Bakırköy'de kadınlardan İstanbul Sözleşmesi eylemi: Bizimdir, vazgeçmeyeceğiz!

İstanbul'da Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılma kararını protesto ederek “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz” mesajı verdi.



25-03-2021 00:07

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılması kararına tepki gösteren kadınlar bir kez daha bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada: “Kadınlar hayır diyemesin, kadınlar şiddete ses çıkaramasın, kendi hayatları hakkında karar alamasın istiyorlar. Kadınları korumakla yükümlü olan devlet ise erkek devlet olduğunu bir kez daha gösterip kadınların haklarını, can güvenliğini hiçe sayıyor” ifadeleri yer aldı.  

Otoritenin yarattığı gerici girişimlere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini bildiren kadınlar, “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Bu kararı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz! Karar, yok hükmündedir! Haklarımızın ve hayatlarımızın teminatı olan İstanbul Sözleşmesi’ni savunacağız” dedi. 

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: 

"İstanbul Sözleşmesi’ne karşı yürütülen kadın düşmanı, dinci ve muhafazakâr kampanyalar sonucu bir gece yarısı cumhurbaşkanı kararı ile sözleşmeden çıkıldığı ilan edildi. 2011 yılında mecliste onaylanan tüm kadınları ilgilendiren sözleşme, kadınları şiddete mahkûm etmeyi kafasına koymuş kadın düşmanlarının sözünü onaylayan tek bir adam tarafından gece yarısı kaldırıldı. 

İstanbul Sözleşmesi’ni tartışıp duruyorlar, çünkü kadınların şiddete mahkûm olmasını istiyorlar. Kadınlar hayır diyemesin, kadınlar şiddete ses çıkaramasın, kendi hayatları hakkında karar alamasın istiyorlar. Kadınları korumakla yükümlü olan devlet ise erkek devlet olduğunu bir kez daha gösterip kadınların haklarını, can güvenliğini hiçe sayıyor. 

Aile yapısı bozuluyor, toplum değerleri parçalanıyor diyerek kadın düşmanlığına çağrı yapanlar, kadınların ve çocukların her türlü şiddete maruz kaldığı toplum ve aile düzenini savunuyor. Kadınların özgürleşmesinden korkuyorlar. Kadınlar üstündeki egemenliklerini kaybetmemek için çırpınıyorlar. 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN NEFRET EDİYORLAR ÇÜNKÜ... 

İstanbul Sözleşmesi’nden nefret ediyorlar çünkü toplumsal cinsiyet eşitsizliği lafını dahi duymak istemiyorlar. Eşitsizliği doğallaştırmak, kadınları erkeklere tabi kılmak için fıtrattan, adaletten dem vuruyorlar. Bizler ise biliyoruz ki eşitlik olmadan adalet olmaz! 

Kadınlara yönelik şiddeti önleyen, koruyan, kadınları güçlendirecek destek mekanizmalarını oluşturan ve failleri cezalandırma yükümlülüğü veren bir sözleşmeden çekilmek, devletin bu yükümlülüklerden kaçması anlamına gelir. Kadın cinayetlerine karşı, kadına yönelik şiddeti önlemek için sorumluluk almayı reddettiği anlamına gelir. Bu devletin kadınlara karşı olduğu anlamına gelir. 

Bir sonraki kadın cinayetinde ortalıkta ikiyüzlü açıklamalar yaparak, cezasızlığın kol gezdiği bir ülkede, ağır ceza getireceğiz safsataları ile kamuoyunu yatıştırmaya çalışacaklar. Biz ise biliyoruz ki şiddete maruz kalan, öldürülen her kadının, fail kadar suçlusu, devlettir. 

BU KARARI TANIMIYORUZ 

“Halk istiyorsa sözleşmeden çekiliriz” diyen iktidara karşı halk "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” dedi. Kadınlar, “İstanbul Sözleşmesini Uygula” dedi, “Haklarımızdan ve Hayatlarımızdan Vazgeçmiyoruz” dedi. Aylardır bu taleplerimizi bulunduğumuz her mecradan iletmemişiz gibi İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmediğimizi haykırdığımız 8 Mart’ın hemen ardından, bir gece yarısı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesinden çıkıldığını Resmî Gazete’den öğrendik. Sözleşmeden çekilme kararı Anayasa’ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır. İnsan haklarına aykırı faaliyette bulunmak devletin yetkisini açıkça kötüye kullanmaktır. İstanbul Sözleşmesi yani kadınların yaşam hakkı kimsenin iki dudağının arasında değildir. Tüm ülkeyi etkileyecek hiçbir karar demokrasi yok sayılarak "aldım oldu" ile halka dayatılamaz. 

 

Tüm kadınların özgür ve korkusuzca yaşamaları sağlanmadan böyle bir yaşamın olanaklarını yaratacak olan hiçbir sözleşme, yasa, uygulamadan vazgeçmiyoruz. Hayatlarımıza dair kararları biz alırız! Hayatlarımızın ve haklarımızın tek bir adamın kararına, kararnamesine bağlı olmasına izin vermiyoruz. Haklarımızı elimizden almanıza, bizleri şiddete ve öldürülmeye mahkûm etmenize izin vermeyeceğiz. 

Hep söyledik yine söylüyoruz. Kadın cinayetleri politiktir. Siyasal İslamın, gerici kadın düşmanı politikalarına karşı eşitlik, özgürlük mücadelemizden bir adım geri atmayacağız. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılma kararı bu ülkedeki kadınları hiçe saymak, kadın cinayetlerini görmezden gelmektedir. 

Kadınlar sokaklarda, meydanlarda ve alanlarda yaşamak istediğimizi haykırmaya devam edecek! Kadınlar, kadın kazanımlarına hız kesmeden saldırıları süren iktidara ve onun yarattığı gerici odaklara karşı mücadele etmeye devam edecek! 

Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz. Bu kararı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz! Karar, yok hükmündedir! Haklarımızın ve hayatlarımızın teminatı olan İstanbul Sözleşmesini savunacağız. İstanbul sözleşmesi bizimdir, vazgeçmeyeceğiz."