Antalya emek örgütlerinden 1 Mayıs çağrısı: 'Umut birliğimizde, mücadelemizde, dayanışmamızda'

Antalya emek örgütleri, Muratpaşa Kaymakamlığı'nın 1 Mayıs mitingini yasaklamasına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada 30 Nisan saat 15.00'te Antalya Cumhuriyet Meydanı’nda buluşma çağrısı yapıldı.



26-04-2021 12:40

İleri Haber

Antalya Muratpaşa Kaymakamlığı, emek örgütlerinin 1 Mayıs yürüyüş ve miting başvurusunu yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınını bahane ederek reddetmişti. Aralarında Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Antalya Tabip Odası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun yer aldığı emek örgütleri, kaymakamlığın kararına karşı basın açıklaması yaptı.

Emek örgütlerinin basın açıklamasında AKP kongrelerinin kapalı alanlarda kitlesel bir şekilde gerçekleştirildiği ve tarikat şeyhlerinin cenaze törenlerinin hiçbir sağlık kuralına uyulmadan kitlesel bir şekilde yapıldığı hatırlatılırken, "Bu yasaklamaların emekçilerin örgütlenmesine, birleşmesine, mücadele etmesine karşı bir tutum olduğu açıktır" denildi.

Açıklamada ayrıca 1 Mayıs mitinginin yasaklanmasına karşı 30 Nisan saat 15.00'te Antalya Cumhuriyet Meydanı’nda buluşma çağrısında bulunurken "Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu bir dünya ve ülke hayal değil. Sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza verdiğimizde istediğimiz dünya elimizle değecek kadar yakın" ifadelerine yer verildi.

Emek örgütlerinin basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Emeğe Kölelik Ve Ölüm Dayatan Kapitalist Barbarlığa Karşı UMUT BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMAMIZDA

Değerli Basın emekçileri bu yıl yapacağımız 1 Mayıs yürüyüş ve miting başvurumuz Muratpaşa Kaymakamlığı tarafından reddedildi. Gerekçe olarak ise İl Hıfzısıhha Kurulu kararları gösterildi.

1Mayıs bütün dünyada “işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü” olarak kutlanır. Bütün dünyada emekçiler bedeller ödeyerek bu günü egemen güçlere kabul ettirmişlerdir.

Emekçilerin 1 Mayısıta yapacakları mitinglerin yasaklanması işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve sefalatin yaşandığı bu süreçte iktidarın emekçilerden ne denli korktuğunu göstermesi açısından önemlidir. AKP kongrelerinin kapalı alanlarda kitlesel bir şekilde yapıldığı, tarikat şeyhlerinin cenaze törenlerinin hiçbir sağlık kuralı dikkate alınmadan kitlesel bir şekilde yapıldığı AVM lerin açık olduğu bir durumda açık alanda emekçilerin mitinglerinin yasaklanması pandemi ile izah edilemez. Bu yasaklamaların emekçilerin örgütlenmesine, birleşmesine, mücadele etmesine karşı bir tutum olduğu açıktır.

Değerli arkadaşlar biz KESK, DİSK, TMMOB, ANTALYA TABİP ODASı, EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ olarak yasaklara rağmen 1 Mayısı alanlarda kutlayacağız.

30 Nisan saat 15 te Cumhuriyet Meydanı’nda ortak kitlesel basın açıklamamızı  yapacağız. Cumhuriyet Meydanı pandemi kurallarının sağlıklı uygulanabileceği bir alan ve 1 Mayıs mitinglerimizi, etkinliklerimizi uzun zamandır Cumhuriyet Meydanında yapıyoruz.

Değerli arkadaşlar emekçiler pandemi sürecinde açlık ve sefalete terk edildiler. Kapitalist barbarlığın yarattığı yıkımın faturasını milyonlarca insan canlarıyla, doğa ise geri dönüşü olmayan tahribatlarla ödüyor. 

Gözü doymak bilmeyen barbarlık pandemi koşullarında bile sömürü çarklarını milyonlarca işçinin, emekçinin canıyla, kanıyla döndürmeye çalışıyor.

İşçiler, emekçiler durduğunda ekonominin duracağını, hayatın duracağını çok iyi biliyorlar. Bunun için salgın koşullarında kendi varlıklarını sürdürebilmek için milyonlarca emekçiden sağlığından, canından vazgeçmesini istiyorlar.

Bizler; adaletin, demokrasinin, barışın, sendikal hakların yok sayıldığı,  emeğin hak arama yollarının kapatıldığı bir ülkenin emekçileriyiz.

Yıllardır emeğimizle, alın terimizle insanca çalışma, insanca yaşama mücadelesi veriyoruz.

Bugün, salgının günde ortalama 500 insanımızı aramızdan kopardığı koşullarda sömürü çarkları tüm emekçiler gibi bizim için daha acımasız dönüyor.

Krizle birleşen pandemide sorunlarımız katlanarak artıyor.

Ekmeğimizin her geçen gün küçüldüğü,

Haklarımızın, özgürlüklerimizin ortadan kaldırıldığı

Her seferinde bizim değil,  sermayenin, patronların yüzünü güldüren

Bu bozuk düzen,  bizim düzenimiz değildir.

Bu düzene ARTIK YETER diyoruz.

Emeğin sömürülmediği,

Herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işinin olduğu, 

Ekonomik krizlerin, salgınların faturasının emekçilere yıkılmadığı,   

Kimsenin cinsiyetinden, kimliğinden, inancından dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği, 

Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırıldığı,

Eşit yurttaşlığın, barış ve kardeşliğin hakim olduğu,

Sendikal hak ve özgürlüklerin, hak arama yollarının önünün açıldığı, grevlerin yasaklanmadığı, 

Düşünmenin, düşünceyi ifade etmenin,  itiraz etmenin cezalandırılmadığı,

Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu

Gündüzlerinde İşsiz Kalınmayan, Gecelerinde Aç Yatılmayan BİR DÜNYA VE ÜLKE İSTİYORUZ!

Bu bir hayal değildir. Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hâkim olduğu bir dünya ve ülke hayal değil. Sömürü, yoksulluk ve baskı düzenine karşı omuza omuza verdiğimizde istediğimiz dünya elimizle değecek kadar yakın.

BÖYLE BİR DÜNYA VE ÜLKE İÇİN,

UMUT SENDE! UMUT BİZDE!

UMUT BİRLİĞİMİZDE, MÜCADELEMİZDE, DAYANIŞMAMIZDA!

İNSANCA BİR YAŞAM, DEMOKRATİK BİR ÜLKE UMUDUMUZU

OMUZ OMUZA BÜYÜTMEK İÇİN  ALANLARDAYIZ."