Benim Otizmli Arkadaşım

Bu kitap, otizmli çocuklar hakkında bilinmeyen birçok konuya açıklık getiriyor. Özellikle öğrenme güçlüğü olan çocuklara, kardeşlerine, arkadaşlarına ve yakınlarına okutulması gereken kitap, bir rehber niteliğinde. Bilgilendirirken farklılıklarımızın hayatımıza yaptığı katkıları ve öğreticiliği vurguluyor.



17-11-2019 00:04

Burcu Adıgüzel

Farklılıklara saygı duymak, bu duyguyu gerçek bir içselleştirme ile yaşamak, yazmak ve söylemek kadar kolay değil, özellikle ayrıştırıcı yanı yüksek bir toplumda yaşıyorsanız empati duygusunu geliştiren biri olmak bireysel bir ‘’eylem’’ adeta. Çocuğunuzun empati yeteneği güçlü, farklılıklara saygılı, duyarlı bir birey olmasını istiyorsanız işe bir çocuk kitabı okuyarak başlamaya ne dersiniz?

Bu kitap, otizmli çocuklar hakkında bilinmeyen birçok konuya açıklık getiriyor. Özellikle öğrenme güçlüğü olan çocuklara, kardeşlerine, arkadaşlarına ve yakınlarına okutulması gereken kitap, bir rehber niteliğinde. Bilgilendirirken farklılıklarımızın hayatımıza yaptığı katkıları ve öğreticiliği vurguluyor.

‘’Can ve Tibet çok iyi arkadaşlar. Onların birbirine benzeyen çok fazla yanı var. Fakat farklı yönleri de var çünkü; Can bir otizmli. Sue Adams'ın bu hikayesi, otizm dolayısıyla yaşanabilecek bazı farklılıkları anlamamıza yardımcı oluyor. Otizmli diğer çocukların bazı duyuları daha zayıfken bir otizmli edindiği bilgileri nasıl işler, nasıl kullanır, ihtiyaçları ve istekleri nelerdir, günlük hayatı nasıl akar? Bazı duyuları zaman zaman "nasıl" bu kadar güçlü olabilir?’’

Otizm Vakfı’nın yayınladığı yazıya göre; otizm yelpazesinde yer alan çocukların bizim tarafımızdan bilinmesini isteyeceği 10 şey şöyle sıralanıyor;

  1. Ben “otizm”i olan bir çocuğum. “Otistik” değilim. Otizm karakterimin sadece bir bölümü.
  2. Duyusal algılarım bozuktur. Gündelik yaşam içerisinde sizin çoğunlukla fark etmediğiniz kokular, sesler, tatlar, görüntüler, temaslar benim için çok rahatsız edici olabilir.
  3. “Yapmam” ( Yapmamayı seçiyorum ) ve “ Yapamam” ( Yapmayı beceremiyorum ) arasındaki farkı dikkate almayı unutmayın. Komutlarınızı dinlemediğimi sanmayın. Sizi anlamıyor olabilirim.
  4. Somut düşünürüm. Dili sadece sözcüklerin anlamına göre yorumlarım. “Koşturmayı bırak” yerine “Arkandan atlı mı kovalıyor” derseniz aklım karışır.
  5. Sınırlı sözcük dağarcığıma karşı anlayışlı olun. Duygularımı tarif etmek için doğru kelimeleri bilmiyorsam ihtiyaç duyduğum şeyi size anlatmak benim için oldukça zorlaşabilir. Acıkmış, incinmiş, korkmuş, aklı karışmış olabilirim ve bu duygularımı size aktaracak kelimeleri bilmiyor olabilirim. Vücut dilime ve rahatsızlık duyduğumda gösterdiğim tepkilere dikkat edin.
  6. Otizmin benim tüm yönlerimi algılamanıza engel olmasına izin vermeyin. Yapamadıklarım yerine yapabildiklerime odaklanın ve bunlar üzerinde bir şeyler inşa etmeye çalışın.
  7. Sosyalleşme konusunda bana yardım edin. Dışardan bakıldığında parktaki çocuklarla oynamak istemediğimi düşünebilirsiniz. Oysa bazen bunu nasıl yapacağımı –yani onlarla nasıl konuşmaya başlayıp oyunlarına katılabileceğimi- bilmiyor olabilirim.
  8. Öfke nöbetlerimi tetikleyen şeyleri bulmaya çalışın. Önceliği buna verin.
  9. Lütfen beni koşulsuzca sevin. “Keşke şöyle olsaydı…” “Keşke bunu yapabilseydi…” türünde düşünceleri kafanızdan uzaklaştırın.
  10. Sabır, sabır, sabır… Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın. Evet, sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirim. Ama yalan söylemediğimi, oyunlarda hile yapmadığımı, arkadaşlarımla dalga geçmediğimi, insanlara önyargılarla yaklaşmadığımı hiç fark etmediniz mi?

 

Kaynakça: Ellen Notbohm (2004). Children’s Voice Article, November / December

Çeviren ve Derleyen: Kutşın Sancaklı

KÜNYE: Benim Otizmli Arkadaşım,  Sue Adams, Sola Kidz, 2019, 48 Sayfa.