Berkin Elvan davasının 14. duruşması bugün görüldü: Yine tutuklama yok!

Gezi Direnişi’nde polis tarafından katledilen Berkin Elvan davasının 14. duruşması bugün Çağlayan Adliyesi'nde görülürken, sanıklar yine tutuklanmadı.



25-09-2019 10:59

İleri Haber

Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle yaralanıp 269 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan davasının 14. duruşması bugün Çağlayan Adliyesi'nde görüldü.

Berkin'in annesi Gülsüm Elvan dava sürecine isyan ederek "Bir türlü sonuçlanamıyor yargılama. Nereye gönderiliyorsa, reddediliyor. Anlamış değilim. Burada bir çocuk var. Bugün bizim ülkede öldürülen çocuklar kararlaştırılırken ya vatan haini ya terörist ilan ediliyordu. Şimdi anneleri karşı karşıya getiriyorlar. O anne biz anne değil miyiz? Benim çocuğum 269 gün, 15 yaşına geldi 16 kiloya düştü. Ben anne değil miyim? Ahmet Atakan'ın daha açılmamış bir duruşması var. O anne değil mi? Ethem Sarısülük'ün annesi her konuştuğunda bir soruşturma. O anne değil mi? Hasan Ferit'in annesi anne değil mi? Dilek Doğan annesinin kucağında öldürüldü o anne değil mi? Gezide öldürülen çocukların hepsi anne değil mi? Biz bunların yanıtlarını niye almıyoruz. Yeter artık kaçıncı duruşma bu. Katil orada belli. Daha bir hafta olmadı 6 yaşında bir çocuğu panzer ezdi. O anne değil mi? Annelerin acılarını neden yarıştırıyorlar. Biz artık yargı istiyoruz. Biz de anneyiz. Ceza verilmesini istiyoruz. Daha kaç can gidecek? Ne kadar kan dikilecek? Yeter diyoruz. Daha çocuktu, daha diplomasını almadı. Rahat uyuyabiliyor musunuz?" dedi.

Duruşmadan yine karar çıkmazken, bir sonraki duruşma 13 Kasım 2019 tarihine ertelendi. 

DAVA SÜRECİNDEKİ SON GELİŞMELER

19 Haziran'da görülen 13. duruşmadan da karar çıkmamıştı.

Berkin Elvan’ın faili polis Fatih Dalgalı’nın yargılandığı davada altı yıl sonra yapılan keşfin raporu dosyaya geldi.

Yargılamayı yapan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla Berkin Elvan’ın ölümünden 6 yıl sonra 10 Nisan 2019’da olay yerinde keşif yapıldı. Keşifte olay yerinin krokisi çıkarıldı, ölçümlemesi yapıldı. Böylece ZET (biber gazı kapsülü silahı) ile atış yapılan noktaların tespit edilmesi, atış noktası ile vurulma noktasının tespit edilmesi amaçlandı. Raporda, aynı zamanda sanık polisin atışla ilgili “kusur oranının” belirlenmesinin de istenildiği belirtildi. 

ARALARINDAKİ MESAFE 50-60 METRE

Keşfe ilişkin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, Berkin Elvan ile atış yapan iki polisin arasında 59 ve 60 metre olduğu tespit edildi.

Raporda, ZET tüfeği ile ilgili bilirkişi değerlendirmesine de yer verildi. Tüfeğin 45 metre etkili, 150 metre azami menzili olduğu aktarıldı. Silahın kullanımı esnasında verilecek açıyı ölçecek herhangi bir aparatın bulunmadığının belirtildiği raporda, açının arazi, rüzgar, mesafe unsurları göz önüne alınarak el kararı ile ayarlandığı anlatıldı. Tüfekte kullanılan mühimmatların hızının kullanıcı personel tarafından ayarlanmasının mümkün olmadığı aktarıldı. 

Tüfeğin gösterici grup ile müdahale kuvvetinin arasındaki mesafenin 50 ila 150 metre olduğu durumlarda kullanılabileceği, topluluğun gerisine ve yanlarına doğru atış yapılması gerektiği belirtildi. 

Raporda, gaz tüfekleri ve mühimmatına ilişkin görsellere de yer verildi ve Berkin Elvan’ın hangisiyle yaralandığının tespit edilemediği aktarıldı. 

‘15-20 DERECEYLE ATIŞ YAPILMASI UYGUNDUR’

Tüfeğin 45 derecelik açıyla tutularak atış yapılması gerektiğinin belirtildiği raporda, olay günü polislerin bulunduğu yer ile Berkin Elvan’ın yaralandığı yer arasındaki caddenin aşağıya doğru eğimli olduğu hatırlatıldı ve şu değerlendirme yapıldı:

“Sözkonusu olay yeri özellikleri ve mesafeler göz önüne alındığında 15 ila 20 derecelik bir açı ile atış yapılmasının uygun olduğu değerlendirilmektedir.”

Raporda, “olay yeri ve mesafeler göz önüne alındığında, duvara çarpıtmak veya zeminden sektirmek suretiyle atış yapılmasının da uygun olduğu” da belirtildi. 

‘YETERSİZ KALDIK’

İncelenen görüntülerde ZET kullanan iki polisin kaç derecelik açıyla atış yaptıklarının tespit edilemediği anlatıldı. 

Raporda son olarak, gaz tüfeği bilirkişilerinin sadece gaz tüfeği kullanıcısı olduklarından, olayda kusur oranlarının tespitinde yetersiz kaldıkları aktarıldı. Bilirkişiler, Jandarma genelinde gaz tüfeği eğitimlerinin yapıldığı İzmir Foça Jandarma Okul Komutanlığı’ndaki usta öğrencilerin veya Adli Tıp Kurumu’nun kusur oranlarının tespiti için uygun oldukları belirtildi.