Bizantium'dan Bizans'a; bir imparatorluk tarihi

’'Fetih’ hikayelerimizin vazgeçilmez düşmanı, Ayasofya’nın mimarları, İstanbul’un kurucuları, bu topraklardan kovduklarımız veya bu toprakları onlardan kurtardıklarımız… Bizans denilince aklımıza ilk gelenler bunlar. Ve aklımıza ilk gelenler genellikle eksik veya yanlış. Bir kısmımızın bu topraklarda bu kadar büyük bir medeniyetin izleri olduğundan haberi bile yok. Peki nedir bu Bizans? Neden Doğu Roma denmiş ya da neden Doğu Roma denmekten vazgeçilmiş? Say Yayınları'ndan çıkan Charles William’ın yazdığı Bizans İmparatorluğu Tarihi bize bu soruların cevabını bulma şansı veriyor.'



08-09-2019 00:10

Aydın Doruk

‘Fetih’ hikayelerimizin vazgeçilmez düşmanı, Ayasofya’nın mimarları, İstanbul’un kurucuları, bu topraklardan kovduklarımız veya bu toprakları onlardan kurtardıklarımız… Bizans denilince aklımıza ilk gelenler bunlar. Ve aklımıza ilk gelenler genellikle eksik veya yanlış. Bir kısmımızın bu topraklarda bu kadar büyük bir medeniyetin izleri olduğundan haberi bile yok. Peki nedir bu Bizans? Neden Doğu Roma denmiş ya da neden Doğu Roma denmekten vazgeçilmiş?

Say Yayınları'ndan çıkan Charles William’ın yazdığı Bizans İmparatorluğu Tarihi bize bu soruların cevabını bulma şansı veriyor. William, olayları ve şahsiyetleri fazla detaya girmeden ama her yönü ile ele alınmış özetler halinde sunarak kitabı tarihi metinlerin ‘sıkıcılığından’ kurtarmış. Böylece hem çok kapsamlı bilgiler sunan hem de göz korkutucu büyüklükte olmayan bir kitap ortaya çıkmış.

William, Roma tarihine giriş niteliğinde bilgiler vermek yerine Bizantium şehrinin hikayesini anlatmakla başlıyor kitaba. Roma İmparatorluğu'nun ortaya çıkmasından asırlar önce küçük bir Megaralı Yunan grup tarafından koloni olarak kuruluyor Bizantium. Kuruluşunun kendisinin bile bir efsanesi olan Bizantium, her dönemde bilginin en etkili şehirlerinden olmayı sürdürmesi ve kendine has gelenekleri ile aslında Doğu Roma’nın şekil almasında çok önemli bir yere sahip. Doğu Roma’nın ilk yıllarından ismi değişse de (Büyük Konstantin’den dolayı Konstantinopolis olan) İmparatorluğun o kadar merkezi olacak ki bıraktığı ismini ileride imparatorluğa devredecek; Bizans İmparatorluğu. Kısacası șehir, Romalılardan önce nefes aldığı yüzyılların deneyimini o kadar iyi Doğu Roma’ya aktarıyor ki Doğu Roma'nın tarihi, onun kalbi olan şehirden bağımsız düşünülemez hale geliyor. Bunun için de yazar, Bizans İmparatorluğu tarihini şehrin tarihi ile başlatmayı tercih ediyor.

Peki şehir ile Roma hanedanları nasıl yan yana geldiler?

Bilinenin aksine Bizantium sadece Doğu Roma’nın değil Roma İmparatorluğu'nun da başkentliğini yaptı. Şehrin  Doğu Roma İmparatorluğu ile anılmasının sebebi ise başkent olmasından kısa bir süre sonra Roma’nın bölünmüş olmasıydı. Roma İmparatoru Konstantin, ondan önceki imparatorlar gibi genişlemiş ve hantallaşmış imparatorluğun onun kadar geniş ve onun kadar hantal bir şehir olan Roma’dan yönetilemeyeceğini düşünüyordu. Özellikle, Roma şehrinin sınır bölgelerinden uzak olması askeri açıdan imparatorluğu çok zorluyordu. İmparatorluğun  barbar saldırlarından ağır darbeler almış ve  artık saldırılara daha da açık olan bir dönemde tahta geçen Konstantin, başkenti hem güvenli hem de imparatorluğu yönetebilecek kadar önemli bir konuma taşımaya karar verdi. Bunun için hem karadan hem denizden ulaşımı rahat olan, doğuya yakın olan ama Tuna Nehri etrafını da görecek, kuzeyden gelen saldırıları rahat yönetebilecek ama saldırı mevziinde olmayacak bir şehir arayan Konstantin’e birçok şehir gösterildi. Bu şehirlerden aranan özelliklere en uygun olanı ve daha önce imparatorluğa başkentlik yapmış İzmit olmasına rağmen İmparator Konstantin, eski izleri taşımayan ve imparator olmak için rakipleri ile savaşırken uzun süre kuşatmış olduğu Bizantium’u tercih etti.

Yazar William,  "Neden Bizantium?" sorusunun cevabını askeri, siyasi sebeplerle açıklamakla yetinmiyor. Ayrıca İmparator Konstantin’in dünyaya ve Roma’ya bakışı ile Bizantium’u seçmesi arasında bir bağ kuruyor. Roma İmparatorluğu'nun kaderinin bağlı olduğu imparatorun bir şehir ile nasıl kader birliği yaptığını bize çok yönlü anlatıyor.

İleri bölümlerde ise Bizantium’un nasıl Konstantinopolis olduğunu detaylı bir şekilde açıklayan William, bu arada İmparator Konstantin’in büyük çabalarından bahsediyor. Yeni Roma da denilen Konstantinopolis’in kurulmasını izleyen yüzyıllarda, barbarlar batıya, İtalya ve çevresine giderek Doğu Roma İmparatorluğu'nun ve onun taze başkentinin rahatlamasını sağlıyor.

Justinianus dönemi ve fetihlerinden bahseden William, bundan sonraki karanlık dönemle birlikte Doğu Roma İmparatorluğu'nun sosyal ve dinsel yaşamını ele alıyor. Büyük bir buhrandan çıkan ve hemen ardından Müslüman saldırıları altında kalan imparatorlukta büyük bir anarşi devri hakim oluyor. Siyasal yaşamın etkilerinin sosyal yaşama nasıl yansıdığını anlatmaya çalışıyor. Devletin artık toplum üzerindeki ağırlığının ortadan kalkıyor oluşu ikinci Müslüman akınları ile devlet ile aynı madalyonun diğer uçları olan dinsel yaşama da sıçrıyor. İkon yıkıcılığı denilen bu dönemde Roma İmparatorluğu'nun ‘tepesinde’  oluşan krizi  ve bunun topluma yansımasını anlatıyor.

Büyük anarşinin hemen ardından MS. 9. yy’da Romalı hanedanlar dönemi bitiyor ve onların yerine gelen Yunan hanedanlar ile imparatorluk,  Bizans  İmparatorluğu ismi ile anılmaya başlanıyor. Bizans İmparatorluğu sadece basit bir isim ‘değişikliği’ değil aynı zamanda büyük  kültürel farklılıklar anlamına da geliyor.

Bu büyük farklılıkların yanı sıra tarihinin en büyük yenilgileri ve iç çalkantılarını beraber yaşıyor. William daha önce olduğu gibi bu çalkantılı dönemin toplumsal etkisini ve toplumsal tepkileri de detaylı bir şekilde ele alıyor.

Malazgirt ile başlayan ve Konstantinopolis’in İstanbul olması ile biten önlenemez çöküş ise bu çalkantılı devrin hemen ardından geliyor. İstanbul olan şehir birçok noktada geleneklerini aktarmayı başarsa da önemli ve temel özelliklerini zaman içerisinde kaybediyor.

Bizantium’dan Bizans İmparatorluğu'na uzanan bu süreçte tarih, bu topraklarda büyük medeniyetleri kan,zafer ve ihanetlerle birbirine bağladı ve bugün bile bu tarihin içerisinde devinmeye devam ediyoruz. Aslında William’ın Bizantium’dan başlattığı tarih 1453 yılında bitmiş durumda değil. Birçok konuda, birçok alanda kendini devam ettirmeye ve yazılmaya devam ediyor.  Bizans İmparatorluğu ise inkarlarla,abartılarla yanlışlarla, doğrularla bu toprakların tarihinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.

KÜNYE: Bizans İmparatorluğu Tarihi, Charles William Chadwick Oman, Çev: Ekinduru, Say Yayınları, 2019, 270 Sayfa.