AYM'den basın açıklamasına katılan öğrenci için hak ihlali kararı

AYM'den basın açıklamasına katılan öğrenci için hak ihlali kararı

Ankara Katliamı protestosuna katıldığı gerekçesiyle uzaklaştırma cezası alan üniversite öğrencisinin eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verildi.

İleri Haber

AYM, Ankara Katliamı'na ilişkin basın açıklamasına katıldığı için uzaklaştırma cezası alan öğrenci hakkında hak ihlali kararı verdi. Kararda dikkat çekici vurgular olduğunu belirten avukat Eren Gönen, toplantı ve gösterilere katılan öğrenciler için de emsal niteliğinde olduğunu belirttiği kararın yol açıcı nitelikte olduğunu söyledi.

Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, 2017 yılında Ankara Katliamı'nı protesto etmek amacıyla düzenlenen eyleme katıldıkları gerekçesiyle üniversite öğrencileri hakkında soruşturma başlattı. Öğrenciler, üniversite yönetimi tarafından başlatılan soruşturmalara karşı, 30 Kasım 2017’de Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması düzenledi.

Basın açıklamasının ardından Mersin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğrencisi İ.U., rektörün şeref ve itibarını zedeleyici nitelikte ifadeler kullanıldığı iddiasıyla bir ay uzaklaştırma cezası aldı.

AYM'DEN 'HAK İHLALİ' KARARI

Ceza, yerel mahkeme ve istinaf tarafından uygun bulunurken, Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuruda bulundu. Öğrencilerin düzenlediği eylemin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve İ.U.’nun eğitim hakkının ihlal edildiğine karar veren AYM, kararında, "Başvurucu, ifade özgürlüğünü kullanması nedeniyle okuldan uzaklaştırma disiplin cezası ile cezalandırılmış ve eğitim hakkından yararlanamamıştır. Açıktır ki derece mahkemeleri başvuruya konu ifadelerin kullanılma nedenini, içeriğini, hangi ifadelerin kurum düzenine ne şekilde tesir ettiğini, başvurucunun almakta olduğu eğitimin seviyesini ve basın açıklamasının yapıldığı mecrayı değerlendirmemiştir. Davanın koşulları ışığında ve yukarıda belirtilen nedenler birlikte değerlendirildiğinde verilen disiplin cezasının zorunlu bir ihtiyacı karşılamadığı gibi orantılı olduğu da kabul edilmemiştir. Bu kapsamda mahkemelerin ileri sürdüğü gerekçeler, başvurucunun eğitim hakkına yapılan müdahale için ilgili ve yeterli görülmemiştir. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle eğitim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir" ifadelerine yer verdi. 

'KARAR, İFADE VE TOPLANTI ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İHLALİNİ YARGI TARAFINDAN ONAMAK DEMEKTİ'

Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan İ.U.'nun avukatı Eren Gönen, "Müvekkil, metnin hazırlanmasında ve okunmasında herhangi bir katkısı bulunmadığı halde, sadece dinlediği ve alkışladığı için cezai yaptırıma maruz kaldı" derken, yerel mahkeme ve bölge mahkemesinin "Alkışlasa dahi rektöre hakaret içeren eylemi gerçekleştirmiştir" kararını hatırlatarak, "Oysa ki bu durum eğitim-öğrenim hakkı ile ifade ve toplantı özgürlüğünün açık ihlalini yargı makamlarınca da onamak demekti" dedi. 

Yerel mahkeme ve istinafın "ifadelerin kullanılma nedenini, içeriğini", "hangi ifadelerin kurum düzenine ne şekilde tesir ettiğini", "başvurucunun almakta olduğu eğitim seviyesini" ve "basın açıklamasının yapıldığı mecrayı tartışmaması"nın AYM kararına dayanak olduğunu kaydeden Gönen, AYM kararıyla yerel mahkemede yeniden yargılama yapılacağını kaydetti.

'DİSİPLİN CEZALARI, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ENGELLENMESİNE YOL AÇMAMALI'

AYM kararında dikkat çekici başka vurgular da olduğunu belirten Gönen, "'Kuşku yok ki eğitim kurumunun disiplinin sağlanması meşru bir amaç olmakla birlikte söz konusu amacı gerçekleştirmek için bireyin ifade özgürlüğünü ortadan kaldıracak yahut kullanmasını aşırı zorlaştıracak müdahaleler kabul edilemez' denilerek verilecek disiplin cezalarının ifade özgürlüğünün engellenmesine yol açan yaptırıma tabi tutulmaması gerektiği izah edilmiştir" ifadelerini kullandı.

EMSAL KARAR

Söz konusu kararın emsal niteliği taşıdığını ifade eden Gönen, "Boğaziçi direnişinden Gezi yıl dönümü eylemlerine kadar bu toplantı ve gösterilere katılan öğrencilerin disiplin cezası alması ve burslarının kesilmesinin de önüne geçecek bir karar olmalıdır" diyerek, yerel mahkemelerin de bu kararı dikkate alması gerektiğini vurguladı.

Avukat Gönen, kararda yer alan "Öğrencilerin ifade özgürlüğüne yönelik olarak getirilen düzenlemeler yönünden eğitimin derecesi büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda disiplinel kısıtlamaya maruz kalan bireyin hangi derecede eğitim aldığı ehemmiyet taşır. Eğitimin derecesi arttıkça öğrencinin ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleler azalmalıdır. Somut olayda başvurucunun yükseköğretim öğrencisi olduğu, bu bağlamda ifade özgürlüğüyle bağlantılı eğitim hakkına yönelik müdahale alanının ilk ve ortaöğretim seviyelerine göre daha dar olması gerektiği açıktır" ifadeleriyle de idarenin katlanma yükümlülüğüne ve idari yaptırımların olabildiğince dar uygulanması gerektiğine değinildiğini belirtti.

KAMUOYU VURGUSU

Yerel mahkemelerin dikkat etmesi gereken bir başka kriterin de kararda kamuoyunun denetimine ilişkin vurgulara yer verilen bölüm olduğunu söyleyen Gönen, "Başvurucunun katıldığı basın açıklamasını, kamuoyunun üniversite idaresinin politikalarına karşı denetiminin bir parçası olarak kabul etmemek için hiçbir neden bulunmamaktadır" ifadelerine işaret etti.

'KARAR, TÜM YURTTAŞLARI ETKİLİYOR'

İhlal kararına esastan teşkil eden bir diğer konunun, "Öğrencilerin okul dışındaki eylemleri nedeniyle eğitim hakkına müdahale oluşturacak şekilde yaptırımlara maruz kalmaları ancak kurum dışında gerçekleşen eylemin kurum düzenini ciddi şekilde etkilediğinin gösterilmesi halinde mümkündür" görüşü olduğunu belirten Gönen, söz konusu görüşün tüm yurttaşları etkilediğini belirtti.

'BU KARAR, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KULLANIRKEN YOL AÇICI OLACAK'

"AYM özetle 'Herhangi bir öğrenci, okul dışında katılmış olduğu toplantı ve gösteri yürüyüşünden dolayı ölçüsüz cezalara maruz bırakılamaz' demektedir. Burada kurumun görmüş olduğu zararın ne olduğu tartışması ve verilecek cezanın ölçülülüğü tartışması yapılması gerekmektedir. Şiddete karışmayan ve şiddet çağrısı yapmayan her eylem, ifade özgürlüğü olarak yorumlanmalıdır. Barışçıl bir eyleme katıldı diye öğrenciye disiplin cezası vermek, bursunu-kredisini kesmek, KYK yurdundan atmak ölçülü olmayacaktır" diyen Gönen, "Yerel mahkemeler, idarenin uyguladığı bu yaptırımları iptal etmeli ve bireylerin anayasal haklarını kullanırken dahi onları koruyacak kararlara imza atmalıdır. AYM tarafından verilen bu ihlal kararı, önümüzdeki süreçte ifade özgürlüğünü kullanırken yol açıcı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.