2020 08:21

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları uzmanları Kültürel Haklar Özel Raportörü Karima Bennoune ve BM Din ve İnanç Özgürlüğü Özel Raportörü Ahmed Shaheed, müze statüsünden ibadete açılarak camiye dönüştürülen Ayasofya’ya ilişkin çağrıda bulundu. Bennoune ve Shaheed'in, Ayasofya’nın dünya kültür mirası statüsüne olduğuna vurgu yaptıkları açıklamalarında, Ayasofya’nın ibadete açılmasıma ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Ayasofya’nın Türkiye’deki çeşitliliği yansıtacak kültürlerarası bir mekân özelliğinin sürdürülmesi çağrısı yapılan açıklamada, “Dünyanın içinden geçtiği bu zor süreçte Türkiye ve ötesindeki dini ve kültürel grupları birleştirmek yerine daha da bölecek bir eylemde bulunmak tarihi bir hata olacaktır. Ayasofya’nın kubbesi, herkesi kapsayacak kadar büyüktür” denildi.

'KÜLTÜREL MİRAS KORUNMALI'

Ayasofya’nın 1934’te müzeye çevrilmesinden bu yana tüm inançlardan insanların kullandığı kültürlerarası ve inançlararası diyalog için örnek niteliğinde bir yapı olduğu belirtilen açıklamada, “Türkiye hükümeti, kültürel miras uzmanlarının bu anıtın korunmasından sorumlu olarak çalışmayı sürdürmelerini sağlamalıdır, bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

Ayasofya’nın ibadete açılmasının ardından ilk cuma namazını kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın hutbe okumak için minbere “fetih simgesi” olarak elinde kılıçla çıkmasına da değinilen açıklamada, “Bu gelişmeler ışığında BM uzmanları, Ayasofya’nın statüsünün, monolitik bir yapıya dönüştürülmesinin, tarih ve kültür hakkında üstünlükçü görüşü yansıtan bir adım olacağından korkuyorlar. Böyle bir adım, Ayasofya’ya tüm inançlardan ve inançlı olmayan insanların eşit erişiminin önünde bir engel teşkil edebilir” denildi.