Aydın'da jeotermal santral tepkisi: 'Geleceğimizi kapitalizmin kar hırsına kurban etmeyeceğiz'

Aydın'da yurttaşlar ihaleleri açıklanan ve yapımı planlanan jeotermal santrallerine tepki gösterdi. Eylemde okunan açıklamada, "Aydın'ın yarısının JES şirketlerine devredilmesinin Aydın'a hiçbir faydası olamaz" denildi.



01-08-2019 21:45

İleri Haber

Aydın’da yurttaşlar yeni yapılacak jeotermal tesis ihalelerine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” denilerek, Aydın’da JES istenmediği belirtildi.

Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda, Aydın Çevre ve Kültür Platformu (AYÇEP), Efeler Belediyesi ve Aydın Tabip Odası öncülüğünde bir araya sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar, Aydın'da yapımı planlanan 64 yeni jeotermal tesisin ihalesini protesto etmek için basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Efeler Belediye Başkanı M. Fatih Atay, Aydın Tabip Odası Başkanı Hakan Karagözlü, CHP İl Başkanı Ali Çankır, İYİ Parti İl Başkanı Cemal Sarı, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileriyle Efeler ve çevre ilçelerden gelen üreticiler ellerindeki zeytin dalları ve pankartlarla katıldı. 

‘BEREKETLİ TOPRAKLARIN YOK OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

Aydın'da bir çevre katliamı yapılmak istendiğini öne süren Ayrın Tabip Odası Başkanı Dr. Hakan Karagözlü, "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan Aydın'ın çoraklaşmasına be bu bereketli toprakların yok olmasına asla izin vermeyeceğiz. Jeotermal enerji kaynaklarının çevreye ve doğaya olan etkilerinin yanı sıra insan sağlığına zararları var. Son dönemde yapılan araştırmalar, çeşitli sağlık sorunlarına bağlı vakalarda artış olduğunu gösteriyor. Jeotermal düşük maliyetli ve temiz bir enerji kaynağı olarak gösterilse de, Jeotermal Enerji Santralleri (JES) o kadar da masum değil. Bu yatırımların gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kapalı sistem ve tüm akışkanların tamamının re enjekte edilmesi gerekiyor. Aydın'da ise tam aksine, akışkanların bir bölümünün Büyük Menderes Nehri'ne verilmesi nedeniyle olumsuz parametreler artış göstermektedir" dedi.

"Bizler çevre ve insan sağlığını tehlikeye atacak her türlü oluşumun karşısındayız" diyen Karagözlü, sözlerini şöyle sürdürdü: "Topraklarımıza ve sularımıza karışan ağır metaller sağlığımız açısından çok ciddi bir sorundur. Tarım ve hayvancılık üzerine etkileri de her geçen gün artan şekilde ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalar eksik, veri paylaşımı sınırlı ve sorunludur. Oysa, dünya literatürüne baktığımızda; bu bölgelerde kalp hastalıkları ile acil hastane başvuruların özellikle yaşlı nüfusta arttığı; maruziyet dozu artıkça başvurunun da arttığı saptanmıştır. Yine bir izleme çalışmasında; tüm kanserlerde 1,21, pankreas kanserinde 1,93 meme kanserinde 1.48, prostatta 1.5 karaciğer 1,48 lenf ve kan kanserlerinde 1,54 non-hodgkinde 2,08 ve deri kanserlerinde 1,62 kat artış saptanmıştır. Kişilerin o bölgelerde yaşama süreleri ile jeotermal aktivitenin derecesi ile bu kanserlerin sıklığı ilişkili bulunmuştur. Bu bölgelerde kalp hastalıkları ile acil hastane başvuruların özellikle yaşlı nüfusta arttığı, maruziyet dozu artıkça başvurunun da arttığı saptanmıştır. Sayıları gittikçe artan jeotermal santrallerinin havamızı, toprağımızı ve suyumuzu kirletmesine, inciri ve zeytinimizi yok etmesine ve bütün bunların beklenen sonucu olarak da Aydın halkının sağlığını bozmasına müsaade etmeyeceğiz.

İnsan sağlığını tehdit eden her konu da olduğu gibi JES'ler konusunda da halkı bilgilendirmek, bilinçlendirmek görevimizdir. Görevimizi yapmaya devam edeceğiz. Hekimler olarak, Hipokrat'tan bu yana görevimizi bu anlayışla yerine getiriyoruz. Bu nedenle de, halkımızın sağlığını korumaya 6023 sayılı TTB yasamızda da yer aldığı üzere bugün de yarın da devam edeceğiz"

‘SİZ ÇOK PARA KAZANACAKSINIZ DİYE BİZ ÖLMEK ZORUNDA MIYIZ?’

Efeler Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay da enerjiye değil, insanı, inciri, zeytini ve kestaneyi yok eden vahşi elektrik üretimine karşı olduklarını söyledi. Aydın'da üretimde 35 jeotermal enerji santralinin olduğuna işaret eden Atay, jeotermal firmalarına uyarıda bulunarak, "Biraz daha santral kurarsanız, biz öleceğiz, kanser olacağız. Siz çok para kazanacaksınız diye biz ölmek zorunda mıyız? Biz, sağlıklı yaşamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

‘GELECEĞİMİZİ KAPİTALİZMİN HIRSLARINA KURBAN ETMEYECEĞİZ’

Ardından basın açıklaması okundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Aydın Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından 23 Temmuz 2019 günü Resmi Gazete’de bir ilan yayınlandı Bu ilanla Aydın da temmuz sıcağı ikiye katlandı. Çünkü bu ilana göre Aydın sınırları içerisinde

7 adet Jeotermal Kaynak İşletme Ruhsat Sahası,

64 adet Jeotermal Kaynak Arama Ruhsat Sahası,

39 adet Doğal Mineralli Su Ruhsat Sahası ihalelerinin 5-6-7-8 Ağustos tarihlerinde ihale edileceği açıklandı.

İhaleye konu olan sondaj sahalarının toplam alanı 156 bin 824 hektar, ihaleye konu olan JES sahaları merkez dahil tüm ilçeleri kapsıyor. Didim, Söke, Germencik, İncirliova, Koçarlı, Umurlu, Köşk, Kuyucak, Sultanhisar, Yenipazar, Karpuzlu, Karacasu ve Çine olmak üzere toplam 156 bin 824 hektar...

Peki bu santrallerin Aydın'a vereceği nedir: Aydın'dan alacağı nedir?

JES'in kurulduğu yerlerden biliyoruz ki vereceği hiçbir şey yoktur.

Ancak sadece bugünümüzü değil yarınımızı da elimizden alacaktır. Sadece bize ait olan toprağı, suyu, havayı değil, gelecek nesillerin toprağını, suyunu, havasını gasp edecektir. Artık herkes bilıyor. Germencik Alangüllü'de kadim zeytin ağaçlarımız kurudu. Onlar ki ölmez ağaçtır, kutsaldır. Zeytin ağacının vazgeçtiği yerde Ege biter, Aydın biter. Biz Aydın bitmesin, zeytin ağaçları bizden vazgeçmesin diye yağ akan dağlarımıza sahip çıkmak için bugün burada buluştuk

Aydın deyince akla ilk olarak incir gelir. Ama ağır metallerin ve kimyasal maddelerin kirletmesi nedeniyle incir Avrupa da en tehlikeli ikinci tarımsal ürün haline gelmiştir. Biz bugün burada bal akan ovalarımıza sahip çıkmak için buluştuk.

Bugüne kadar Aydın'da 35 jeotermal santral ve 2000'in üzerinde jeotermal kuyu kuruldu ve faaliyet halinde. Bu halde dahi Aydın Türkiye'de en kirli havaya sahip ikinci şehir oldu. Bu halde dahi Aydın ilinin en önemli su kaynağı olan Büyük Menderes, Türkiye'nin en kirli üçüncü nehri haline geldi.

Aydın, tarım ile geçimini sağlamaktadır. Aydınlı için zeytin demek, ekmek demektir; geçim demektir, çocuğunu okutmak demektir, hayat demektir. Bu santrallerle Aydının hayat daman kesilecektir. Ekmeği elinden alınacaktır.

Mevcut jeotermal santrallerin Aydın'ın toprağını, suyunu, havasını, kirlettiği; zeytini, inciri yok ettiği ortadayken 64 yeni santralin kurulması ile Didim’den Nazımiye’ye kadar Aydın'ın ocağına incir ağacı dikilecektir.

Çünkü bu ihale ile Aydın ili yüzölçümünün yüzde 45'ı açık arttırma yoluyla satılacaktır.

Bu gerçekler karşısında “enerji de gerekli, ülke için gerekliyse yapılsın” denmesinin bir anlamı yoktur. Aydın'ın yarısının JES şirketlerine devredilmesinin Aydın'a hiçbir faydası olamaz.

Aydın Valiliği maalesef buralarda sera yapılması ve turizm amaçlı ihale açıldığını duyurmuştur Bizler Aydın’ın yarısını yok edecek bir sera istemiyoruz. Bizim seraya ihtiyacımız yok. Biz iki bin yıldır kadım tarım topraklarına sahibiz. Bizim topraklarımıza adam diksen biter. Dağlarından yağ, ovalarından bal akar! Çine’nin bin yıllık kadim zeytinleri çocuklarımızı doyurur, okutur. Biz bunun elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz. Dedelerimizi, ninelerimizi doyuran zeytin ağaçları torunlarımızı da doyuracak.

Torunlarımız Aydın'ın gökyüzünün altındaki en güzel yer olduğu zamanları fotoğraflarda resimlerde görmeyecek.

Geleceğimizi kapitalizmin kar hırsına kurban etmeyeceğiz.

Anayasa'nın 56.Maddesine göre "Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.

Aydın Valiliği’ni ve diğer tüm devlet kurumlarını bu ödevi yerine getirmeye. Aydın halkıyla birlikte çocuklarımızın geleceğine ve yaşama alanlarımıza sahip çıkmaya bu ihale kararlarını iptal etmeye davet ediyoruz.

Havama, suyuma, toprağıma dokunma! Aydın vatandır, vatan sayılamaz! JES şirketleri Aydın’dan elin çek!”