Antalya Gençlik Dayanışması: Boğaziçi direnişi memleket meselesidir!

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki kayyum atamasına ve hukuksuz tutuklamalara karşı açıklama yapan Antalya Gençlik Dayanışması, “Üniversiteyi savunmak memleketi savunmak demektir. Ve bu başkaldırı dalga dalga memleketin her yerine yayılacak” dedi. 



03-02-2021 18:13

İzel Sezer - @izelsezer

Antalya Gençlik Dayanışması, AKP Milletvekili Aday Adayı Melih Bulu'nun AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının ardından gelen hukuksuz gözaltı ve tutuklamalara ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Bu mesele, sadece Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin meselesi değildir. Çünkü üniversite meselesi memleket meselesidir” denildi. 

Eğitim-Sen Antalya Şubesi’nde yapılan açıklamayı Nehir Erdoğdu okudu. Antalya’da dün yürürlüğe sokulan 15 günlük eylem ve etkinlik yasağının da eleştirildiği açıklamanın tamamı şu şekilde:

‘MELİH BULU DERHAL İSTİFA ETMELİDİR’

Boğaziçi üniversitesi öğrencileri  30 gündür kayyum rektöre karşı üniversitelerini savunuyor. Homofobik, transfobik, intihalci, sırtını gerici-faşist iktidara dayayan, üniveristenin hiçbir bileşeni tarafından kabul görmeyen , üniversitenin geleneğine aykırı olan Melih Bulu derhal istifa etmelidir.
 
Boğaziçi direnişi; polisin şiddeti, yüzlerce gözaltıya rağmene devam ediyor. Polis, gözaltına alınan öğrencileri; çıplak arama, sözlü taciz, linç, cinsel-fiziksel taciz gibi işkencelere maruz bırakmıştır. Demokratik hakları olan eylemlere katıldıkları için üniversite öğrencilerin erken saatlerde evlerine kapıları kırılarak yapılan baskınlar ve medya üzerinden kriminalize çabalarıyla ilerliyor.

‘HEM LAİKLİĞE HEM DE ÜNİVERSİTE MÜCADELESİNE SALDIRI’
 
Barışçıl eylemler içerisinde olan üniversiteliler, Süleyman Soylu’nun nefret söylemi ve hedef gösterilmesi ile tutuklandılar. Sadece öğrenciler değil, LGBTİ+’lar da iktidarın hedefi haline geldi. Kabe fotoğrafı bahane edilerek LGBTİ+ Aday Kulübü’nün kapatılması kabul edilemez. Bu saldırılar hem ifade özgürlüğüne hem laikliğe hem de üniversitenin mücadelesine bir saldırıdır.
 
Tüm bu karanlık ortamda Boğaziçi direniyor. Tutuklansalar bile ‘şimdi sıra sizde’ diyerek mücadelenin  tutuklama baskı ve gözaltılar ile sönümlendirilemeyecek kadar güçlü olduğunu bir kez daha vurguluyor ve bize güç veriyorlar.

‘BU MESELE MEMLEKET MESELESİDİR’
 
Bu mesele, sadece Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin meselesi değildir. Çünkü üniversite meselesi memleket meselesidir. Üniversiteyi savunmak memleketi savunmak demektir. Ve bu başkaldırı dalga dalga memleketin her yerine yayılacak.
 
Ülkenin dört bir yanından gençler olarak günlerdir alanlardayız. Boğaziçi’ndeki dostlarımızın taleplerine destek için, üniversitelilere uygulana şiddetin son bulması için, gözaltı ve tutuklamaların derhal serbest bırakılması için, gözaltında kaybetme ve işkence gibi suçlara karşı dayanışmak için çıktığımız bu sokaklarda bizler de geleceğimiz için insanca yaşamak için mücadeleyi büyüteceğiz.
 
İşte bu kararlılık ve haklılık Antalya Valiliğini harekete geçirdi ve hiçbir gerekçe sunmadan  bahane uydurmaya gerek dahi görmeden Antalya içerisinde yapılacak tüm yürüyüşler ,oturma eylemleri ,stant-çadır kurma, imza kampanyası, çelenk koyma, afiş ve sticer yapıştırma gibi tüm demokratik haklar yasaklandı. Bu yasaklar ile göz önüne serilen tek şey demokrasi adına kalan ne varsa yok edilmesidir.

‘AŞAĞI BAKMAYACAĞIZ’
 
AKP iktidarı yaşımızın yetmediği 12 Eylül askeri faşist cuntasının koşullarını bize yaşatmaya çalışırken kendisi birçok ilde kongrelerine tıklım tıklım salonlarda devam ediyor. 
 
Bizler AKP’in tüm bu baskı ve şiddetlerine karşı gençlik olarak bir aradayız ve tüm gençliği faşizme karşı mücadeleyi büyütmek için direnmeye çağırıyoruz.
Bir kez daha buradan söyleyelim: Aşağı bakmayacağız!