Bakırköy Belediyesi'nde işçiler 12’nci kez eylemde: İşçilerin sabrını sınamayın

Toplu iş sözleşmesi için 12 Şubat’ta başlattıkları direnişte her hafta Salı ve Perşembe günleri eylem düzenleyen DİSK Genel İş Sendikası üyesi işçiler, bugün 12’nci eylemlerini gerçekleştirdi.



23-03-2021 14:18

İleri Haber

İstanbul Bakırköy Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi imzalanması için mücadele eden DİSK Genel İş Sendikası’na bağlı belediye işçileri bir kez daha eylem düzenledi. Eylemde yapılan basın açıklamasında, Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun hak, hukuk ve demokrasi vurgusunu öne çıkararak seçildiğini ancak bu söylemleri ile uygulamalarının farklılık gösterdiğine dikkat çekildi.

KERİMOĞLU, 'BEĞENMEYENLER ÇEKİP GİDEBİLİR' DEDİ

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Bakırköy Belediye çalışanları olarak 12 Şubat’ta her Salı ve Perşembe başladığımız eylemlerimizin 12’ncisini bugün gerçekleştiriyoruz. Bu eylemlerimiz dışında CHP İstanbul İl Binası önünde yapmış olduğumuz basın açıklamasıyla da sesimizi duyurmaya çalıştık. Her defasında konumuz Bakırköy Belediye çalışanları, sorunumuzda Bakırköy Belediye çalışanlarının yapılmayan toplu iş sözleşmesidir.

Demokratik söylemlerle, hak, hukuk, adalet ve demokrasi vurgusuyla göreve gelen Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun her gün söylemleri ve uygulamaları farklılıklar göstermeye devam etmektedir. Şimdi de işçileri zorla ve baskı ile toplayarak tehdit etmekten çekinmeyen Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, toplu sözleşme yapmayacağını, DİSK’i istemediğini ve 5 lira yemek parası ile ücretleri artırmayacağını işçilere söylemiştir. Belediye Başkanı bizzat alanlara inerek işçilere, ‘Uygulamaları beğenmeyenlerle yolumuzu ayıracağız’ demiştir. Hatta ‘beğenmeyenler ve çalışmak istemeyenler çekip gidebilir’ deme cüretini de göstermiştir. Bunları işçilerin yüzüne baka baka söyleyen Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, daha bir hafta önce basın karşısında ve sosyal medya üzerinden “emeğin en yüce değer olduğunu” söylemiş, devamında ‘Yoksulluk, işsizlik gibi sorunlar ile mücadele etmeliyiz’ demiştir. Dediğimiz gibi Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu iki farklı kişiliğe sahiptir. Söylemleri farklı, uygulamaları farklıdır. Kamu görevini kötüye kullanmaktadır. Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’na işçiler inanmamakta ve güvenmemektedir.

'BAKIRKÖY BELEDİYESİ KİMSENİN ÇİFTLİĞİ DEĞİLDİR'

Bakırköy Belediyesi kimsenin çiftliği olmadığı gibi, baskı, tehdit ve küfürlerin yapılacağı bir kurum değildir. Şimdiye kadar Bakırköy Belediye Başkanlığı yapmış başkanlarımız, bu şekilde vurdum duymaz davranışlar sergilememiş ve kavgacı olmamışlardır. Ayrıca toplu sözleşme yapılıp yapılmaması yasa ve kanunlar ile belirlenir. Verdiğiniz 5 lira yemek ücreti ile emeğe ve emekçiye bakışınızı ortaya koymuş olmaktasınız. Kazanılmış hakları gasp etmek ve ücret düşürmek, emek düşmanlığından başka bir şey değildir.

Basında konuşulan ve kamuoyunda herkes tarafından bilinmekte olan Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu ‘nun oturduğu konut tartışmalara neden olmuştu. Bugünkü değeri 2 milyon dolar yani yaklaşık 16 milyon lira dır. Asgari ücretli bir çalışanın hiç harcama yapmadan 5664 ay yani 472 yıl boyunca alacağı ücreti biriktirmesi ile sahip olabileceği bir konuttur. Anlayacağınız sosyal adalet yine lafta kalmıştır. İşçilere gelince paramız yok daha fazlasını ödeyemeyiz diyenlerin, yaşam şartları ortadadır. Yaşadıklarımız ve gördüklerimiz gösteriyor ki, Bakırköy Belediyesinde hak, hukuk, adalet ve demokrasi yoktur.

'İŞÇİLERİN SABRINI VE İNANCINI SINAMAYIN'

Bizler emeğimize, alın terimize, ve insan onuruna yaşarış bir hayat sürdürmek, insanca yaşamak ve insanca çalışmak istiyoruz

2018 yılından bugüne kadar belediye bütçesinin arttığını ama personel giderinin 120 milyondan 90 milyona düştüğünü söylemiştik. Bakırköy Belediyesi her yıl çalışanlardan 30 milyon kâr ettiğini de belirtmiştik. Belediye bütçesi bellidir. Tüm bu olanlara ve imkanlara karşı taleplerimiz günün şartlarına göre en masum ve en demokratik taleplerdir. İşçilerin toplu sözleşmesi yapılsın, işçilerin demokratik ve yasal talepleri yerine getirilsin, işçilerle uğraşmayın, işçilerin ekmeği ile oynamayın, işçilerin sabrını ve inancını sınamayın...