Ateşli silah düzenlemelerinde ‘kadına şiddet’ yine yok sayılmış

"Ateşli silahlar yönetmeliği kadın cinayetlerini engelleyecek şekilde değiştirildi" iddiası gerçeği yansıtmıyor. "Silah alırken eş rızası eşine sorma düzenlemesi" gibi pek çok hayati düzenleme yok.



06-10-2021 09:24

Bireysel silahlanma kadın cinayetlerini yakından ilgilendiriyor. Çünkü kadın cinayetlerinin birçoğu kolayca edinilen silahlarla gerçekleşiyor. İnternet üzerinden silaha kolayca ulaşabilen erkekler bu silahları kadınlara karşı kullanabiliyor. 2021 yılının ilk 9 ayında erkeklerin ateşli silahlarla öldürdüğü kadın sayısı 121’e ulaştı.

Geçen haftalarda Ateşli Silahlar Yönetmeliği 19’uncu kez değişti. ‘Kadına yönelik şiddetin ve cinayetin engellenmesi için yeni bir adım atıldığı’ iddia edilse de işin öyle olmadığı ortaya çıktı. Yapılan bu değişiklikle birlikte ruhsatlı silah alabilme imkanının önü açıldı. Yönetmelikte ruhsat verilecek iş kollarının kapsamı genişletilirken, birçok maddede de dikkat çekici değişiklikler yapıldı.

Bu değişiklik sonrası 23 Ekim 2017’de Pendik’te Mustafa Yetgin isimli erkek tarafından öldürülen Lise Öğrencisi Helin Palandöken’in babası Nihat Palandöken’le konuştuk. Palandöken, insanların silaha erişimde zorluk çekmediğini belirterek, “İnternette peynir ekmek gibi satılıyor” dedi. Palandöken yapılan bu değişikliklerin olumlu olmadığını söyledi.

‘HELİN’SİZ YAŞAMAK ÇOK ZOR’

Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre; lise Öğrencisi Helin Palandöken daha 17 yaşındaydı. Palandöken, sosyal medya hesabında ‘Gizli bir platonik sapığım var. Sokağa çıkmaya korkuyorum’ diye yazmıştı. 13 Ekim 2017 tarihinde öğrenim gördüğü liseden çıktığı sırada Mustafa Yetgin isimli erkek tarafından pompalı tüfek ile öldürülmüş. Genç kızı silahla öldüren Yetgin ise savunmasında, pompalı tüfeği internetten satın aldığını açıklamıştı.

“Her gün mezarına gidip geliyorum, Helin’siz yaşamak çok zor. Kolsuz, kanatsız, bedensiz bir başım artık. Bir evladım daha var, mücadele etmek zorundayım” diyor Helin Palandöken’in babası Nihat Palandöken...

‘İNTERNET ÜZERİNDEN EKMEK, PEYNİR GİBİ SİLAH SATIŞI YAPILIYOR’

Baba Nihat Palandöken o günden bu yana bireysel silahlanmaya karşı mücadele ediyor. “Başka Helin’ler ölmesin” diyen baba Palandöken, “Biz silahsız bir dünyada yaşamak istiyoruz.  Kardeşçe, insanca yaşamak istiyoruz. Silah satışı o kadar kolay oldu ki bunun bir cezası da yok. İnternette görüyorsunuz, ‘Bana silah lazım’ diyorsun. Kapına kadar geliyor. Bu kadar basit. Bugün internet üzerinden ekmek, peynir gibi silah satışı yapılıyor” ifadelerini kullandı.

‘KİMSE SESİMİZİ DUYMAK İSTEMEDİ’

Kızı Helin’in ne ilk ne de son olduğunu söyleyen baba Palandöken, “Kampanyalar başlattık, kimse sesimizi duymadı. Ya da duymak istemediler. Kimsenin işine gelmedi, çünkü buralarda da inanılmaz bir rant var. Yıllardır ‘Yasa çıkarın’ dedik. Neden çıkarmadılar? Demek ki işlerine gelmedi” dedi.

‘SİLAHSIZ BİR DÜNYADA YAŞAMAK İSTİYORUZ’

Palandöken son olarak şunları söyledi: “İlk başta insanların bu kadar rahatlıkla silahlara ulaşmaması lazım. Herkesin eline silah verilmemesi lazım. Yasaların zorlaştırılması, denetimin sıkılaştırılması lazım. Bu silahı taşıyabilecek durumda mı bu insan? Aslında hiç olmamalı silahlar. Silahsız bir dünyada yaşamamız gerekiyor.”

‘SİLAHLA İLGİLİ SUÇLARI ARTIRABİLECEK BİR DÜZENLEME’

Yürürlüğe giren düzenlemeyi inceleyen Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, “Ateşli Silahlar Yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle silah ruhsatı kapsamının genişletilmesinin bireysel silahlanma açısından tehlike oluşturduğunu vurguladı.

Eskiden 57’ye yakın silah taşıma ruhsatı olan meslek grubu bulunduğunu belirten Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan, yapılan değişiklikle silah taşıma ruhsatı öncelikli meslek gruplarının genişletildiğine dikkat çekerek “Eskiden 57’ye yakın silah taşıma ruhsatı olan meslek grubu vardı, bu daha da günümüze uyarlanmış ve genişletilmiş. Gümrük muhafaza, infaz koruma memurları, cumhurbaşkanlığı çalışanları gibi tartışma konusu olan alanlar vardı, onlar da kapsama dahil edilmiş” dedi.

Akcan’a göre yapılan değişiklikte en önemli noktalardan biri, ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanların infazın üzerinden 5 yıl geçtikten sonra ruhsat başvurusu yapabilecek olması. Akcan; 5 yıl sonra bu kişilerin tekrar ruhsat alabilecek olmasının özellikle sakıncalı olduğunun altını çizdi.

Sonuç olarak; Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Akcan’a göre; yapılan değişiklikler olumlu olmaktan uzak ve bireysel silahlanma açısından tehlike oluşturuyor: “Silah ruhsatının kapsamı daha da genişletilmiş ve kolaylaştırılmış. Keşke Türkiye’de polis ve jandarma dışında kimsede silah olmasa. Taşıma ruhsatını arttırdığınızda maalesef silahla ilgili suçlarda artış oluyor…”

‘CAYDIRICI OLAN HİÇBİR MADDE YOK’

Akcan, bireysel silahlanmanın önüne geçecek bir düzenleme yapılmasının önemine vurgu yaparak buna ilişkin tedbirler alınması gerektiğini ifade etti. Yüzde 85’i ruhsatsız 25 milyon silahın bulunduğu Türkiye’de şiddet vakalarının son 4 yılda yüzde 69 arttığına dikkat çeken Akcan; yeni yönetmelik için “Cinayet, yaralama, gasp gibi olaylarda caydırıcı olan hiçbir madde yok. Bunu da vurgulamakta fayda var” dedi.

Akcan, bu düzenlemenin silahla ilgili şiddeti azaltmadığına aksine taşıma ruhsatını daha fazla güncelleyerek, var olan taşıma ruhsatı mesleklerine ek meslekler eklendiğine dikkat çekerek, “Yani otorite kendi otoritesiyle ilgili taşıma ruhsatlarını genişletiyor” dedi.

BU DÜZENLEMEDE NE YOK?

Akcan, bu düzenlemede neyin olmadığını ise şöyle sıraladı:

Kadına yönelik şiddette bireysel silahlanma ile ilgili çözüm yok

Silah edinim sayısı ile ilgili düzenleme yok

Silah ruhsatı süresi kısaltılmıyor

Açık havada maganda serseri kurşunla ölümlerle ilgili düzenleme yok

Eve silah alırken eş rızası eşine sorma düzenlemesi yok

Silah imhası reklam yasağı yok.

Pompalıya yönelik caydırıcı ceza artırımı yok

Yani silah ruhsatını zorlaştırıcı, silah şiddetine yönelik daha ağır cezalar yok.

Ruhsat başvurusunda bekleme süresi yok.

Eğitime tabi olma yok.

Evde denetim sistemi yok

Otomatik ruhsat iptal etme, belli süre el koyma ile ilgili ciddi düzenleme yok.