Ankara'da 'tecavüzcü Musa Orhan' protestosu

Ankara Kadın Platformu, Batman'da Musa Orhan tarafından tecavüze uğradığını duyurarak intihar eden İ.E.’nin ölümü sonrası açıklama yaparak tecavüzcünün uzun süre boyunca tutuklanmamasını protesto etti.



20-08-2020 14:14

İleri Haber

Batman'da 16 Temmuz günü bıraktığı mektupla uzman çavuş Musa Orhan tarafından tecavüze uğradığını duyurarak intihar eden İ.E.’nin ölümü sonrası Ankara Kadın Platformu bir açıklama yaparak “Tecavüzü aklamanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

Tüm-Bel-Sen Genel Merkezi'nde yapılan açıklamada “Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok” diyen kadınlar, Batman’da uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüz ettiği İ.E.’nin intihara sürüklenmesini protesto etmek için bir araya geldi.

''Taciz ve tecavüz failleri cezasız kalırken, kadınlar  şiddete uğrar ve öldürülürken bir yandan  da mücadele  eden kadınlar cezalandırılmaya çalışıyor'' denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

'KADIN DAYANIŞMASI ERKEK EGEMENLİĞİNDEN DAHA GÜÇLÜDÜR'

Bugün burada, Batman’da uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüz ettiği İ.E.’nin intihara sürüklenmesini protesto etmek için “Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok”, “Tecavüzü aklamanıza izin vermeyeceğiz” demek için toplandık. 

İ.E., Batman’da uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğradıktan sonra intihar girişiminde bulundu. 16 Temmuz'dan bu yana hastanede olan İ.E.  yaşam mücadelesini kaybetti. İ.E., kaleme aldığı mektubunda; kendisine tecavüz ettiğini söylemesine rağmen Musa Orhan elini kolunu sallayarak serbest bir şekilde dolaştı. İ.E.’nin yaşamını yitirmesinin ardından Devlet yetkililerinin ya da yakınlarının fail olduğu sayısız vakada, Musa Orhan gibi sayısız fail için ancak sosyal medyadan yükselen tepkiler ve kadınların mücadelesiyle yakalama kararı çıkarılıyor. Zeynel Abakarov, Hasan Bilgili, Şirin Ünal gibi sayısız şüpheli yargılanmadan, ceza almadan aramızda dolaşıyor.

'FAİLLER SIRTLARI SIVAZLANARAK SERBEST BIRAKILDI'

Çocuklara yönelik cinsel taciz ve tecavüz suçlarının, tüm Türkiye’de büyük bir sorun olduğunu biliyoruz. Ancak Kürt kentlerinde özellikle devlet bu istismar ve tecavüz olaylarına göz yumuyor. Çocuklara ve kadınlara yönelik taciz ile tecavüzün sistematik biçimde devrede olması ve bu saldırıların faillerinin korunması bu saldırıların özel savaş politikalarının bir parçası olarak uygulandığını göstermektedir. Öyle ki, daha geçen aylarda; Dersim, Şırnak, Ağrı, Mardin başta olmak üzere Kürt illerinde kolluk eliyle gerçekleştirilen tecavüz ve cinsel istismar olaylarında failler tutuklanmayıp adeta sırtları sıvazlanarak serbest bırakıldı.

Arkasında devleti gören kolluk eliyle gerçekleşen tecavüz ve cinsel saldırı olayları cezasızlık ile sonuçlandığı için daha fazla yayılmaya devam ediyor. Çok açık ki, Devlet taciz ve tecavüzü örtüyor, tacizciyi koruyor. Oysa devletin görevi; suçu aklamak değil, tecavüzcüyü tutuklamaktır. Cinsel istismar ve tecavüz failleri cezalandırılmadıkça, bu tür suçlar artmaya devam edecektir.

İktidar ve ortakları, tecavüz failini tutuklamak yerine, istismarı meşrulaştırıcı algı operasyonları yaratarak istismarı suç olarak göstermemekteki ısrarını sürdürüyor. Yine, kadınların en büyük kazanımı olan ve çocuklara yönelik cinsel istismar ve tecavüz suçlarında caydırıcılığı olan İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmek istenmesi cinsiyetçi ve erkek egemen politikalarının bir parçası olduğu çok net.

'YOL ARKDAŞIMIZ SERBEST BIRAKILSIN'

Taciz ve tecavüz failleri cezasız kalırken, kadınlar  şiddete uğrar ve öldürülürken bir yandan  da mücadele  eden kadınlar cezalandırılmaya çalışıyor. Kadın mücadelesinde yan yana  yürüdüğümüz Eğitim-Sen  Merkez  Kadın  Sekreteri  Derya Yulcu  günlerce  gözaltında tutulduktan sonra dün gece tutuklandı. Sendikal faaliyetleri ve  kadın mücadelesi kriminalize edilerek tutuklanan  yol arkadaşımız derhal serbest bırakılsın.

Biz kadınlar, bedenimize yönelik her türlü saldırılara karşı, taciz, tecavüz ve istismar suçlarına karşı her alanda, her platformda sesimizi yükseltmeye; birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz biliyoruz ki, kadınlar birlikteyse güçlüdür, biz biliyoruz ki kadın dayanışması erkek egemenliğinden daha güçlü ve örgütlüdür.

Tüm kadınlara çağrımızdır; gelin birlikte istismar ve tecavüzün aklanmasına karşı mücadele edelim.