Antalya Finike'de 14 maden ocağı yapılacak

Antalya Finike'de, Alacadağ'ın ilçeye bakan yüzündeki mermer ocağına yönelik hukuki mücadele sürdüren köylüler 14 mermer ocağı için daha izin verildiğini öğrendi.



14-08-2019 14:42

Antalya Finike'de, Alacadağ'ın ilçeye bakan yüzündeki mermer ocağına yönelik hukuki mücadele sürdüren ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvuran köylüler 14 mermer ocağı için daha izin verildiğini öğrendi. 

Sözcü'nün haberine göre, Finike ilçesi Alacadağ mevkisinde yaklaşık 2,5 yıl önce yaşadıkları dağ evinde öldürülen Ali Ulvi- Aysin Büyüknohutçu çifti ve bölge halkının 13 mermer ocağına karşı yürüttüğü mücadelede, 1 mermer ocağı mahkeme kararıyla kapatıldı. Diğerleriyle ilgili hukuki süreç ise devam ediyor. Alacadağ’ın arka yüzündeki kısmında, yaklaşık 2 yıl önce Gökbük, Arif, Yeşilköy, Yazır, Çamlıbel ve Ernez mahalleleri muhtarlarının öncülüğünde ekoturizm projesi hazırlandı. Projede sona yaklaşan ve eylül ayında proje için bağışladıkları, cumhuriyet döneminden kalma 26 taş evin restorasyonuyla ilk adımı atmaya hazırlanan köylüler, Yazır Mahallesi’nin karşısında mermer ocağı açılacağını öğrendi. Mermer ocağıyla ilgili bilgi almak için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulunan muhtarlar, birine ‘ÇED olumlu’, 13’üne de ‘ÇED gerekli değildir’ izni verilmiş 14 mermer ocağı açılacağı yanıtını alınca şok yaşadı. Muhtarlar öncülüğünde gönüllü avukatların da desteğiyle mermer ocaklarıyla ilgili hukuki mücadele başlatıldı.

6 köyün muhtarı ve köylüler olarak bölgede mermer ocağı istemediklerini belirten Arif köyünün muhtarı Zülfikar Tangut, “Kaymakamlığa, belediyeye, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne dilekçe verdik. Köylerimizde mermer ocağı yaptırmamaya özen göstereceğiz, mermer ocağı istemiyoruz. Mermer ocağı kurulursa bölgemizde tarım biter. Burada tarihi evler var. Biz 6 köy birlikte kırsal turizm projesi hazırladık. Kanyonlar, nehirler, sedir ormanları, çok güzel bir doğa var” dedi.

Yeşilköy Mahallesi’nin muhtarı Ramazan Çobanoğlu ise “Burası cennet gibi sedir ormanlarının ve kızılçam ağaçlarının bol olduğu bir yer. Burada ‘Yazır üzümü’ diye geçen üzümlerimiz var. Bölgede bir tane mermer ocağı var zaten ve büyük zarar veriyor. Sedir ağaçlarının yaprakları kurumaya başladı. Biz 1 tane daha zannediyorduk, 14 olduğunu duyunca cinnet geçiriyoruz. Sera üretimi de yapılıyor, 200 dönüme yakın sera var. Dağın ön yüzü zaten mahvoldu. Turunoçava’ya kadar indi mermer ocakları. Eğer bunlar yapılırsa bizim bu tarafı da mahvedecekler. Biz kesinlikle mermer ocağı istemiyoruz” diye konuştu.