'Bankalar konkordatoyu bitirmeye hazırlanıyor'

Ekonomi yazarı Nedim Türkmen, konkordato taleplerinin iki haftaya çıkması beklenen yeni yasayla bağımsız denetim şirketlerine verileceğini ve bu yasayla konkordatonun uygulanmasının adeta olanaksız hale getirileceğini söyledi.



18-11-2018 11:48

Ekonomik krizin etkisiyle borç batağına sürüklenen ve borçlarını ödeyebilmek amacıyla zaman kazanma yöntemi olarak konkordatoya başvurmayı planlayan şirketlere kötü bir haber geldi. Sözcü Gazetesi ekonomi yazarı Nedim Türkmen, bugün yayınlanan yazısında bankacılık sektörünün konkordatoyu bitirmek için harekete geçtiğini savundu.

'YASAYLA KONKORDATONUN UYGULANMASI ADETA OLANAKSIZ HALE GELECEK'

Önümüzdeki iki hafta içinde çıkarılması planlanan yasayla, konkordatodan faydalanmak isteyen şirketlerin taleplerinin sorumluluğunun bağımsız denetim şirketlerine verileceğini, böylece konkordatonun uygulanması adeta olanaksız hale getirileceğini belirten Türkmen, bankacılık lobisinin bu işin başını çeken sektör olduğunu ifade etti. 

Bankacıların, hem muhalefet hem de iktidar partisini, konkordatonun ekonominin çarklarını durdurduğu ve piyasayı tıkadığı söylemi ile ikna ettiğini dile getiren Türkmen, yazısını şöyle sürdürdü:

"Sonra da gazetelerin en büyük reklam vericisi olarak, ekonomi sayfalarını harekete geçirdi. Bütün bu gelişmelerden sonra Meclis'e yasa teklifi sunuldu, teklif Adalet Komisyonu'nda kabul edildi ve Meclis Genel Kurulu'nda haftaya büyük ihtimal yasalaşacak. Adalet Komisyonu'ndan geçen haliyle, konkordato müessesinde aşağıdaki belirlemeler yapılıyor: 

Konkordato talep dilekçesine sunulması gereken rapor, Türkiye denetim standartlarına göre hazırlanacak. Denetim raporunu hazırlayacak denetim kuruluşlarının faaliyetleri, bu kuruluşların hak ve yükümlülükleri, hazırlanan raporların ilgili kurum tarafından incelenmesi ve denetlenmesi, bu raporlar sebebiyle denetim kuruluşlarının idari ve hukuki sorumlulukları ile diğer hususlar hakkında, 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanacak.

'KONKORDATO İLAN EDENİN GERÇEK MALİ DURUMU MAHKEME HUZURUNA TAŞINACAK'

Böylece konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporlarını hazırlayanların çalışma şekli, denetimleri ve sorumlulukları açıkça düzenleniyor ve bu çerçevede hazırlanacak raporla, konkordato talep edenin gerçek mali durumunun mahkeme huzuruna taşınması sağlanmaya çalışılıyor. Konkordato komiserinin seçimi, nitelikleri ve eğitimiyle ilgili düzenlemeler yapılarak; komiserlerin bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilmesi ve listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunlu hale getiriliyor. Bir komiser, eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamayacak."

'RAPORUN HAZIRLANMASI İKİ-ÜÇ AY ALIYOR'

Bağımsız denetim şirketleri sayesinde konkordatonun uygulanmasının neredeyse imkansız bir hale getirildiğini dillendiren Türkmen, şirketin mali durumunu gösteren raporun hazırlanması için 45 günlük bir süre verildiğini ancak bu raporun hazırlanmasının ortalama iki üç ay aldığını kaydetti.

Böylece şirketlerin bir türlü günceli yakalayamayacağını ifade eden Türkmen, bu süre içinde hesap mutabakatları için alacaklı ve borçlulara doğrulama mektubu gönderileceğini ve alacaklıların borçlu şirketler için haciz ve icra işlemleri başlatmasının önünü açacağını da gündeme getirdi. 

'REEL SEKTÖR KRİZİ DAHA DA DERİNLEŞTİRECEK'

"Mahkemelerin görevini bağımsız denetim kuruluşlarına yıkan ve tüm sorumluluğu neredeyse tamamen bağımsız denetim şirketine yükleyen bu düzenleme karşısında; Türkiye'de bu raporu düzenleyebilecek bağımsız denetim şirketi sayısının 110 civarında olduğu dikkate alındığında, hiçbir bağımsız denetim kuruluşu bu sorumluluğu almayacaktır" eleştirisinde bulundan Türkmen, "Sırf bankalar istiyor diye, finansal durumları bozulan şirketlerin borçlarını vadeye yayarak ödemek için son çare olarak başvurdukları konkordato müessesini, birkaç kötü örnek için başvurulamaz ve yararlanılamaz hale getirmenin bankalar dışında hiç kimseye faydası olmayacak ve reel sektör krizi daha da derinleşecektir" tespitini dillendirdi.