Batıkentli Kadınlar: Binlerce kız kardeşimizin ölümüne neden olan bizzat bu iktidarın politikalarıdır

Batıkentli Kadınlar tarafından yapılan açıklamada, “Hükümetin, kadınları şiddet karşısında koruyan İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını  tartıştırmaya çalıştığı, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin  Önlenmesine Dair Kanun’un Akit gibi gerici çevreler ve tarikatların hedefi olduğu günlerde bir kız kardeşimizi daha kaybetmenin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz” ifadeleri kullanıldı.



22-07-2020 22:06

İleri Haber

Batıkentli Kadınlar yaptıkları eylemle AKP iktidarında vahşet boyutuna ulaşan kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Eylemde yapılan açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı yasanın elimizden alınmasına müsaade etmeyeceğiz” denildi.

5 gündür kayıp olan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in cansız bedeni dün ormanlık alanda bulundu. Gültekin’i katleden Cemal Metin Avcı ise gece saatlerinde tutuklandı. Dün gün boyu konuya ilişkin tepkiler yükselirken, kadınlar birçok ilde kadın cinayetlerine karşı sokağa çıktı.

Ankara’da Batıkentli Kadınlar da Batıkent Meydanı’nda bir araya gelerek kadın cinayetlerine karşı ses çıkardı. Yapılan açıklamada, “Hükümetin, kadınları şiddet karşısında koruyan İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasını  tartıştırmaya çalıştığı, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin  Önlenmesine Dair Kanun’un Akit gibi gerici çevreler ve tarikatların hedefi olduğu günlerde bir kız kardeşimizi daha kaybetmenin üzüntüsü ve öfkesi içindeyiz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın devamı şöyle:

Kadınlara ilişkin her türlü ayrımcılığı engelleme konusunda devletlere sorumluluk yükleyen, kadına yönelik şiddeti engellemeye dönük önlemler ve devletlere yönelik somut görevler biçen İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmak istenmesi, kadınların canıyla oynanmasıdır! Kadınların uzun mücadelelerinin kazanımı olan ve kadınları şiddetten korumak için en etkin şekilde uygulanması gereken yasaların kaldırılmaya çalışılması,  kadına yönelik suçların teşvikidir. Pınar’ın ve binlerce kız kardeşimizin ölümüne veya şiddet görmesine neden olan; erkeklere bu suçları işleme cesareti veren, başta iktidarın bu kadın düşmanı uygulamalarıdır.

Kadın-erkek eşitliğine inanmadığını defalarca ifade eden Erdoğan-AKP hükümetinin kadınların tüm haklarını ellerinden almak ve sesini kesmek için elinden geleni yapacağını biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin ardından, sırada çocuk istismarına evlilikle affın, boşanma sürecinde ve şiddet davalarında arabulucu getirilmesinin,  nafaka hakkının ortadan kaldırılmasının, boşanmaların engellenmesinin olduğunun farkındayız. Ancak iktidarın tüm bu kadın düşmanı politikaları karşısında biz de haklarımızı savunmakta kararlıyız! Geleceklerimizin karartılmak istenmesine,  haklarımızın elimizden alınmasına, sırf “ailenin birliği bozulmasın” diye şiddete mahkum bir yaşama mecbur bırakılmaya razı değiliz! İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı yasann elimizden alınmasına müsaade etmeyeceğiz. Bulunduğumuz her yerde yan yana gelerek bu kadın düşmanı uygulamalara karşı sesimizi yükselteceğiz.

Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz!