Bir hesaplaşma romanı

Dorothy Baker dar zaman dilimi ve dar bir karakter skalasıyla yoğun diyalogların ilmeklendiği, bir ailenin bütün bir yaşamına odaklandığı “hesaplaşma” romanıyla yaklaşık elli yıl öncesinin Amerika’sından bizlere sesleniyor. Yapılacak eylemlerin yanlış olduğunu öngörüp bunu herkese anlatan ama kimseyi buna inandıramayan Cassandra’nın yazgısını kabullenişine ortak ediyor bizleri.



16-05-2021 00:27

Deniz Burak BAYRAK

İLK KEZ ÇEVRİLDİ

Dorothy Baker ülkemiz okurlarına tanıdık bir ad olarak gelmeyebilir. Dilimize geçtiğimiz şubat ayına kadar herhangi bir yapıtı çevrilmeyen bir yazarın böyle talihsiz bir kaderle karşı karşıya kalması kaçınılmaz.

Yazarın 1962 yılında yayımlanan "Cassandra Düğünde" romanı YKY tarafından Avi Pardo çevirisiyle ilk kez raflarda yerini aldı. Yapıta geçmeden önce yazarı Dorothy Baker’ı da tanıtmayı gerekli görüyorum. Baker; 1907 yılında ABD’de doğar, California’da büyür. UCLA’dan mezun olduktan sonra Fransa’da yaşar bir süre ve yazmaya başlar. California’ya dönünce Latince dersleri verir ve yazmayı sürdürür. Yaşamına "Young Man with a Horn", "Trio" ve "Cassandra Düğünde" olmak üzere eleştirmenlerden de övgüler aldığı, sinemaya uyarlanan ya da işlediği lezbiyenlik konusu nedeniyle infial uyandıran üç roman sığdırır. 1968 yılında kanser nedeniyle yaşamını yitirir.

 Cassandra Düğünde üç ana bölümden oluşuyor. Bu bölümlerden ikisini Cassandra’nın, diğerini Judith’in anlatımıyla okuyoruz.

YUVAYA DÖNÜŞ

Cassandra ve Judith ikiz kız kardeşler, yirmi dört yaşındalar. Berkeley’de ailesinden ayrı yaşayan Cassandra; öğretmen olmak için üniversite eğitimine devam eden, tez yazmakla uğraşan bir kadın. Kız kardeşi Judith’in düğünü için aile çiftliğine dönme hazırlıkları yapıyor. Ancak işlerinin tümünü bitirip yola çıkmaya hazırlandığı anlarda sayfaların ilerlemesi ile bir sorun olduğunu anlamaya başlıyoruz. Çünkü Cassandra’nın kendi ağzından anlattığı “Cassandra Konuşuyor” bölümünde, çiftliğe gidip gitmeme arasında bocalaması ve düğünde olacaklara dair aklından geçenleri “Acaba gidince neler olacak?” sorusunu sordurtarak aktarıyor yazar okurlara.

Yapıtın derinlerine indikçe bu “arada kalmışlık”ın perde arkası da Cassandra’nın yol boyunca kendiyle hesaplaşmalarını içeren pasajlarının eklenmesiyle aydınlığa kavuşuyor. Cassandra varoluşunu kız kardeşi Judith üzerinden kurgulayan ve tek başınayken kendisini tamamen “yarım” gören bir karakter. Bu yarımlığın vermiş olduğu ruh durumu Cassandra ve Judith’i içinden çıkılması zor birtakım monolog ve diyalogların içine çekiyor.

Bir hesaplaşma içine giren iki kız kardeş ikizliğin vermiş olduğu fiziksel benzerliğin tam zıddı bir karakter çeşitliliğine sahipler. Cassandra çok net bir şekilde Judith’in evlenmesine karşı çıkıyor. Çünkü Judith evlendiği takdirde Cassandra’nın varoluşu sönümlenecek, aileye “yabancı” bir kişi girecek ve böylece “kendi” olabilmelerinin bütünlüğü sarsılıp yıkılacaktır.

Çiftlik evinde filozof bir baba ile anneanne de var. Roman ilerledikçe bunların arasına Judith’in nişanlısı Jack ve psikiyatrist Vera da ekleniyor. Gerçek zamandan üç yıl önce kaybedilen anne Jane’in de diyaloglar boyunca anılması ve geçmiş güzel günlerin hatırlanmasıyla ruhunun roman evreninde yaşadığını söyleyebiliriz. Cassandra’nın dönüşüyle birlikte yaşanacak olaylarda romanın dengeli kurgusu çerçevesinde kendilerine düşen rolü oynuyorlar.  

PSİKO-SOSYOLOJİK ÇÖZÜMLEMELER

Cassandra’nın Judith’e olan “hastalıklı” bağımlılığına karşılık Judith’in birey olabilmişliği okura, yaşamda birey olabilmenin ne demek olduğu ve bunun anlamını düşündürtüyor. Bunun yanında; aile bağları, kardeşlik kavramı, diğer insanlara karşı içten duyulan samimi bir yabancılık hissi ve ailede yabancılaşma gibi toplumun her kesiminin irdelemesi gereken psiko-sosyolojik olguları çözümlemeye yöneltiyor.

Cassandra Düğünde bir roman olmasıyla birlikte metinlerarasılık bağlamında da ele alınması gereken bir yapıt. Yazarın sağlam kurgusu, ustalıklı biçemiyle birlikte felsefe, Antik Yunan düşüncesi, klasik müzik ile Hristiyanlık ilahileri özelinde müzik sanatına dair unsurları da içeren bir roman.

Dorothy Baker dar zaman dilimi ve dar bir karakter skalasıyla yoğun diyalogların ilmeklendiği, bir ailenin bütün bir yaşamına odaklandığı “hesaplaşma” romanıyla yaklaşık elli yıl öncesinin Amerika’sından bizlere sesleniyor. Yapılacak eylemlerin yanlış olduğunu öngörüp bunu herkese anlatan ama kimseyi buna inandıramayan Cassandra’nın yazgısını kabullenişine ortak ediyor bizleri.

 

Künye: Cassandra Düğünde, Dorothy Baker, Çev. Avi Pardo, YKY, 2021, 180 Sayfa.