Av. Sevgi Evren yazdı | 'Her imzanın bir sorumlusu vardır, Çorlu'da kimlerin imzası var?'



15-03-2021 08:28

Av. Sevgi Evren

8 Temmuz 2018’de Çorlu Sarılar köyünde başlayan yangın hala sürüyor. Uzunköprü’den kalkan tren bir grup sorumsuz-suçlu yüzünden devrildiğinde küçük cennetleri cehenneme çevrildi insanlarımızın. 25 insanımız hayatını kaybetti, 300 den fazla insanımız yaralandı.

3 yıla yaklaşan soruşturma ve yargılama süreçleri ise yangına su dökmekten henüz uzak. Katliam gibi kazada kızını, oğlunu, yeğenini, annesini, babasını, kardeşini, eşini, iş arkadaşını, komşusunu kaybedenler 3 senedir #adalet istiyor. Katliam gibi kazada hiç tanımadığı insanların hayatını kaybetmesine içi yananlar #adalet istiyor. Sorumluların yargılanması için mücadele eden avukatlar, kurumlar #adalet istiyor. Peki niçin? Yangın bir nebze olsun sönsün ve başka kazalar olmasın, başka yürekler yanmasın diye.

Aileler soruyor haklı olarak: Neden büyümedi bizim çocuklarımız?

Aileler soruyor haklı olarak: Her imzanın bir sorumlusu vardır. Çorlu’da kimlerin imzası var?

Aileler soruyor haklı olarak: Asıl sorumluları bırakıp #adalet istediğimiz için neden bize davalar açılıyor?

Birilerinin işini yapmaması, yanlış yapması yüzünden yaşanan bu katliamın sebepleri ve sorumlularının tespiti için süren soruşturma önce ikiye ayrıldı. Siyasiler, bürokratlar ve üst düzey yöneticiler için takipsizlik kararı verildi. Ailelerin bu karara itirazları sürüyor. 1. Bölge yöneticileri hakkında tefrik kararı verilirken, alt düzey 3 yönetici ve bir işçi ismi belirlenerek bunlar hakkında dava açıldı. Temmuzda 3 yılını dolduracak yargılamada alınan raporlarda kaza sebepleri kısmen aydınlatılırken bütün tespitler, mevcut sanıklarla beraber bizi üst kademede yer alan yöneticiler ile siyasiler ve bürokratlara götürmeye başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü yöneticileri bu katliamın sorumluları olarak yargının onlara ulaşmasını bekliyorlar. Bir yandan da tefrik edilen savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerde yine sadece 4 sanıkla bu işin kapanmayacağını ve üst kademe yöneticilerin bu soruşturmaya dahil edilmesini zorunlu kılıyor.

Zira; o birileri işlerini yapsaydı katliam gibi bu kaza yaşanmayacaktı.

- Açılış yapıp şov yapmak uğruna altyapı, trenin geçişine uygun hale getirilmeden yol ulaşıma bir an evvel açılmasaydı,

- TCDD, meteoroloji raporlarını dikkate alıp kurumlarla uyumlu bir şekilde raporlama yapsaydı,

- Menfezlerin yapım, bakım, onarımı yapılsaydı,

- Balast tutucu duvar yapılsaydı, 

- Yol bekçileri kadroları, ihtiyaç olduğu tespit edildiği halde iptal edilmeyip, anlık kontroller sürekli yapılsaydı,

- Tarım arazileri kontrol edilip sel oluşmasına fırsat verilmeyecek şekilde düzenlenseydi,

- Kapasiteden fazla ayakta yolcu taşınmasaydı,

- Risk analizleri doğru yapılsaydı, denetlenseydi ve birileri görevini olması gerektiği gibi yapsaydı bu kaza yaşanmayacaktı.

Geldiğimiz nokta, 3 yıldır 4 sanıkla oyalanan bir mahkeme ve 2 yıldan uzun bir süredir tefrik edilerek açıldığı halde bir türlü hızlandırılmayan, kaza tarihindeki sorumlu isimler çarşaf çarşaf evraklarda yazılı olduğu halde hala tamamlanmayan soruşturmalar...

Kazada hayatını kaybeden Sena Köse’nin annesi Aysun Köse şöyle diyordu: “Rüyamda cumhurbaşkanını gördüm. Ben Çorlu tren katliamında kızımı ve yeğenlerimi kaybettim. Üç sene oldu, bizim için ne yaptınız dedim. SUSTU…”

Geldiğimiz noktada anlıyoruz ki, bu katliamın hesabını susmayanlar soracak, bu katliamın sorumlularını susmayanlar yargılayacak. Kimler mi yargılanacak? Kör gözün gördüğü, alemin bildiği, işte size eksiği var; fazlası yok bir liste:

Biliyoruz ki; hat yenileme çalışmaları sırasında Bakan Lütfü Elvan, kaza sırasındaki Bakan ise Ahmet Aslan. Yine biliyoruz ki, kaza tarihinde Genel Müdür İsa Apaydın. Ve Genel Müdür Yardımcıları ile AR-GE/DERY Daire Başkanı’dan, Demiryolu Bakım Daire Başkanına;  Demiryolu Yapım Daire Başkanından, TCDD Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürüne; ordan TCDD 1. Bölge müdürüne uzanan uzun bir liste.

Kazada hayatını kaybeden Oğuz Arda’nın annesi Mısra Öz, tüm ailelere ve adalet isteyenlere tercüman olarak şöyle diyor: “Çorlu katliamının tefrik bilirkişi raporu. 4 sanık ile 3 yılı geçiren mahkeme heyetini artık gerçek sorumlular konusunda adaleti yerine getirmeleri adına ciddi bir soruşturmaya davet ediyorum.”   

Biz de tüm kamuoyunu 16 Mart’ta bu ciddi yargılamaya tanık olmaya, bu davayı takip etmeye davet ediyoruz.