Ayrılma aşamasında olduğu kadını ve baldızını öldüren Kamil Emre Güvener hakkında karar verildi

6 aydır kendisinden ayrı yaşayan Zerrin Demir Güvener'in ailesinin evine giderek, burada Zerrin'i ve baldızı Betül Demir'i silahla öldüren Kamil Emre Güvener'in yargılandığı davanın karar duruşmasında, Güvener'e ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl 1 ay hapis cezası verildi.



05-12-2020 12:14

İzel Sezer - @izelsezer

İstanbul’un Kağıthane ilçesinde, Kamil Emre Güvener’in yaklaşık 6 aydır ayrı yaşadığı Zerrin Demir Güvener ile baldızı Betül Demir’i vurarak öldürmesine ilişkin açılan davanın karar duruşması bugün İstanbul Adalet Sarayı’nda görüldü. Yargıtay sürecinin ardından İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen duruşmada, sanığa müebbet hapis cezasına ek olarak 25 yıl hapis cezası ile ruhsatsız silah taşımak suçundan da 2 yıl 1 ay hapis ve bin lira para cezası verildi.

14 Eylül 2017’de meydana gelen kadın cinayetlerinde, Kamil Emre Güvener Zerrin-Betül Demir’in annesinin evine giderek burada iki kadını silahla vurmuş, daha sonra ise intihara kalkışmıştı. Zerrin ve Betül Demir kaldırıldıkları hastanelerde hayatlarını kaybederken, ameliyata alınan Kamil Emre Güvener ise uzun süren tedavi sonucu taburcu edilerek cezaevine konulmuştu.

İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen duruşmaya, tutuklu sanık Emre Güvener Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

'PARMAK İZİNİN BULUNMAMASI SUÇU İŞLEMEDİĞİ ANLAMINA GELMEZ'

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'ndan 30 Eylül 2020'de alınan raporda, sanıkta herhangi bir akıl hastalığı saptanmadığı ve cezai sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiğini belirtti.

Tabancada sanığın parmak izinin bulunmadığı ve el svaplarında da barut izine rastlanmadığı, ancak şikayetçilerin anlatımlarının birbiriyle örtüşmesi, Zerrin'le arasında geçimsizlik olduğu ve zaman zaman tartıştıklarının kuşku bulunmadığı, tabancanın sanığa ait olduğunun belirlendiği, parmak izinin bulunmamasının suçu işlemediği anlamına gelmediği belirtilerek "kasten öldürme" ve "eşini kasten öldürme" suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Mütalaaya katıldıklarını belirten şikayetçiler Melahat ve Murat Demir'in avukatı Mustafa Hacıoğlu, sanığın boşanma aşamasında olan Zerrin'i ve baldızı Betül Demir'i öldürdüğünün sabit olduğunu, sanığın olaydan sonra hastaneye kaldırılması ve aradan geçen süre nedeniyle elinde atış artığı çıkmayabileceğinin polis tutanağında da belirtildiğini ifade ederek pişmanlık göstermemesi ve silahla dolaşması nedeniyle en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Sanık avukatı Ersan Şen ise sanığın lehine olan delillerin dikkate alınmadığını, tabancada parmak izi olmaması, atış artığı da olmamasının sanığın lehine deliller olduğunu, olayın kesin bir şekilde müvekkil tarafından gerçekleştirildiğinin iddia edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle beraat talebinde bulundu.  

SANIK GÜVENER TAHLİYE VE BERAAT TALEP ETTİ

Sanık Kamil Emre Güvener ise son savunmasında, "Dosyadaki belge ve raporlara göre kafamda künt travma olması, sağ elimi kullanmam, şikayetçilerin olaydan sonra ellerini yıkamaları, ölenlerle bir husumetimin olmaması, beraber eşimle ev bakmamız, Melahat Demir'in 'bana yakın bir yer tutun, ben de rahatça gidip geleyim' diye sonradan yalanladığı beyanları dikkate alınarak beraatime karar verilmesini ve tahliyemi talep ederim. Adalete sığınıyorum'' dedi.

DAVADAN KARAR ÇIKTI

Sanığa eşi Zerrin Demir Güvener'i kasten öldürme suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren heyet, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alarak takdiri indirimle müebbet hapis cezası verdi. Sanığa Betül Demir'i öldürmek suçundan önce müebbet hapis veren heyet, takdiri indirimle 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmadı. "Ruhsatsız silah taşıma" suçundan da 2 yıl 1 ay hapis ve bin lira adli para cezası verilen sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi. 

NE OLMUŞTU?

Cinayetlerden 1,5 yıl önce evlenen 32 yaşındaki Kamil Emre Güvener ile 30 yaşındaki Zerrin Demir Güvener arasında iddiaya göre, bir süre sonra sorun çıktı. Katil zanlısı ile Zerrin Demir Güvener arasındaki uzun süreli anlaşmazlık sonucu Zerrin Demir Güvener, öldürülmeden yaklaşık 6 ay önce annesi ve kardeşlerinin yanına taşındı.

Kamil Emre Güvener ise konuşmak istediğini söyleyerek cinayetin meydana geldiği akşam Demir ailesinin evine gitti. Zerrin Demir Güvener ile annesi Melahat Demir ve kardeşi Murat Demir’in olduğu eve, bir süre sonra ablası Betül Demir de geldi. Kamil Emre Güvener, Melahat Demir’in lavaboya girmesinin ardından, yanında getirdiği tabancayla Zerrin Demir Güvener ile Betül Demir’i kafalarından vurdu. Murat Demir, odasında olması sebebiyle silah seslerini duyduğunda evden kaçarak olası bir ölümden kurtulurken, katil zanlısı Güvener, kendi başına dayadığı tabancayı ateşleyerek intihara kalkıştı. 

Yaralılardan Betül Demir Memorial Şişli Hastanesi’ne, kız kardeşi Zerrin Demir Güvener Şişli Kolan International Hospital’a ve Kamil Emre Güvener ise Şişli Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kız kardeşler yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatlarını kaybetti. Müzisyenlik yaptığı öğrenilen Kamil Emre Güvener ise kaldırıldığı hastanede tedavi gördü.  

DAVA SÜRECİ

Kadın cinayetlerine ilişkin açılan davanın ilk duruşması 8 Şubat 2018’de görüldü. Dava dosyasında, cinayetlerden 20 gün önce de Kamil Emre Güvener’in Demir ailesinin evine gittiği ve burada meydana gelen tartışmalardan sonra evden ayrıldığı saptandı.

Kamil Emre Güvener, kovuşturma aşamasında mahkemeye verdiği ifadesinde Zerrin ve Betül Demir’in kendisine kötü davranarak hakaret içeren sözler söylediği, Zerrin Demir Güvener’in kendisi olmadan arkadaşlarıyla gezmeye gittiği ve başka bir erkekle ilişkisi olduğu gibi iddialarda bulundu. Bu iddialarla haksız tahrik indirimi alamayan Emre Güvener, mahkemedeki savunmasında ise şunları söyledi:

‘’Olay tarihinde eşimin olduğu eve postadan gelen evrakı götürmek için gitmiştim, oradan da hemen yakında bulunan iş yerime geçecektim. Evde eşim ve erkek kardeşi vardı, ablasının ve annesinin ise sonradan eve geldiğini duydum. Eşimle salonda su içtiğimi hatırlıyorum, daha sonra olan olayları ise hatırlamıyorum. Bu hususu hastanede psikiyatriste sordum, bana beynimin kendisini korumak amaçlı engel koyduğunu, bu nedenle olayları hatırlayamamamın vücudun geliştirdiği koruma mekanizması olduğunu söyledi.’’

SANIĞIN GELECEĞİNE ETKİSİNİ DÜŞÜNEREK İNDİRİM UYGULADILAR!

4 celse süren dava sonucunda, mahkeme gerekçeli kararını açıkladı. Buna göre sanık, Zerin Demir Güvener’i öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırıldı fakat ‘’sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri’’ düşünülerek lehine indirim kabul edildi ve ceza müebbet hapis cezasına düşürüldü. Sanık Kamil Emre Güvener, Betül Demir’i kasten öldürme suçundan ise müebbet hapis cezası ile cezalandırıldı ve yine indirim uygulanan ceza, 25 yıl hapse düşürüldü. Ruhsatsız silah kullanan Güvener, bu suçtan ise 2 yıl 1 ay 50 gün adli para cezası ile cezalandırıldı.

Kriminal inceleme raporunda, olayda kullanılan silahta Emre Güvener'e ait atış artığına ve silahtaki parmak izine rastlanmaması üzerine sanık vekilleri, raporla birlikte karara itiraz etti ve dosya, Yargıtay'a gönderildi.

Yargıtay, sanık Güvener’e verilen kararı Şubat 2020’de ‘’şahsın akıl sağlığı raporunun dosyaya eksik işlenmesinden’’ ötürü bozdu. Dosyada gelinen son aşamada, beklenen akıl sağlığı raporu dosyaya eksiksiz girdi. Raporla, Kamil Emre Güvener’in ‘’kasten eşi öldürmek, kasten öldürme, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’’ gibi suçlarda cezai sorumluluğunun olduğu, şuur ve hareketlerini etkileyecek herhangi bir akıl sağlığının bulunmadığı saptanmış oldu.