Avukatlardan birçok ilde eylem: 'Direnmeye devam edeceğiz'

İstanbul, Van, Ankara ve Diyarbakır, Mersin, Adana, Eskişehir ve İzmir baroları 'çoklu baro' yasa tasarısını protesto etti. Avukatlar, "Siz vazgeçmeseniz bile, biz mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Avukatlar özgürdür, özgür kalacak. Savunma susmadı, susmayacak” dedi.



07-07-2020 19:52

Van Barosu, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçen ‘çoklu baro’ yasa teklifinin geri çekilmesi için Van Adliyesi önünde bir araya geldi. Birçok avukatın katıldığı eylemde “Savunmaya dokunma”, “Savunmaya özgürlük”, “Yaşamı savunuyoruz” ve “Siyasal yargı istemiyoruz” yazılı pankart ve dövizler taşındı.

'YANDAŞ MEDYA İLE TOPLUMA YALAN SÖYLÜYORLAR'

Van Baro Başkanı Zülküf Uçar, söz konusu tasarının avukatlık mesleğinin sorunlarına çözüm olmak yerine, daha çok sorunu beraberinde getireceği konusunda uyarı yaptı. ‘Çoklu baro’ düzenlemesiyle baroları bölme, parçalama, işlevsiz hale getirme ve ‘yandaş’ baroların oluşturulmak istendiğini vurgulayan Uçar, “Yurttaşın temel haklarını tamamen siyasallaşan bir yargı sistemi içerisinde arayalım istiyorlar. Hukuksuzluklara, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına itiraz etmeyen, gücünü siyasetten alan, sırtını muktedirlere dayayan bir baro yapısı istiyorlar. Bu yüzdendir ki bizimle görüşmek, bizi dinlemek dahi istemiyorlar. 80 baro olarak defalarca, bizden bağımsız bir yasa düzenlemesinin yapılmaması gerektiğini belirtmemize, gelin yasayı hep birlikte yapalım dememize rağmen bizimle görüşmeyi reddettiler. TBMM’nin kapısına dayanan baro başkanlarının komisyonlarda yer almasını sağlamak yerine bizi meclis önünde taş duvara mahkum etmeye çalıştılar. Bize; ‘davet ettik gelmediler’ diyorlar. Bunu söyleyerek aslında tamamen kendilerine bağladıkları yandaş medya ile topluma yalan söylüyorlar” ifadelerinde bulundu.

'VAZGEÇMEDİK, VAZGEÇMEYECEĞİZ'

İtirazlara rağmen teklifinin Genel Kurul'a sunulduğunu hatırlatan Uçar, “Düzenlemenin Perşembe günü TBMM’ye gelmesini bekliyoruz. Elbette bizler genel kurul sürecinin de takipçisi olacağız. Biz orada olacağız ve yüksek sesle itirazlarımızı bir kez daha haykıracağız. Demokratik, çağdaş ve meslektaşların güncel ve hayati sorunlarına çözüm üreten bir yasanın hep birlikte düzenlemesi gerektiğini tekrar tekrar söyleyeceğiz. Yargı bağımsızlığını tamamen ortadan kaldıracak olan bu yasa tasarısına karşı tüm meslektaşlarımızla birlikte yüksek sesle bir kez daha tekrarlıyoruz; vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Açıklamanın ardından oturma eylemi gerçekleştiren avukatlar, “Savunma susmadı, susmayacak”, “Paralel baro istemiyoruz”, “Bijî berxwedana baroyan (Yaşasın baroların direnişi)” ve “Parastin nayê rawestin (Savunma susturulamaz)” sloganları attı.

'YURTTAŞIN TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİNİ KISITLIYORSUNUZ'

Ankara’da ise Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatların da bulunduğu yüzlerce avukat adliye binasında bulunan Ankara Barosu önünde toplandı. Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan ve baro yönetim kurulu üyelerinin öncülüğünde adliye koridorunda yürüyüş yapıldı. Yürüyüş boyunca, “Savunma susmadı, susmayacak”, “Korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.

Yürüyüşün ardından adliye binası önünde açıklama yapıldı. Baro Başkanı Erinç Sağkan, “Haftalardır bir şey anlatmaya çalışıyoruz. Haftalardır baroların bölünmesinin, parçalanmasının bu ülkeye ne kadar büyük bir zarar vereceğini anlatmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken her şeyi yapmaya çalıştık. Kilometrelerce yol yürüdük, yağmurda ıslandık, darp edildik. Bu ülkenin güvenlik güçleri tarafından kendi şehrimize, başkente sokulmadık. Saatlerce bekletildik, yağmurda, çamurda yılmadık. Şunu anlatmaya çalıştık, yurttaşın en temel hak ve özgürlüklerini kısıtlıyorsunuz, bunu anlatmaya çalıştık” dedi.

'HİÇBİR GÜÇ KARŞISINDA EĞİLMEDİK'

Israrla dinlenilmediklerini kaydeden Sağkan, “Konuyu manipüle etmeye çalıştılar. ‘Davet ediyoruz, gelmiyorlar’ ancak bizi kimse davet etmedi. Biz yazılı olarak talepte bulunduk. Ancak kimse bizi dinlemedi. Bizi bükebilirsiniz, bizi eğebileceğinizi zannedebilirsiniz ama karşınızda dimdik ayakta Ankara Barosu avukatları. Bizi kırabilirsiniz, ancak bükemez ve eğemezsiniz. Hiçbir zaman eğilmedik, hiçbir güç karşısında eğilmedik, bugünde eğilmeyeceğiz” diye konuştu.

'YASANIN ALTINI DOLDURABİLEN YOK'

Sağkan, iktidara şöyle seslendi:

“80 baro bu yasaya karşı, toplumun tüm kesimleri bu yasaya karşı, bu yasayı isteyen yasanın altını gerekçesini doldurabilen kimse yok. Bu yasayı dün çıkarmak isteyenlerin daha sonra haklarında soruşturma başlatıldığında ilk söylediklerinin ‘avukatımı istiyorum’ olduğunu unutmayınız. Yarın bu yasayı çıkarmak isteyenler, bunun için ısrar edenler Türkiye bir hukuk devleti olmaktan tamamen uzaklaştığında yine çıkıp, ilk sözlerinin ‘avukatımı istiyorum’ olacağını unutmasınlar. Bağımsız yargıyı savunanlar hangi kötülüğü yaparsa yapsın yarın ‘avukatımı istiyorum’ dediğinde de yanında olacağız.”

'BU DÜĞMELERİ CÜBBEMİZE DİKMEYECEĞİZ'

Sağkan, çoklu baro düzenlemesinin avukatların cübbesine düğme dikilmesi anlamına geldiğini söyledi. Elindeki düğmeleri gösteren Sağkan, “Son söz olarak bu cübbenin bir anlamı var. Her rengin bir anlamı var. Cebinin olmaması bu mesleğin bir kamu hizmeti olduğunu gösterir. İliği ve düğmesinin olmaması ise bağımsızlığı sembolize eder. Şimdi cübbemize düğme dikmek istiyorlar. Ama onlar istesinler biz bağımsız savunmanın temsilcisi olarak bu düğmeleri cübbemize dikmeyeceğiz” dedi. Sağkan, ardından elindeki düğmeleri yere attı. Bu sırada eylemde bulunan bir avukat, “O düğmeleri Yargıtay ve Danıştay’ın önlüklerine diksinler” sözleriyle tepki gösterdi.

'ŞİMDİ BİR YOL AYRIMINDAYIZ'

Diyarbakır Barosu üyesi avukatlar, Tahir Elçi Konferans Salonu’nun önünde oturma eylemi gerçekleştirdi. “Çoklu baroya hayır” eyleminde konuşan Baro Başkanı Cihan Aydın, “Şimdi bir yol ayrımındayız. Ya baroları işlevsiz hale getiren bu yasa çıkarılacak, avukatlar örgütsüz, yurttaşların temel hak ve özgürlükleri savunmasız kalacak, ya da bu inattan vazgeçilecek, hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne ve bağımsız yargıya geri dönüş konusunda bir kapı aralanacak” dedi.

'TASARI KAPALI KAPILAR ARDINDA ÇALAKALEM YAZILDI'

Aydın, konuya ilişkin süreci şöyle ifade etti:

“Mart ortalarında başlayan bu girişime karşı 80 baro 19 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde bir araya gelerek itirazlarını dile getirdi. Bu yasal değişikliğin baroları bölerek etkisizleştirmeye, yasa ile kendilerine verilen yükümlülükleri yerine getirmeyi engellemeye ve işlevsizleştirmeye dönük bir girişim olduğunu dile getirerek itiraz etmiştir. Ayrıca bu çalışmanın hiçbir aşamasında baroların görüşünün alınmamasına da itiraz etmiştir. Ancak bu itirazlara rağmen kapalı kapılar ardında çalakalem yazılan tasarı meclis adalet komisyonunda görüşülerek yasallaştı.”

Bu süreçle ilgili olarak iktidar yetkililerinin medyaya bazı yanlış haberleri servis ettiğini paylaşan Aydın, baro başkanlarının Ankara yürüyüşü ve ardından yaşananlara ilişkin şu şunları aktardı:

“Bizler baro başkanları olarak bu çalışma ile ilgili Adalet Bakanı, TBMM Başkanı, Kamu denetçiliği, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partileri ziyaret ettik ve itirazlarımız dile getirdik. 19 Haziran’da baro başkanları olarak Ankara’ya yürüdük, Ankara’ya varan baro başkanları 22 Haziranda Ankara’ya sembolik bir giriş yapmak istedik. Yürümek istediğimiz 300 metrelik yoldu. Ancak polis tarafından ablukaya alındık ve 27 saat boyunca polis ablukasında tutulduk. Aynı şekilde Cumhurbaşkanından randevu talep ettik ancak bu talebimiz kabul edilmedi. Ankara’da tüm meslektaşlarımız ile bir miting düzenlemek istedik, ancak pandemi gerekçe gösterilerek yasaklandı. Adalet Komisyonu’nda yasa tasarısı görüşülürken 60 baro başkanı olarak Meclis’in kapısına gittik ve görüşmelere katılarak neden bu yasaya karşı olduğumuzu dile getirmeyi talep ettik. 4 gün süren görüşmelerde Meclis’in kapıları bir kez daha bizlere açılmadı. İnat ve ısrar maalesef sürüyor.”

'BİZ KAYBEDERSEK TÜM TOPLUM KAYBEDECEK'

Cihan Aydın, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Ya baroları işlevsiz hale getirilen bu yasa çıkarılacak, avukatlar örgütsüz, yurttaşların temel hak ve özgürlükleri savunmasız kalacak, ya da bu inattan vazgeçilecek, hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne ve bağımsız yargıya geri dönüş konusunda bir kapı aralanacak. Çünkü biz kaybedersek tüm toplum kaybedecek. Biz kaybedersek tüm avukatlar ve halklarımız savunmasız ve örgütsüz kalacak. Biz kaybedersek Türkiye kaybedecek. Bu nedenlerle bir kez daha parlamentoya sesleniyoruz. Toplumu ve mesleği daha fazla kutuplaştıracak, ayrıştıracak bu değişiklikten vazgeçin. Siz vazgeçmeseniz bile, biz mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Avukatlar özgürdür, özgür kalacak.
Savunma susmadı, susmayacak.”

'CÜBBELERİMİZE DÜĞME DİKİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ'

Eskişehir Barosu'na bağlı avukat ve stajyerler adliye içinde bir araya gelerek alkışlar ve “Savunma susmadı susmayacak” sloganlarıyla adliye önüne yürüdü. Eylem esnasında bazı hakim ve avukatların duruşmaya ara verdiği gözlendi.

Adliye önünde basın açıklamasını okuyan Eskişehir Barosu Başkanı Av. Mustafa Elagöz, “Bugün bizi burada bir araya getiren şey; bir baskı rejiminin her fırsatta masasının altından çıkarıp gösterdiği sopaya hiçbir zaman boyun eğmeyeceğimizi tarih önünde çocuklarımıza anlatma borcudur” dedi.

İktidarın ele geçiremediği baroları bölerek cübbelere ilik açmaya ve düğme dikmeye çalıştığını dile getiren Elagöz, siyasal iktidarın yargının son ayağını da kendi iktidarına bağlamaya çalıştığına dikkat çekti. İktidarın bağımsız baroyu dert edinmediğinin altını çizen Elagöz, meclisteki hukukçu milletvekillerini meslek yeminine ve avukatlık cübbesinin onuruna sahip çıkmaya çağırdı.

“Bilin ki işgal ettiğiniz milletvekilliği göreviniz ölümünüze kadar devam etmeyecek. Bu makamlardaki göreviniz bittiğinde meslektaşlarınızın ve çocuklarınızın bakabilecek yüzünüz olsun” diyen Elagöz, açıklamasına şöyle devam etti:

“Yasanın geçmesine olumlu oy kullanacak hukukçu milletvekilleri; irademizi kimseye bağlamayan Cumhuriyetin avukatları olarak bizler, cübbelerimize düğme dikilmesine izin vermeyeceğiz. Siz düğme dikmek istiyorsanız buyurun dikin. Cübbelerinize dikeceğiniz düğmelerinizle tarihin kara sayfalarında anılacağınızı da asla unutmayın. Biz iktidarız, biz devletiz diyorsunuz. Anayasa tanımam, halk hukuk tanımam her türlü düzenlemeyi yapabilirim diyorsunuz. Yapabilirsiniz. Buyurun yapın. Ancak Baroların bu haklı ve onurlu mücadelesi tarih sayfalarında altın harflerle yer bulacak. Kaybedeceksek de sonuna kadar mücadele ederek kaybedeceğiz.”

'YOĞUN İTİRAZLARA RAĞMEN KOMİSYONDAN GEÇİRİLDİ'

Anadolu Adalet Sarayı önünde de Kartal Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, çoklu baro yasa teklifini protesto etti. Avukatlar adına açıklama yapan Kartal Hukukçular Derneği Başkanı Türkan Kurtulmaz, avukatlık kanununun değişitirilmesini, çoklu baroların kurulmasını sağlayan kanun teklifinin yoğun itiraz yapılmasına rağmen komisyondan geçirildiğini ifade etti.

İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu'nun da katıldığı açıklama, avukatların alkışlarla slogan atmasından sonra sona erdi.

'GÖRÜŞ AÇIKLAMA TALEPLERİ REDDEDİLDİ'

Mersin Barosu yönetim kurulu üyeleri ve avukatların katılımıyla Mersin Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, baroların uzlaşmaz bir tavır aldıklarına ilişkin eleştirileri yanıtladı.

Yeşilboğaz, "Öncelikle baroların uzlaşmaz bir tavır içinde oldukları hususu gerçeği yansıtmamaktadır. Baro başkanlarınca, 01.07.2020 Türkiye Barolar Birliği’ne Adalet Komisyonunda görev yapacak TBB temsilcilerinin baro başkanları arasından belirlenmesi talebinde bulunulmuş, bu talep reddedilmiştir. Yine 02.07.2020 tarihinde Adalet Komisyonu Başkanlığına değişiklik taslağına ilişkin görüş bildirmek üzere görüşmelere katılma talebinde bulunulmuş, bu talep de reddedilmiştir. 02.07.2020 tarihli talep yazısı ile Adalet Komisyonunda baro başkanlarının görüşlerini açıklaması talebi yapılmış ancak bu talebin de reddedildiği bilgisi ulaştırılmıştır. Bu gelişmelerin yaşanması üzerine avukatların ihtiyaçlarının ve yasa değişikliğinin mesleki ve hukuksal zemini bulunmadığının en yüksek perdeden dile getirilmesinin sağlanması amacıyla, Türkiye Barolar Birliğinden komisyon görüşmelerine Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu’nun bizzat katılması talebinde bulunulmuşsa da, bu talep de sonuçsuz kalmıştır." dedi.

'KARARLIYIZ'

Başvurularının sonuçsuz bırakılması üzerine baro başkanları olarak Meclis’e gittiklerini ancak burada baro başkanlarının içeri girmesine ve komisyona katılmasına izin verilmediğini anımsatan Yeşilboğaz, "Burada da, yazılı dilekçelerimizdeki gibi sürece doğrudan dâhil olmak ve tüm görüşmeleri sağlıklı biçimde takip edebilmeyi talep ettik. O gün bu gündür, Adalet Komisyonu tarafından bizimle hiçbir biçimde resmi bağlantı kurulmadı. Ne Meclis Başkanı, ne de Komisyon Başkanı bizimle hiç görüşmedi" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bir ay önce değişikliğin sakıncalarının bildirilmesi için, Cumhurbaşkanlığı'ndan randevu talep ettiklerini, ancak bu talebin de sonuçsuz bırakıldığını belirten Yeşilboğaz şöyle devam etti: “En başından itibaren tüm müzakere yollarını deneyen ve bugün de yasa yapma sürecine aktif olarak katılmak isteyen baroların tüm taleplerinin geçersiz olarak reddedilmesi, Meclis önünde son günlerdeki yaşanan tabloyu ortaya çıkarmıştır. Barolar olarak, bu aşamadan sonra da tüm taleplerimizin arkasında olduğumuzu ve yasa yapma sürecinde aktif olarak katılma kararlılığımızı ve talebimizi bildiriyoruz.

Teklif, alt komisyona sevk edilerek ve trüm demokratik söz hakları kullandırılarak bu yanlıştan dönmek için hala geç değil. Biz baro başkanları olarak Meclis önünde nöbetimizi sürdüreceğiz. Görüşme ve kendimizi ifade edebilme talebimizin de arkasındayız. Bizi içeri almayacaklarsa, burada siz basın temsilcilerinin ve sizin aracılığınızla tüm halkımızın huzurunda komisyona kendimizi ifade etmeye hazır olduğumuzu bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz"

'ADANA'DA ÇOKLU BARO PROTESTO EDİLDİ'

Adana’da Adana Barosu’nun çağrısıyla çoklu baro sistemi protesto edildi. Adana Barosu avukatları ve demokratik kitle örgütleri “Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne karşı Adana Adliyesi Taş Bina önünde basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi.

'İZMİR'DE ÇOKLU BARO PROTESTOSUNA POLİS ABLUKASI'

İzmir'de de İzmir Barosu avukatları Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Avukatların yürüyüşü polis tarafından engellendi.

Bir avukat "Burada yürüyen hiç kimsenin gözaltısı mahkumiyetle sonuçlanmadı. Hepsi beraat. Demek ki burada yürümek suç değil, siz suç işliyorsunuz. Yolu açacaksınız" dedi.

Ardından yürüyüşün kanuna aykırı olduğunu anonslayan polis ıslıklarla protesto edildi.

Uyarıların ardından alanı yine de terk etmeyen avukatlar polis ablukasına alındı. Avukatların alandan çıkması engellendi.

Ardından baroya yürüyen avukatlar baro önünde yaptığı duyuruda 8 Haziran (yarın) 19.30'da Gündoğdu Meydanı'nda toplanma çağrısı yaptı.