Bilim insanları, müsilaj sorunu için Marmara'ya açıldı: 'Çok daha yoğun ve etki gücü yüksek'

Bilim insanları, Marmara Denizi’nde bir çevre felaketine dönüşen müsilaj sorununu çözmek için tehdidi yerinde görmek ve bilimsel inceleme yapmak üzere Marmara’ya açıldı. 



29-05-2021 10:39

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde görevli bilim insanları, Marmara Denizi’nde bir çevre felaketine dönüşen müsilaj tehdidini yerinde görmek ve bilimsel inceleme yapmak için Türkiye’nin en eski araştırma gemisi R/V Alemdar ile Doğu Marmara’ya açıldı. Enstitüde görevli deniz biyoloğu Dr. Öğretim Üyesi Sibel Zeki’nin liderliğinde, Doç. Dr. Hüsne Altıok, Dr. Öğretim üyesi Tuba Ünsal, Dr. Öğretim üyesi Güzün Gül, Araştırma Görevlileri İrşad Bayırhan, Yaprak Gürkan ve Dalida Belikoğlu’dan oluşan bilim ekibi, 64 metre boyundaki R/V Alemdar ile İzmit Körfezi’ni taradı.

Haydarpaşa limanından yola çıktıkları anlardan itibaren müsilajla karşılaştıklarını söyleyen Dr. Sibel Zeki, Prens Adaları’nın arkasından geçerken karşılaştıkları manzara ile şaşırdıklarını söyledi. Dr. Sibel Zeki, ocak ayından beri etkisini sürdüren müsilaj yoğunluğun Sedef Adası’nda had safhaya ulaştığını ve deniz ekosistemi için çok önemli habitatları barındıran Adalar’ın dibine çöktüğünü belirlediklerini söyledi.

'ÇOK DAHA YOĞUN VE ETKİ GÜCÜ YÜKSEK'

Milliyet'ten Gökhan Karakaş'ın haberine göre, İzmit Körfezi’ndeki geniş bir alandan aldıkları örnekleri inceleyeceklerini söyleyen Dr. Sibel Zeki, “20 yıl önceki yoğunluktan çok farklı. Çok daha yoğun ve etki gücü yüksek. Denizin üzerini kapladığı gibi derinlere de etkisini gösteriyor” dedi. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu ise ilk sonuçların bile kendilerini tedirgin ettiğini ve bu yıl etkili olan müsilajın yüzeyden dibe kadar aynı yoğunlukta ilerlediğini söyledi.

'KENDİLERİNİ YENİLEDİKLERİNİ VE ÇOĞALMANIN DEVAM ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ'

Prof. Dr. Gazioğlu, “Prens Adaları gibi eşsiz bir ekosistemi bile etkilemiş. Yoğun süreklilikle İzmit Körfezi içine kadar ilerlemiş. Kıyı bölgelerinde bile aşırı yoğunlaşma var. Ne yazık ki farklı evrelerde oluşumlar karşımıza çıktı. Yani ne genç oluşumlar ve çürümeye yüz tutmuş oluşumlar belirlendi. Kendilerini yenilediklerini ve çoğalmanın devam ettiğini düşünüyoruz. Marmara Denizi’nin kuzeydoğusu ve İzmit Körfezi’ni kapsayan bir seferle örnekler aldık. Temel oşinografik gözlemler; sıcaklık- tuzluluk, akıntı verileri, su kolonunda çözünmüş oksijen, besin elementleri gibi detaylar üzerinde araştırmalar yapıyoruz” dedi.