Atatürk Üniversitesi’nde 38 işçi tek mesajla işten çıkarıldı: ‘Atanmış rektör cumhurbaşkanına güveniyor’

Sosyal haklarını istedikleri için gece yarısı SMS’le işten çıkarıldıklarını iddia eden Atatürk Üniversitesi lojman çalışanları, 9 aydır rektörlüğe karşı her türlü davayı kazanmış olmalarına rağmen işe iade edilmediklerini söylediler. İşçiler atanmış rektörün cumhurbaşkanına güvendiğini söylerken, rektörlük iddiaları yalanladı.



14-09-2021 15:35

Ayşenur Önal

Erzurum Atatürk Üniversitesi Mali İşler Daire Başkanlığında 10, 15 ve 22 yıla kadar kadrolu olarak çalışan 38 işçi 2017 yılında Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (Türk-İş) bağlı Tez Koop-İş'e üye oldu ve toplu iş sözleşmeleri (TİS) Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı tarafından törenle imzaladı. Sosyal haklarını istedikleri için gece yarısı SMS’le işten çıkarılan Atatürk Üniversitesi lojman çalışanları, 9 aydır rektörlüğe karşı her türlü davayı kazanmış olmalarına rağmen işe iade edilmedi.

Atatürk Üniversitesi lojman işçileri, sözleşmeden kaynaklanan sendikal haklarını istediklerinde “Sizin hakkınız yok. Sözleşmeden kaynaklanan haklarınızdan yararlanmak için üniversiteyi mahkemeye verin” cevabını aldıklarını iddia etti.

Usulsüz bir şekilde gece yarısı SMS’le işten çıkarılan işçiler, rektörlüğe yürüyerek haklarını almak istedi. İşçilerin ve gazetecilerin kalabalık bir şekilde gelmesinin ardından rektör, işten atılanlara ¨Bir yanlış anlama oldu, bize işe iade davası açın ama bu arada da sizi özelden çalıştıralım¨ dediği öne sürüldü. Rektörün sözüne güvenerek işine geri dönen işçiler bu kez de usulsüz bir sözleşme ile işe yeniden alındıklarını öğrendi.

31 Aralık gecesi işten çıkarılan 38 işçi, haberleri dahi olmadan sabah 7’de yeniden işe alındı. 10 Ocak’ta iş başı yapmalarına rağmen haberleri dahi olmadan usulsüz bir şekilde başlatılan sigorta işlemlerini de dava ettiler. Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’nün bu usulsüzlüklerden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK), işçilere ve avukatlara 4 milyon liraya yakın ceza ödediği ileri sürüldü.

SOSYAL HAKLAR TAMAMEN GİTTİ, MAAŞLAR ASGARİ ÜCRET

Ödenen cezalara ve kazanılan davalara rağmen hala özel kadroda çalıştıklarını anlatan işçiler, “Biz şimdi çalışmaya devam ediyoruz ama her türlü mobbing uygulanıyor” dedi. Asgari ücret ile çalıştıklarını ve sendika ile elde ettikleri sosyal haklarına ulaşamadıklarını söyleyen işçiler, “Bu olayı örtbas etmeye çalışıyorlar. Ama biz haklarımızı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘ATANMIŞ REKTÖR CUMHURBAŞKANINA GÜVENİYOR’

Ayrıca rektörün atanmış olduğunu kaydeden işçiler, “Rektör AKP’nin atadığı bir rektör. Seçimde 4 kişi vardı ve en az oyu bu kişi almıştı. Rektör kendini çok güçlü hissediyor, hatta bize toplantıda, ‘benim arkamda cumhurbaşkanı var’ dedi. Bir de müdür var ve o da bize her türü baskıyı yapıyor. Şimdi gündeme geldikçe çekingen davranıyorlar” sözlerine yer verdi.

‘İŞ YERİ SİCİL DEĞİŞİKLİĞİNİ DEVLET ZORUNLU KILDI, KADROYA ALAMADIK’

Atatürk Üniversitesi Medya İlişkileri Birimi Müdürü Dr. Öğr. Cüneyt Korkut ise işçilerin iddialarına yanıt verdi.

Lojman çalışanlarının 2 ile 20 yıl arasında üniversitenin lojmanında çalıştıklarını kaydeden Korkut şöyle konuştu:

“Girdikleri ilk günden beri bizde lojman görevlisi olarak çalıştılar ve lojman küçük bakım onarım personeli olarak çalıştılar şimdiye kadar. Bu işe başlama bildirgelerinde de bu ifade yer alıyor. Şimdi bizde bir iş yeri sicil değişikliğine gittik ve tabiri caizse devlet zorunlu kıldı. Dedi ki, ‘Lojman çalışanlarınızı kadroya alamazsınız, iş yeri sicil değişikliği yapmanız gerek ve onları başka bir birime taşıyacaksınız.’

Biz de onların avukatları ile birlikte sözleşme imzaladık, bütün özlük hakları ile 1 Ocak 2021’de site yöneticiliği bünyesine bu arkadaşları taşıdık. 1999 yılından beri lojman sakinlerinden toplanan aidatlarla ödedik maaşlarını, yani Atatürk Üniversitesi onlara maaş vermedi, lojman sakinlerinden kesilen aidatlarla ödendi.

‘KADRO OLMAYINCA TİS’TEN DE YARALANAMADILAR’

Ama tabii üniversite çalışanı olmayıp lojman çalışanı olmaları nedeniyle taşeron işçi statüsünde değerlendirilmediler. Buna da biz karar vermiyoruz ve bu nedenle kadroya geçirilmediler ve haliyle TİS’ten de yararlanamadılar. Biz de onların kadro talebini yasal yollara başvurarak çözmelerini istedik. Çünkü bu kişiler bölgeye, çalıştıkları işe alışkın arkadaşlar, yani neyin nerede olduğunu biliyorlar. Haliyle bunların kadro alıp çalışmaları bizim de işimize gelir. Yani yeniden 40 kişi almayacağız, kendi yasal hakkınızı kovalayın gibi bir açıklama yaptık. Tabi bu TİS davası açtılar ve Yargıtay’da aleyhlerine sonuçlandı ve onun üstüne biz onlara ciddi bir tazminat ödedik geriye dönük” dedi.

‘KADROYA ALMAK İSTEDİK VE ÇALIŞMA BAKANLIĞI’YLA GÖRÜŞTÜK ALAMADIK’

Ocak ayında yeni sözleşme yapılmasıyla birlikte işten çıkarılıp yeniden işe alınan işçilerin işe iade davası açtığını söyleyen Korkut, “Tabii bu davayı yerel mahkeme reddetti, istinat mahkemesine başvurdular orası da reddetti. Ama çıkan haberlerde hep kazandıkları ileri sürülmüş. Şu an Yargıtay mahkemesinde sürüyor işe iade davası. Olay hala mahkemede sürdüğü için biz bu konuyla ilgili hiç açıklama yapmadık. ‘Bu hukuki süreç sonuçlansın, hukuk ne derse onu yapacağız’ dedik.

Bu dava açan 36 kişi özlük hakları ile birlikte bugün hala çalışıyorlar ve çalışacaklar da. Hiç kimse işten çıkarılmadı, hiç kimse mahkeme kararı ile işe dönmedi. Maaşları da gayet düzgün, zamanında ödeniyor. Taşerondan kadroya alamadık bu arkadaşları, almak istesek de alamadık. Çalışma Bakanlığı’yla da görüştük ve onlar da alamayacağımızı söyledi” sözlerine yer verdi.

‘SGK’YE CEZA ÖDEMEDİK’

İşçilerin asgari ücret aldığı iddialarına da cevap veren Korkut, “Asgari ücret almıyorlar, bizim işçilerimizde 200-300 TL daha fazla alıyorlar. Sözleşmelerinde yazıyordu her şey ve bunu bilerek, isteyerek imza attılar. Devlette devam esastır. Biz elimizden geldiğince yardımcı olmaya da çalışıyoruz” diye konuştu. 

Son olarak SGK’ye üniversitenin ödediği 400 milyon liralık cezadan bahseden Korkut, “SGK’ye TİS’ten soğan haklarını ödedik. 36 kişiye 40-50 bin civarı para ödedik. Ceza ödemedik” dedi.