Başbakan Binali Yıldırım'dan 'idam' açıklaması

AKP grup toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, idamın bir sefer ölüm olduğunu ama darbeciler için daha beter ölümlerin de bulunduğunu belirterek, "O da tarafsız ve adil yargıdır" dedi. Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından satırbaşları şu şekilde: "Dün Diyarbakır'da trafik denetleme görevini yapan polis kardeşlerimize, memurlarımıza bir bomba yükli kamyonla saldırdılar. Polislerimiz şehit oldu, sivil vatandaşlarımız hayatını kaybetti. İki sözünün biri bölge insanının sorunları bizim sorunumuz diyen PKK terör örgütü ve onun uzantıları birkez daha kan dökmekten geri durmadı. Şunu ifade etmek istiyorum: PKK'nın Kürt sorunu diye bir sorunu yok. Olsa olsa Kürt vatandaşlarımızın PKK gibi bir sorunu var. Bizim görevimiz de bu sorunu ortadan kaldırmak. Bu ele kanlı terör örgütünü aramızdan uzaklaştırmak. Bölgenin sorununu bölgenin insanıyla halletmek.



16-08-2016 12:21

AKP grup toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, idamın bir sefer ölüm olduğunu ama darbeciler için daha beter ölümlerin de bulunduğunu belirterek, "O da tarafsız ve adil yargıdır" dedi.

Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından satırbaşları şu şekilde:

"Dün Diyarbakır'da trafik denetleme görevini yapan polis kardeşlerimize, memurlarımıza bir bomba yükli kamyonla saldırdılar. Polislerimiz şehit oldu, sivil vatandaşlarımız hayatını kaybetti. İki sözünün biri bölge insanının sorunları bizim sorunumuz diyen PKK terör örgütü ve onun uzantıları birkez daha kan dökmekten geri durmadı. Şunu ifade etmek istiyorum: PKK'nın Kürt sorunu diye bir sorunu yok. Olsa olsa Kürt vatandaşlarımızın PKK gibi bir sorunu var. Bizim görevimiz de bu sorunu ortadan kaldırmak. Bu ele kanlı terör örgütünü aramızdan uzaklaştırmak. Bölgenin sorununu bölgenin insanıyla halletmek.

İran'dan, Suriye'den, Türkiye'den toprak kopararak istikrarsızlık yaratmak istiyorlar. Türkiye'yi Suriye gibi yapmak, Mısır gibi yapmak, Yemen gibi yapmak için çok uğraştılar. Gerek 15 Temmuz'dan önce gerek 15 Temmuz'dan sonra bu terör örgütleri bir araya geldiler birlikte plan yaptılar. Acaba bu süreci nasıl hızlandırırız? Acaba Türkiye'de iç karışıklığı nasıl hızlandırırız.  15 Temmuz oldu, 15 Temmuz öncesi her şeyi mükemmel bir şekilde yaptıktıklarını ve artık bu işin dönüşünün olmadığına karar verdiler. Plan Recep Tayyip Erdoğan'ı halletmek ve Türkiye'yi insanları birbirine düşürmekti. Daha sonra da kurtarıcı gibi gelip birisi, birilerini, diğeri de diğerlerinin yanında yer alarak bu kardeş kavgasını artık sonu gelmez bir duruma dönüştürmek. Hesap buydu. Ama 15 Temmuz gecesi onların hesabının üzerinde bir hesap olduğunu asla hesap edemediler. 

"DOSTLARIMIZ ŞAŞIRDI"

15 Temmuz sabahı dostlarımız şaşkın; suçüstü yakalandılar çünkü beklemiyorlardı. Akıl hocaları onlara bu iş bitti, Erdoğan gitti, gözünüz aydın diye birbirlerini kutlarken sabah ışıklarında bir şaşkınlık, ya ne oldu, bize böyle dememişti, bunlar hala burada. Nerede hata yaptılar? Başladılar darbeyi kınamak yerine, darbecilerin nerede hata yaptıklarını uzun uzun anlatmaya başladılar. Sonunda da bir dahaki sefer darbede başarısız olmamak için 10 altın kural nedir onları açıkladılar. 10 değil 100 bin kuralınız olsa millet var karşınızda millet. Yağma yok, FETÖ gelecek hesap verecek. Şehitlerimizin kanını döken herkesten hesap sorulacak. Hesabı sorarken intikam duygusuyla hareket etmeyeceğiz, Türk adaleti hesap soracak. Kimsenin yaptığı yanına kalmayacak. İdam bir sefer ölümdür ama ölümden daha büyük ölümler var onlar için.

"HESAP VERECEKLER"

FETÖ darbe girişiminden sonra kanlı yüzünü gösteren PKK terör örgütü başındaki baronlar bu kanın hesabını verecekler. Türkiye düşmanlarının kurdukları her türlü tezgah bozulacak. Kiralık ruhlar, katiller en ağır şekilde adalette hesabını vermeye başladılar. Bu ülke için can veren şehitlerin, vatanımızdır, ülkemizdir, ay yıldızlı bayrağımızdır. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakacağız. 

Onların yaptıklarını unutmayacağız. 14 yıl bu gazi meclisin çatısı altında toplanan AK Parti grubu nice yıllar hizmet etmeye devam edecek. Çünkü AK Parti Türkiye'nin partisidir. 

"MERKEZ BANKASI REZERVLERİ 126 MİLYAR DOLARA ÇIKTI"

Geçtiğimiz hafta yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Şehit ve gazilerimizi daha yakından tanımak ve onlar için hazırlanan projeleri değerlendirdik. İhtiyaçlarına göre gerekli düzenlemeleri yaptık. Çankaya Köşkü'den TİM üyelerini kabul ettik. İşsizliğe dair istatistikler yayınlandı. İşgücüne katılım yüzde 52,5'la rekor düzeye ulaştı. Terör gelmiş, darbe girişimi olmuş hiç ama hiç ekonomimiz zerre etkilenmiyor. Ekonomik göstergelerimiz 15 Temmuz öncesinden daha iyi durumda. Merkez Bankamız, asla bir kuruş piyasaya verme ihtiyacında duymadı. Merkez Bankası rezervleri 120 milyardan, 126 milyar dolara çıktı. Türkiye'de darbe olacak, ekonomide istikrar bozulacak, Türkiye'den paralar çıkacak diyorlardı ya, hepsi koca yalan. Dün Türkiye'ye giren para miktarı çıkandan 1 milyar dolar daha fazla. Yatırım yapılacak ülke hala Türkiye.

10 Ağustos akşamı, 27 gün boyunca devam eden demokrasi nöbetlerinin finalini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde gerçekleştirdik. 10 Ağustos 2014'te Recep Tayyip Erdoğan vatandaşın oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı oldu.

Ekonomi canlandırmak için teşvik primleri hazırladık. Çek sistemindeki düzenlemeler, işadamlarına hususi pasaport verilmesi, şirket kuruluş-tasfiye işlemlerinin basitleştirilmesi, damga vergisi gibi maliyetlerinin kaldırılması. BES yasalaştı, buna göre, artık vatandaş geleceğe yatırım yapacak ve tasarruflarımızı artıracağız. 10 yıl içinde vatandaş devletin de katkısıyla 90 milyar liralık bir tasarruf sağlayacak. Paraya erişimi kolaylaştırmak, yatırımları artırmak için Kalkınma Bankası ve Eximbank'ın sermayesini güçlendiriyoruz. Taşınır malların teminatı mümkün olacak. Bu yıllardan beri konuşulurdu ama hayata geçmezdi, nihayet Meclis'e geliyor. Ümit ederim ki en kısa sürede yasalaşır. Gümrük vergilerinde, kurumlar vergilerinde reformlar yapıyoruz. Türkiye için üretmeye, Türkiye'ye güvenmeye devam edin.

Önünüzdeki engelleri tek tek kaldırıyoruz. Geçen hafta bütün medya organları temsilcileriyle bir araya geldik. 15 Temmuz gecesi milletimiz yanı sıra en büyük görevlerden birini medya yaptı. Demokrasimizin geleceği için canlarını ortaya koydular ve darbecilere direndiler ve Türkiye'nin geleceğinin aydınlanmasında emek gösterdiler. Hepsine bir kez daha teşekkür ediyoruz. En büyük teşekkür Gazi Meclis'i aydınlatan milletvekillerimizin. 

"VESAYET ODAKLARI PES ETMİYOR"

Demokrasi yolculuğu sergisini açtık. Partimizin 15. yıl kuruluş yıldönümü anma programını gerçekleştirdik. 15. yıldönümümüzde bütün kurucu kadrolarımızı bir araya getirdik. Kuruluş yıldönümümüzde bir kez daha gördük ki ilk günkü kadar azmimiz, kararlılığımız var. 15 yılda ülkemize olan sevdamız artmaya devam etti. Ülkemize sadece eserler kazandırmadık, canımızı verdik, kanımızı verdik, vermeye de devam edeceğiz. Hem hizmet yaptık, icraat yaptık, büyük eserler kazandırdık, bir yandan da vesayet odaklarıyla mücadele ettik. Her şey güllük gülistanlık değildi. Birini defediyoruz, birisi geliyor. Sizinle mi uğraşacağız? Baktık laf anlamıyorlar biz de gereğini yaptık. Önce cumhurbaşkanı seçeceğiz icat çıkardılar. Tilki fıstığı derler buna. AK Parti geldi, kural değişti. Ne olacak 367, öyle mi kardeşim ben sana 367'yi gösteririm. Vatandaş gereğini düşündü. Vatandaş işi bitirdi. Bunlar durmuyor. Şer odakları, vesayet odakları pes etmiyor. Bu sefer 'bu partiyi kapatalım' dediler. Oradan da yırttık. O da bitti, bu sefer yargı tarafında hareket başladı. Orada da bir vesayet doğdu, onu da kaldıralım diye yargı reformunu gündeme getirdik. Yargı vesayetini bitirdiğimizi zannediyorduk, meğerse katarı gitti, beteri geldi. FETÖ'nün adamları kafayı kaldırmaya başladılar. Siz buradaysanız, biz de buradayız. Sonra MİT operasyonu, sonra Gezi'de ortalığı karıştırma, sonra 17 Aralık, darbe teşebbüsü.

"O GÜNLERDE BİRÇOK İNSAN BUNLARI ANLAYAMADI"

Yeni bir iş çıktı bize. Bu sefer bu FETÖ terör örgütüyle mücadele başka bir yere geldi. Bu mücadeleyi en kararlı bir şekilde 17 Aralıkla birlikte dile getiren ve bu tehlikeye dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan. O günlerde, bu mücadelenin büyüklüğünü ne yazık ki birçok kurum, birçok insan anlayamadı. 'Siz de fazla abartıyorsunuz. Bunlar böyle değil, bunlar kardeşimiz. Bunlar inançlı insanlar'. 15 Temmuz'da ne olduklarını millet gördü. Bu terör örgütü en büyük tahribatı ortak değerlerimizi, kutsallarımızı yok ettiler. Hayır için, daha iyi çocuklarımızın dinlerini öğrenmesi için yaptığımız fedakarlıkları, paraları yurt dışındaki ülkelerin siyasetçilerine lobi merkezlerine aktardılar. Kurban paralarını kirli emellerine harcadılar. Müslüman, diyanetinde, halis duygularla yardım eden vatandaşlarımızın bu işle alakası yok. Onları terör örgütüyle ayırıyoruz. Milletin parasını alıp, Türkiye'nin, vatandaşın aldığı silahları, tankları, topları vatandaşın üzerine kullananlardan hesap soracağız.

"KPSS'Yİ TEK TEK İNCELEYECEĞİZ"

Eğer bu örgüte bilerek isteyerek destek vermeye devam etmediyse hiç kimse endişe etmesin. 17 Aralık'tan sonrası için mazeret yok! Bu terör örgütüyle mücadelemizi amansız bir şekilde devam ettireceğiz.

İşimiz kolay değil! Örgüt saydam değil. Kapalı örgüt! Hiç ummadığınız insanlar karşınıza terör örgütünün abisi ablası imamı olarak çıkıyor. İşte Genelkurmay Başkanı'nı derdest edenler özel kalemi yaveri. İş aleminde olanlar işlerini yapmaya devam etsinler. Biz kılı 40 yararak bu işi çözeceğiz. Zahmetli titiz bir çalışma gerekiyor. Soruyorlar ben halı ticareti yapıyorum; filanca şirkete mal verdim o bana çek verdi. Ben FETÖ'cü müyüm değil miyim? İş ticaret devam ediyor. Alışveriş de yapacağız ticaret de yapacağız. Buradaki tavrımız net: Kurumlar suçlu değil onların yöneticileridir.

KPSS'yi tek tek inceleyeceğiz, haksız yere kazananları kulaklarından tutup atacağız. 

15 Temmuz şehit ve gazilerimize ne yapsak haklarını ödeyemeyiz. Şehit ve gazilerimizle ilgili yeni bir düzenleme daha yapıyoruz. Bunlara aylık bağlanabilmesi için SGK borcu olmaması gereken saçma sapan bir kural vardı. Bu borçlar da siliniyor ve gerekli maaş bağlanıyor. Yarasının ölçüsü ne olursa olsun, onların gönlünü kazanmak bizim borcumuzdur. Tırnağı bile yaralanmışsa gazi olacak ve haklarda yararlanacaklar. Onlar Türkiye'nin geleceğini kurtardılar. Gazilerimize iş vereceğiz.