Bernhard Kellermann, Tünel (1915)

"Filmin amacı zaten Marga madenlerinin en güzel köşelerini yakalamak değildi, Kellermann’ın eserini yeterince iyi sahneye almaktı. Bu amaçla, o sırada mevcut olan kullanılmış ve izleyicinin mekânsal bir sınıflandırma yapmasını zorlaştıran açılar seçilmiştir. Senftenberger Gazetesi’nin tavsiyesine uymasaydım belki de bu “gizem” asla açığa çıkmayacaktı."



19-04-2021 01:07

Çeviren: Yaren Erol

“Tünel”, yazar Bernhard Kellermann’ın (1879-1951) en önemli eseridir. Nisan 1913’te S. Fischer Yayınevi tarafından Berlin’de yayımlandı. Yalnızca 6 ay içinde 100 binden fazla satıldı. Ulusal başarı hızla uluslararası başarıya dönüştü, kitap hızla 24 dile çevrildi ve dünyayı fethetti.

Eser, 20. yüzyılın ilk yarısının en başarılı kitaplarından biri oldu. 1939’a kadar toplam satış rakamları milyonlara ulaştı.

HİKÂYE

Basit bir madenci çocuğundan tanınmış bir mucit olma yolunda ilerleyen mühendis MacAllan, delme işleminin geleneksel çelikten çok daha başarılı bir şekilde gerçekleştirilebileceği Allanit malzemesini geliştirir. Amerikan endüstri kodamanı C.H. Lloyd ve Atlantik Tüneli Sendikası emrinde Amerika’dan Avrupa’ya gidecek hızlı tren için kıtaları birbirine bağlayan bir denizaltı tüneli inşa etmektedir.  MacAllan, bu devasa teknik hizmetin 15 yıl içinde tamamlanmasından sorumludur. İşçi kitleleri beş farklı noktadan tünelin yapımına başlar. Ta ki inşaatın yedinci yılında Amerikan tarafında meydana gelen çok güçlü bir patlama tüm tesisi feci bir şekilde durdurana kadar.  İşçilerin öfkeden gözü döner ve Allan’ın karısını ve kızını öldürürler. Panik, diğer inşaat alanlarına da sıçrar, şirket tamamen batmış gibi görünmektedir. Uzun bir içe kapanmanın ardından Allan Lloyd’un sermayesi ve ikinci karısı olan Lloyd’un kızının da servetiyle yeniden ayağa kalkar. Tünel toplamda 26 yıl sonra da olsa tamamlanacaktır. Lloyd ve Allan ilk yolcular olur. Kitap “12 dakikalık bir gecikmeyle Avrupa’ya varırlar.” cümlesiyle bitiyor. Kellermann coşkulu röportaj benzeri açıklamasında sadece teknik tarafa odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda aktörlerin karakterlerini birkaç çarpıcı cümle ile nasıl hassas bir şekilde özetleyeceğini de biliyor; dünyayı müzikle yaşanabilir kılan ve hikâyenin kahramanına ilginç bir kontrpuan oluşturan Allan'ın ilk eşi Maud'un karakteri gibi.

Wilhelm Droste – “Bernhard Kellermann und sein Tunnel in die Zukunft. Die Welt im Netz der Vernetzung“ adlı makalesinden

1914 yılında Alman İmparatorluğu’nun o güne kadarki en pahalı ve masraflı film projesinin hazırlık çalışmaları yapıldı. Bernhard Kellermann’ın Tünel romanının filme çekilmesi planlandı. Yapımcı Vitascope filmi yönetmesi için Rudolf Meinert’i görevlendirdi. Kendisi aynı zamanda başrolü de oynadı.  Birinci Dünya Savaşı patlak verip film mali nedenlerle durdurulduğunda Berlin Weißensee’de film çekimlerinin ortasına gelinmişti bile. 1915’te Pagu dizginleri ele alıp filmi baştan çekmeye başlayana kadar “Tünel” altı aydan fazla bir süre yarım bir halde kaldı. Bu sefer filmi William Wauer (1866-1962) yönetti ve başrolü de Friedrich Kayßler oynadı. Berlin-Tempelhof'taki Union stüdyosunda tamamlanan bu versiyon, kapsam ve uygulama bakımından Meinert'in projesinden çok daha mütevazıydı.

Altı perdeden oluşan “Tünel” 17 Ağustos 1915’te sansürlendi ve sonraki ay galası yapıldı. Bir gençlik yasağı çıkarıldı. Hermann Warm, kapsamlı film yapılarını (her türden makine) tasarladı. Heinz Karl Heiland yönetmen Wauer’ı asiste etti. Ünlü opera sanatçısı Fritzi Massary için “Tünel” film oyunculuğuna yaptığı nadir gezilerden biriydi.

Açılış sekansı, Bernhard Kellermann

Orijinal film afişi

Açılış sekansı, William Wauer

Peki, “Tünel” in Senftenberg'le, burada Bernhard Kellermann'ın adını taşıyan bir cadde ve okul olması dışında ne ilgisi var? Bu haklı sorunun cevabı Senftenberer Anzeiger gazetesinin 1915 tarihli küçük bir makalesinde verilmiştir.

10 Eylül, Senftenberg. Kısa bir süre önce Kellermann’nın aynı içerikteki romanından uyarlanan “Tünel” filmi ilk kez Berlin Kurfürstendamm caddesindeki U.T. – Lichtspiele sinemasında davetli seyirciler önünde oynandı. Amerika ve Avrupa arasında muazzam büyüklükte bir tünel inşa etme fikrini konu alan 6 perdelik bu dram filmi harika teknoloji dünyasından bazı mükemmel kayıtlar sundu. Şu an için yalnızca bir fikir olarak düşünülebilecek, yeryüzünün iki kıtayı birleştirecek biçimde delinmesi, içinde yaşadığımız gerçeklikte ustaca yaratılmalıydı. Ilse Şirketi’ndeki (Marga madeninde) bir maden ocağında ve modern bir metro güzergahında çekilmiş olan bu resim bölümü, çoğunlukla çok başarılı. Oyunculuk yapan insanların kaderindeki psikolojik nitelikteki incelikler ve bağlantılar, elbette, kabalaştırılmadan, açığa çıkan tuval üzerinde yeniden üretilemez. Bu filmin yapımı sırasında Marga madeninde birkaç gün kalan ve özel trenle gelen 1000'den fazla figüran çalıştı.

1915'in sonunda, film Senftenberg ve çevresindeki sinemalarda da gösterildi, ilgili reklamlar doğal olarak yerel çekim alanları ve oyuncular, yani figüranlar arasındaki bağlantıya dikkat çekti.

Senftenberger Anzeiger (1915)

En sonunda bu durum bende filmin bir kopyasına sahip olmam konusunda büyük bir ilgi uyandırdı. Bulduğum kopya maalesef eksik olduğu için yüzde yüz başarılı olmasa da sonuç olarak bu süreç çok da zor değildi. En azından ilk iki sahne eksik ve sonda film erken kesiliyor gibi görünüyor. Ayrıca tüm altyazılar eksik ya da hâlihazırda filmin içinde olanlar da tersine çevrilmiş ve çok kısa sürelere yerleştirilmiş. Bu sebeple yazıları okuyup anlayabilmek için yavaş çekimde izlemek gerekiyor. Altyazılar mı? Evet, sessiz bir filmden bahsediyoruz. Altyazılar sessiz film boyunca süren ya da filmi yorumlayan kırmızı şerit benzeri metin kutucuklarıdır. Çoğunlukla yönetmenin ya da senaristin görsel dile aktarmayı tercih etmediği ya da bunu başaramadığı durumları açıklar. Birçok altyazı yalnızca diyalogları veya bir sahnenin açıklamasını izleyiciye görünür kılmak için kullanıldı. Bu, özellikle izleyicinin altta yatan edebi kaynağı bilmemesi durumunda yararlıdır, diğer bir deyişle vazgeçilmezdir, çünkü "film müziği hakkında" bilgiye erişilemez.

Asıl konumuza geri dönelim. Bildiğim kadarıyla, Tünel 2010 yılında tamamen restore edildi ve ardından sessiz film severler için bazı sanat evi sinemalarında yayınlandı. Yani er ya da geç filmin tam bir kopyasına erişme şansım o kadar da kötü değil. O zamana kadar, aşağıdaki ifadeler geçici niteliktedir.

Yerel bağlantıların olduğu sahneler için elimdeki film materyalini tekrar inceledim. Kesinlikle Marga madeninde çekilmiş bazı kayıtları tespit etmek mümkündü. Bir bölümünün ihtimali yüksekken materyalin büyük bir bölümü kesinlikle bizim tarafımızdan çekilmemiş. Kesinlikle ya da muhtemelen Marga madeninde çekilmiş olan sahneleri seçtim ve bunları birkaç yorumla ele aldım. 

Tünel – 1. Sahne ve Tünel – 2. Sahne materyalleri mevcut değildir.

Tünel – 3. Sahne

Açılış sekansı: Elektrik santralinin ve Marga Briket Fabrikası’nın bölümlerinin görünmesi

Marga kolonisindeki kalabalık sahne (Ringstraße)

Bir fabrika alanındaki kalabalık sahne (muhtemelen Marga Briket Fabrikası)

Allan’ın karısı ve kızı imparatorluk topraklarından ayrılır.

Elektrik santralinin girişindeki kalabalık sahne

Marga kolonisindeki kalabalık sahne (Ringstraße)

Allan’ın karısı ve kızı kalabalık tarafından öldürülür. (muhtemelen Marga Briket Fabrikası)

Elektrik santralinin girişindeki kalabalık sahne

Allan ölmüş aile üyelerini bulur. (muhtemelen Marga Briket Fabrikası)

Elektrik santralinin ve Marga Briket Fabrikası’nın bölümlerinin görünmesi

Tünel – 4. Sahne

Elektrik santralinin girişinden sahneler

Tünel – 5. Sahne

Açılış sekansı: Açık maden ocağı çevresinden görüntüler

Açık maden ocağı çevresinde uzun sahneler (uzaktaki bir briket fabrikasındaki drenaj boruları, Almanya / Hörlitz?)

Elektrik santralinin girişinden bir sahne

Muhtemelen elektrik santralinin içerisinden bir sahne (makine odası)

Tünel – 6. Sahne

Elektrik santralinin girişinden bir sahne

Marga Briket Fabrikası Yönetimi’nin ana giriş kapsının önündeki kalabalık sahne

Muhtemelen Marga Briket Fabrikası tesisi (konveyör, elektrikli lokomotif, buharlı lokomotif)

Açık maden ocağı (kovalı zincirli ekskavatör, drenaj boruları)

Konveyör

Açık maden ocağı (molozların dökülmesi)

SONUÇ

Bölgemizde çekilen nispeten bol film malzemesi olsa da gerçekten ilginç malzemelerin veriminin oldukça düşük olduğunu kabul etmek gerek. Hala “kayıp olan” iki sahnenin yerel bağlantıların olduğu başka çekimler içerdiğini ve ara sıra şüpheli sahnelerin Marga madeninde çekildiğini (birçok kez bölgemize has elektrikli lokomotif görüntülere geliyor) keşfetsem de bu durum pek bir şey değiştirmiyor. Ancak filmin amacı zaten Marga madenlerinin en güzel köşelerini yakalamak değildi, Kellermann’ın eserini yeterince iyi sahneye almaktı. Bu amaçla, o sırada mevcut olan kullanılmış ve izleyicinin mekânsal bir sınıflandırma yapmasını zorlaştıran açılar seçilmiştir. Senftenberger Gazetesi’nin tavsiyesine uymasaydım belki de bu “gizem” asla açığa çıkmayacaktı.

Yine de şunu belirtmek isterim ki en azından Ringstraße'deki iki sahnede, şu ana kadar ülkemizin ilk hareketli görüntüleriyle uğraşıyoruz. Sonuçta, bu da bir şey!

Yazıda belirtilen 3, 4, 5 ve 6. sahnelerin görüntülerine buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak: https://www.gruss-aus-senftenberg.de/jump2.php?t=ht_resources/middle_film_05.htm