Baran Barış Korkmaz: 'Bu mağduriyeti yaşatanlar gasp edilen eğitim hakkımı verebilecek mi?'

Gizli tanık ifadesiyle 59 yıl hapis cezasına çarptırılan üniversite öğrencisi Baran Barış Korkmaz tutsak edildiği Elazığ'daki hapishaneden yazdığı bir mektupla seslendi.



10-07-2019 16:29

İleri Haber

Mahkemede eşkalini dahi veremeyen gizli tanık ifadesiyle 59 yıl hapis cezasına çarptırılan üniversite öğrencisi Baran Barış Korkmaz tutsak edildiği Elazığ'daki hapishaneden yazdığı bir mektupla seslendi.

Gönderdiği mektubunda, "Adalet isteyen, adalet için kaybedilecek tek saniye olmadığını bilip ses yükselten herkes de biliyor ki onlar kendini çok güçlü görse de hiçbir şeyi geri döndürüp yok sayamayacaklar" ifadelerini kullanan Barış Korkmaz, "Bugün bu mağduriyeti yaratanlar, yarın bu yaşananlara “kumpas” denildiğinde, gasp edilen eğitim hakkımı geri verecekler mi?” diye sordu.

Korkmaz'ın mektubundan bazı bölümler şöyle:

Öncelikle barış ve adalet özlemiyle yaşamın her alanında söz söyleme cesareti gösteren herkese en içten, umut dolu selamlar. Duygularımı, özlemlerimi dile getirmek, bir hikayeye başlamak kadar sancılı ve zor olsa da bu beton ve demir enkazının altında hayallerimizi, özlemlerimizi paylaşabilmek, bu enkazın altından bir avuç gökyüzü görebilmek kadar sevindirici. Bu yüzden bilmenizi isterim ki kalemimin mürekkebi, her daim Annemin tülbenti kadar beyaz; gökyüzü kadar mavidir.
Her ne kadar 3 yılı aşkındır zindanda bol bol okuyup yazsam da bu mekanın yaratmış olduğu duyguyu, düşünceyi anlatabilmek, yazabilmek en acemi olduğum konudur. Fetöcü’ lerin kumpaslarla başlayıp da devamında kariyerist ve kendini ispat etme anlayışıyla devam ettirilen, akıldan, vicdandan, adaletten koparılan dosyalardan sadece biridir benim dosyam. Kendi üstüne eli boş gitmemek için dünya görüşü, ulusu, inancı farklı birini evde hazırladığı senaryoyla baş rol oyuncusu yapan kriminal olan kriminal raporlarıyla, gizli tanık ifadeleriyle sahneyi zenginleştiren hayran olunacak hayal gücüne sahip çalışkan fakat şimdi bilmem hangi cezaevinde volta atanların büyük emeğidir aldığım 59 yıl. Her yazdığımda bugün bu mağduriyeti yaratanlar yarın ‘’kumpasmış’’ dediklerinde gasp edilen eğitim hakkımı geri verebilecekler mi? 59 yıl dediklerinde oğlunun, yaşadığı sürece bir daha evinin kapısından giremeyeceğini hesap eden annenin, babanın acısını hiç yaşanmamış gibi geri alabilecekler mi? Duvarların ardında mahkum kaldığım yüzlerce kez doğup batan güneşin sarı ışıklarını verebilecekler mi? Peki bahçeye diktiğim gül ağacının onlarca kez açılıp dökülen yapraklarını tomurcuğuna geri sığdırabilecekler mi? Adalet isteyen, adalet için kaybedilecek tek saniye olmadığını bilip ses yükselten herkes de biliyor ki onlar kendini çok güçlü görse de hiçbir şeyi geri döndürüp yok sayamayacaklar.
Belki de böylesi zamanlarda adalet için ses yükseltemeyenlerin vicdanlarını rahatlatmak için en çok kullandığı cümledir ‘’Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’’ cümlesi. Doğru ortada bir ateş var. Top mermisiyle öldürülen Ceylan ÖNKOL’ un adalet bekleyen annesinin yüreğinde bir ateş var. Kapısının önünde 12 yaşında 13 kurşunla öldürülen Uğur KAYMAZ’ ın annesinin yüreğinde bir ateş var. Ekmek almaya gidip de dönemeyen Berkin ELVAN’ ın annesinin yüreğinde bir ateş var.  Evinin ortasında ailesinin gözü önünde katledilen Dilek DOĞAN’ ın annesinin yüreğinde sönmeyen bir ateş var.  Ateşin nerede yandığından bir haber olup sadece dumanı görenler DGM’ lerin müebbet hapisle 25- 26 yılın ardından yeniden yargılanma, usulsüz yargılama gerekçeleriyle 25- 26 yıl sonra serbest bırakılan tutsakların yıllardır yüreklerinde yanan ateşten de haberi yok. Onların ‘’Fetöcü’lerin işiydi’’ deyip de yıllar sonra beraat edenlerin yıllarını yakan ateşten haberi yok. Bizlerin artık gözlerimizi kör eden dumana değil geçmişte yapılan haksızlıkları görüp de bugün adil yargılamalarla insan yaşamına sahip çıkmaya ihtiyacımız var. 
Herkes ve her şey için adalet, bahçede kuruyan gül ağacı için adalet. En içten sevgi ve saygılarımla.
Güzel günlerde görüşmek dileğiyle.