AYM'den cinsel saldırıda emsal karar

AYM, cinsel saldırı davalarıyla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması fiili olarak cezasızlık anlamına geldiğini vurgulayarak, bu yönde verilmiş kararlara tepki gösterdi.



02-08-2018 08:31

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan yargılanan sanığa iyi hal indirimi yapılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına tepki gösterdi.

Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberine göre İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki E.A., 2013 yılında bir akşam birlikte uyuduğu G.C.’nin kendisine dokunarak mastürbasyon yaptığını fark etti.E.A.’nın suç duyurusu üzerine savcılık, yaptığı soruşturmanın ardından G.C. hakkında “basit cinsel saldırı” suçundan İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkemeye gelen raporda genç kadının ruh sağlığının bozulduğu belirtildi. Rapor nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi “davaya konu eylemin nitelikli cinsel saldırı suçu” kapsamında kalabileceği gerekçesiyle dosyayı, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. İkinci raporda ise E.A.’nın yaşadıklarının ruh sağlığını etkilediği ancak bunun ruh sağlığını bozacak derecede olmadığı iddia edildi.

MAHKEME HEM ‘İYİ HAL İNDİRİMİ’ VERDİ HEM DE ERTELEDİ

Mahkeme ikinci raporu esas alarak, sanığa alt sınırdan ceza verdi. Ayrıca duruşmadaki “iyi halini” göz önünde bulundurarak indirimle toplamda 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Mahkeme daha sonra hükmün açıklanması geri bıraktı. E.A., 2014 yılında Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu E.A.’nın başvurusunu kabul ederek, “kötü muamele yasağının” ihlal edildiğine karar verdi. AYM, sanık G.C.’nın yeniden yargılanmasına karar verdi.

AYM, MAHKEMEYE ‘FIRÇA ATTI’

AYM’nin gerekçeli kararında özetle şöyle denildi: “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı, ceza niteliğinde olmayıp kişiyi ceza tehdidi altında bırakmaktan ibarettir. Böylelikle sorumluluğu mahkeme kararıyla sabit olan eylemi -yeni bir suç işlemediği takdirde- fiilî olarak cezasız kalmaktadır. Mahkemenin, ceza tayini ve HAGB hususunda tam bir takdir yetkisi bulunduğu hâlde verdiği kararla bu yetkisini, söz konusu eylemlere hiçbir şekilde müsamaha edilmeyeceğini göstermek için kullanmak yerine toplumca hassasiyet gösterilen cinsel saldırı eyleminin sonuçlarını hafifletmek için kullanmayı tercih ettiği izlenimi vermiştir. Olaya özgü koşullar nedeniyle başvurucuya yönelik cinsel saldırının ağırlığı karşısında eylemi yapanın cezalandırılması yerine sadece ceza tehdidi altında bırakılmasına dair verilen kararın, bireylerin kötü muamele yasağına karşı korunması amacıyla alınan caydırıcı yasal önlemleri etkisiz kıldığı kanaatine varılmıştır.”