Babacan’a 'FETÖ' soruşturmasının kapsamı genişliyor

AKP’li eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a yönelik 'FETÖ' soruşturması genişliyor



05-07-2019 09:22

Geçtiğimiz gün AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la da görüştüğü Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğünce doğrulanan ve yeni parti kurma iddialarıyla gündemden düşmeyen eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'a yönelik 'FETÖ' soruşturmasının kapsamı genişliyor.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 'FETÖ'nün Hazine Müsteşarlığı'ndaki bürokratlara kumpas kurduğu ve bu bürokratlar aracılığı ile bilgi sızdırıldığı iddiasıyla tasfiye operasyonu yapıldığı belirtilmişti. Tasfiye edilen bürokratların yerine de 'FETÖ'cüler yerleştirildi.

Sözcü'den Asuman Aranca'nın haberine göre, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde mahkumiyetle sonuçlanan FETÖ Hazine davasında ise İrfan Tokgöz adlı kontrolör sanık “Hazine'ye FETÖ'cülerin yerleştirilmesinde eski Bakan Ali Babacan ile eski Müsteşar İbrahim Halil Çanakçı'nın sorumluluğu vardı” dedi. Tokgöz'ün avukatı Fevzi Dursuneli de “Sicil amirleri Müsteşar Çanakçı ve Başbakan Yardımcısı Babacan'ın atamalarda oluru var. Bu olur ve imzalarla atananların sonradan Bylockçu oldukları tespit edildi. Çanakçı ve Babacan bu dosyada sanık değilse müvekkilim İrfan Tokgöz de sanık olmamalı” demişti.

Savcılığın, suç duyurusunda bulunan Ali Çevik'i başvurusunda imzası olmadığı için teyit amaçlı ifadeye çağırdığı da öğrenildi. Ali Çevik adlı eski Hazine çalışanı Ali Babacan hakkında suç duyurusunda bulunup, bakanlık yaptığı dönemlerde bürokratik atamalarda ve İzmir Askeri Casusluk Davası kumpası Hazine Müsteşarlığı'nda hayata geçirilmesinde 'FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım ettiğini öne sürmüştü. Babacan'ın yanına danışman olarak aldığı herkesin 'FETÖ'cü çıktığı iddia edilen başvuruda isimleri İzmir'deki askeri casusluk davasına bulaştırılanların görevden uzaklaştırılıp, yerlerine 'FETÖ'cüleri almakla suçlandı.

Babacan'ın bu şekilde örgüte yardım ettiği iddia edilmiş ve Hazine'de kritik görevlere atadığı isimlerin bir kısmının da Ankara'daki yargılama sonucu mahkum olduğu ifade edilmişti.