Artvin’de HES’çilere yargı bile işlemiyor

Artvin’de HES’çilere yargı bile işlemiyor

HES projesi iptal edilen şirket, yeni bir başvuruda bulundu. Şirketin dayanak gösterdiği 2009/7 genelgesini eleştiren Avukat Yıldırım, "Bu genelge ÇED sürecini, alınmış tüm kararları boşa düşürüyor” dedi.

Artvin’de Pilarget Havzası’na yapılmak istenen hidroelekrik santral (HES) projesinin çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu kararının mahkeme tarafından iptal edilmesine rağmen şirket yeni bir başvuru yaptı. İptal kararının gerekçelerini ortadan kaldırdığını iddia eden şirketin, 2009/7 adlı genelgeye dayandırarak sunduğu yeni proje dosyası, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kabul edilerek değerlendirmeye başlandı.

Arhavi’nin Pilarget olarak adlandırılan havzada AB Enerji Üretim LTD. ŞTİ. tarafından yapılması planlanan Saka I-II Regülatörü ve HES projesi için 2013 yılında ÇED olumlu kararı verildi. Geçen ay da HES projesi için hazırlanan imar planları Artvin Belediyesi Meclisi’nde AKP’li ve MHP’li üyelerin oylarıyla onayladı.

MAHKEME İPTAL ETTİ

BirGün’den Gökay Başcan’ın haberine göre; bakanlık tarafından verilen ÇED olumlu kararını bölge halkı yargıya taşıdı. Rize İdare Mahkemesi, ÇED olumlu kararını iptal etti ve HES projesine izin vermedi. Bilirkişi raporuna dayanarak karar veren mahkeme projenin bölgeye vereceği zararlara dikkat çekti.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Dava konusu alanda yapılacak HES faaliyetlerinin su kalitesine, yeraltı sularına, arıcılık faaliyetlerine, tarım faaliyetlerine zarar verecek. Ayrıca ormancılık, erozyon, heyelan, alanlarına yakınlık, taşkın, fauna ve flora durumu başta olmak üzere, endemik bitki ve hayvan türlerinin bulunduğu bölgede yaşayan insanlara-hayvanlara-bitki ekosistemine kabullenilemez sınırlarda zarar vereceği, proje sahasının doğal yaşam için özel bir alan olması ve de bölgeye özgü endemik bitki ve hayvan türlerinin proje sahasının doğal yaşamı dikkate alındığında çevre kanunu ve çevre sel etki değerlendirilmesi yönetmenliği kapsamında çevre üzerinde olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylilerde olmadığı görülmüştür.”

Yerel mahkemenin kararının ardından şirket, Danıştay’a başvurdu. Şirket kararı Danıştay’a taşımasına ve hukuki sürecin devam etmesine rağmen yeni bir başvuruyla hukukun arkasından dolandı.

GENELGE HUKUKA AYKIRI

2009/7 adlı genelgenin hukuka aykırı olduğunu belirten Avukat Halis Yıldırım, "Bu, yurttaşların kazanılmış haklarını ortadan kaldıran hukuka aykırı bir genelde. Bu genelgeyle, daha önceden yargısal denetim geçmiş, kazanılmış davaları ortadan kaldırarak projelerde küçük değişiklikler yaparak yeni bir ÇED süreci başlatıyorlar" ifadelerini kullandı.

Genelgenin ÇED’i anlamsızlaştırdığına dikkat çeken Yıldırım, "Bu projedeki bütün hukuksuzluklar saptanmış, yargısal denetimden geçmiş, dava kazanılmış. Henüz Danıştay’da olan davaya küçük değişiklikler yapılarak mücadelenin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Ama Pilarget halkının kararlılığıyla birlikte bu süreç de başarıyla atlatılacak" dedi.

İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK) sürecinin önceki gün başladığını hatırlatan bölge halkından Hazım Kurdoğlu, "Bakanlık’ta yaptığımız görüşmelerde bilirkişi raporlarını hatırlatmamıza rağmen bize ‘dikkate alınmayacağını’ sadece resmi kurumlardan gelen yazılarla karar vereceklerini belirttiler. Şirketin hukukun arkasından dolanarak yaptığı bu girişimi gayri hukuku ve etik dışı buluyoruz" diye konuştu.

SİT BAŞVURUSU

Bölgenin doğal sit alanı ilan edilmesi için girişimlerde bulunduklarını hatırlatan Kurdoğlu şu ifadeleri kullandı: "Trabzon Bölge Koruma’ya yaptığımız başvurunun ön kabulu yapıldı. Burası endemik bitki cenneti. Bakanlığa bunu da iletmemize rağmen, resmi bir karar olmadığı gerekçesiyle göz önüne almaayacaklarını belirttiler."