Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler birçok üniversitede anıldı

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler, katliamın 4. yılında birçok üniversitede düzenlenen anma programıyla anıldılar.



10-10-2019 15:35

İleri Haber

Ankara'da 10 Ekim 2015'te IŞİD'in Emek, Demokrasi ve Barış Mitingi'ne düzenlediği canlı bomba saldırısında ölen 103 kişi birçok üniversitede düzenlenen anma programlarıyla anıldı. 

İstanbul Üniversitesi'nde ve Boğaziçi Üniversitesi'nde Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler basın açıklamasıyla anılırken; İstanbul Teknik Üniversitesi'nde ise üniversiteliler, Ankara Katliamı'nda yitirdikleri sıra arkadaşları Güney Doğan'ı kendi fakültesi olan İnşaat Fakültesi Orta Bahçe'de andı.

İstanbul'daki üniversite öğrencilerinin ortak anma programı Beyazıt Meydanı'nda gerçekleşti. Üniversiteliler, "10 Ekim için adalet, katillerden hesabı gençlik soracak" yazılı pankartla Beyazıt Ana Kapı önünde toplandı.

Öğrencilerin yaptığı basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

"Bundan 4 yıl önce Ankara'da tren Garı önünde binlerce insan, barış ve özgürlük taleplerini yükseltmek için bir araya geldiler. Amed'de, Suruç'ta, ve diğer saldırılarda olduğu gibi direnişin kararlılığıyla sokakları, meydanları dolduranlar ardı ardına patlayan bombalarla susturulmak istendi.

Alana ambulanslardan önce ulaşan polisler, patlayan iki bombanın etkisiyle yaralanan, katledilen yakınlarını arayan eylemcilere, copları ve gaz kapsülleriyle saldırdı. 

Devletin, Suriye Savaşı'nın başından beri desteklediği cihatçı, katil IŞİD çeteleri dünyanın pek çok yerinde katliamlar gerçekleştirdi. AKP iktidarının çetelerle birlikte gerçekleştirdiği bu katliam baskılara rağmen güçlenen toplumsal muhalefetin her kesimine yapılmış bir saldırıydı. 

İktidarını, gücünü korumak için baskıyı ve şiddeti kullanan AKP,  onca istihbarat bilgisi ellerindeyken katliama göz yumarak katliamın faillerinden biri oldu. Baskı ve şiddet mekanizmalarının her türünü, mücadele edenlerin üzerinde kullanan, kendisine karşı direnen tüm kesimlere faşist baskı politikalarıyla cevap veren siyasi iktidar, kendi gücünü kaybediyor olduğunun bilincinde olarak bu katliamları gerçekleştiriyordu. Çünkü, cihatçıların Ortadoğu’da güçlenmesi için hareket eden iktidar karşısında her daim, eşitlik ve özgürlük için mücadele eden muhalefet olmuştur. 

Takip eden süreçte, katliamda yaşamını yitirenlerin yoldaşları, aileleri ve katliamda yaralananlar devlet şiddetinin hedefi olmaya devam etti. Suruç'ta, Amed'de, Ankara' da patlayan bombalar hükümette olan siyasi partinin hükümeti kaybetmeme, çoğunluğun itaatini kazanma çabasının bir ürünüydü, barış ve kardeşlik ortadan kaldırılarak milliyetçilik ve şovenizm büyütülmek istendi. Ama bu faşist baskı politikaları ona yetmedi. Katledilenler ve yakınları topluma terörist olarak gösterilerek ülke tarihinin en büyük katliamlarından biri halkın gözünde meşrulaştırılmak istenmiştir.

Yaşamın her alanında baskıya, tutuklamalara, katliamlara karşı direnenler adalet ve özgürlüğe olan inançlarıyla mücadele etmeye bıkmadan usanmadan devam ettiler. İktidarın içine düştüğü siyasi ve ekonomik kriz derinleşerek büyümeye devam etti.  Sokaklarda, mahallelerde, liselerde, üniversitelerde bir araya gelenler bugün bu çatlağı derinleştirmeye çağırıyor.

Bizler, bu coğrafyada mücadele eden devrimci gençlik örgütleri olarak ne katledilenleri unuttuk ne de katilleri affettik. 

Sözde adalet dağıtan mahkemelerde, göstermelik davalarla katliamın sorumluları ortaya çıkarılmadı. Adalet sağlanmadı. Bizler bu katliamın tanıkları olarak adalet mücadelesinin tıpkı 10 Ekim günü sokağa çıkan binlerin yaptığı gibi direnişle, sokakta kazanılabileceğini biliyoruz. 

Katillerden hesap sorana dek adalet mücadelemize devam edeceğiz.

10 Ekim'i unutma unutturma!"

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ

Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenlerin anıldığı bir başka üniversite ise Boğaziçi Üniversitesi'ydi. Kuzey Piramitler'de toplanan üniversiteliler, okula "10 Ekim için adalet, katillerden hesabı gençlik soracak" pankartı astılar. Üniversitelilerin düzenlediği basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

"10 Ekim için adalet, katillerden hesabı gençlik soracak!

7 Haziran'da tek başına iktidar olamayan AKP; katliama, imhaya, inkara, gözaltı-tutuklamaya dayalı bir savaş konseptini başlattı. 
5 Haziran HDP mitinginde, 20 Temmuz'da Suruç'ta, AKP-IŞİD iş birliğiyle katliamlar gerçekleşti. Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'de ilan edilen sokağa çıkma yasakları, taramur edilen kentler ve toplu kitle katliamları ile Türk ve Kürt halkları, savaş politikaları ile teslim alınmak istendi. IŞİD'in diğer hedefi, 10 Ekim 2015'te barış talebi ile Ankara Garı'nda buluşan binlerce insan oldu. Ankara Garı'nda devletin katliam siyasetine karşı, toplumsal muhalefetin bileşenleri, birlikte durmak ve barış talebini başkent meydanlarından daha güçlü haykırmak için buluşmuştu. Devlet Ankara'da savaşa karşı barış diyenlere, barbar IŞİD çeteleri eliyle gerçekleştirilen bir katliam ile yanıt verdi. IŞİD'e tırlarla silah taşıyanlar, barış talebini, savaş siyaseti ile karşıladı. Aradan geçen dört yılda Ankara katliamının faillerinin açığa çıkartılmasında ve katillerin yargılanmasında hiçbir ilerleme yaşanmadı. Devlet aklı, göstermelik cezalar ile davayı kapatmaya, katliamın siyasi sorumluları gizlemeye çalıştı. 

7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki defterler açılırsa kimse insan içine çıkmaz diyen Davutoğlu'na soruyoruz Ankara ve diğer devlet katliamları hangi siyasi çıkarlar uğruna, kim için gerçekleştirildi? 

Ankara katliamının 4. yılında gençlik örgütleri olarak ilk günkü öfke, acı ve hesap sorma bilinci ile sokaklardayız ve katillerin peşine bırakmayacağız! Ankara Gar'ında barış talebimizi kana bulayanlardan, yaralıların hastaneye taşınmasını engelleyenlerden ve yaralıların üstüne gaz atanlardan soracak hesabımız var. Ankara başta olmak üzere tüm devlet katliamlarının aydınlatılması, katillerin yargılanması ve siyasi sorumlularının açığa çıkarılması için sokak sokak, kampüs kampüs mücadele edeceğiz. Savaş çığırtkanlıkları yaparak üniversiteleri teslim almak isteyenlere karşı, bir kez daha söylüyoruz katliamın 4. yılında üniversiteleri mücadele alanlarına çevireceğiz. Bu yıl 20 Temmuz'da yaptığımız gibi, 10 Ekim'de de gençliğin birleşik mücadelesi, sokaklarda Ankara'nın hesap sormaya ve adalet mücadelesini büyütmeye dönüşecek. 20 Temmuz'da söylemiştik: Gençliğin katliamlara karşı duruşu yasak ve engel tanımayacak! 

10 Ekim'de tüm gençliği katliamların hesabını sormaya ve 10 Ekim için adalet demeye çağırıyoruz."

İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

Ankara Katliamı'nın 4. yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde anma programı düzenleyen üniversiteliler, katliamda yitirdikleri sıra arkadaşları Güney Doğan'ı kendi fakültesinde andı. İnşaat Fakültesi Orta Bahçe'de düzenlenen anma programında "Güney Doğan'ın anısı bu fakültede yaşıyor" pankartı taşıyan üniversiteliler, Güney'in anısının bu fakültede yaşayacağını vurgulayarak Güney'in mücadelesini yaşatacaklarını belirttiler.