AYM'den polis şiddetine maruz kalan gazeteci hakkında hak ihlali kararı

AYM, İstanbul’da 6 yıl önce bir gösteriyi takip eden gazeteci Beyza Kural Yılancı’yı darp edip ters kelepçe takarak gözaltına alan polislerin suç işlediğine karar verdi. Mahkeme öte yandan Beyza Kural’ın ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varırken, Kural’a 15 bin TL tazminat ödenmesine hükmetti. 



18-02-2021 10:09

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 5 Kasım 2015 tarihinde öğrencilerin YÖK’ün kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptıkları eylemi Bianet adına takip eden gazeteci Beyza Kural Yılancı, polisin göstericilere saldırdığı anları kaydettiği sırada polis şiddetine maruz kalarak ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara Gazetecisi.com'dan Alican Uludağ'ın haberine göre, polisler, gazeteci olduğunu bildiren ve kurum kimliğini gösteren Beyza Kural’a “Hiçbir şey eskisi gibi değil artık, bunu öğreteceğiz size” diyerek tehdit etti. Ters kelepçe takılan Beyza Kural, alandan uzaklaştırılmasının ardından 'gözaltı aracında yer olmaması' nedeniyle hiçbir işlem yapılmadan serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise Beyza Kural’ın polisler hakkındaki şikayetine takipsizlik kararı verdi. Kural, AYM’ye başvurmak zorunda kaldı.

Anayasa Mahkemesi, yapılan başvuruda insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı ile ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Beyza Kural’a 15 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmeden mahkeme, polisler hakkında kapatılan soruşturmanın yeniden açılması için de kararın örneğini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“Gazetecilik görevini yapan başvurucunun olayları haberleştirmek dışında bir maksatla gösterinin yapıldığı bir yerde bulunduğu, polisin o sırada devam etmekte olan gösteriye ilişkin görevlerini yapmasını engellediği, bir gösterici gibi davranarak polise karşı şiddet kullandığı ya da polis için herhangi bir tehdit oluşturduğu ileri sürülmemiştir. Soruşturma dosyasında ve neticesinde verilen takipsizlik kararında başvurucunun haber yapmasının engellenmesinin ve başvurucuya yapılan fiziksel müdahalesinin kesinlikle gerekli olduğuna dair herhangi bir tespit ya da açıklama yapılmamıştır. Bunun aksine kamera görüntüleri dikkatle incelendiğinde başvurucunun keyfi olarak gözaltına alındığı ve kelepçelendiği kanaatine ulaşılmıştır.”

'POLİSİN AMACI KÜÇÜK DÜŞÜRMEKTİ'

Gazeteciye müdahalenin haklı veya meşru bir nedene dayanmadığı vurgulanan kararda, bunun demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı belirtildi.

Kararda, savcılığın soruşturmasının da nesnel ve tarafsız bir analize dayalı olmadığı ifade edildi, sorumluların cezalandırılmasına yönelik etkili bir soruşturma yürütülmesi istendi. Kelepçelemenin polis memurunun görüntüsünü alan başvurucunun küçük düşürülmesi ve başvurucuya bir nevi ders verilmesi amacıyla kasıtlı olarak vücut bütünlüğüne zarar verecek şekilde gerçekleştirildiği izlenimi oluşturduğu belirtilen kararda, bu nedenle bu durumun insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele olduğu ifade edildi.