Ankara Kadın Platformu'ndan Afganistanlı kadınlarla dayanışma eylemi: 'Dayanışmamız sınır tanımaz'

Ankara Kadın Platformu, Taliban'ın yönetimi ele geçirmesiyle Afganistanlı kadınların uğradıkları şiddete, baskıya ve zulme karşı dayanışma eylemi yaptı. Eylemde okunan basın açıklamasında "Afganistan’da güçlenen şeriat rejimine karşı bütün dünya kadınları olarak ses çıkarmalıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun bir kadın güvende değilse hiçbirimiz güvende değiliz!" denildi.



25-08-2021 20:14

İleri Haber

Ankara Kadın Platformu, Afganistan'da Taliban'ın ülke yönetimini ele geçirmesiyle Afgan kadınların uğradıkları şiddete, baskıya ve zulme karşı başlattıkları direnişe destek vermek için bir araya geldi.

Sakarya Caddesi'nde toplanan kadınlar, Afgan kadınların, LGBTİ+'ların Taliban tehdidi altında olduğunu belirtti.

Eylemde "Afganistanlı kadınlar yalnız değildir" pankartı açılırken, sık sık "Kadınlar birlikte özgürleşecek" sloganı atıldı.

Afganistanlı kadınlarla dayanışma eyleminde ayrıca basın açıklaması okundu.

Basın açıklamasında "Hayatları için direnen Afganistanlı kadınların yanındayız. Dün nasıl Rojavalı kadınlar IŞİD’in erkek şiddetine karşı direndiyse, bugün Afganistanlı kadınlar Taliban şiddetine karşı direnişte. Afganistan halkının Taliban karşısında kendi yaşamlarını yeniden kurmak için bağımsız ve kendi iradelerine dayanan bir yol bulacağına inanıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Ankara Kadın Platformu'nun basın açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Afganistan’da başta ABD olmak üzere birçok emperyalist ülkenin sürdürdüğü işgal politikaları, geçtiğimiz günlerde Taliban’ı iktidara getirdi. Afganistan’da Taliban rejimi altında can güvenliği olmadığını söyleyen kadınların çığlığı bütün dünyaya yayılıyor. Artık Afganistan’da kadınlar, çocuklar, LGBTİ+lar, sanatçılar, bilim insanları, insan hakları savunucuları… kısacası Taliban karşıtı olan, özgürlüğünü ve hayatlarını savunmak isteyen hiç kimsenin can güvenliği yok. 

Afganistan’dan Irak’a, Suriye’ye sözde demokratik devletler kurma yalanıyla başlatılan savaşlar ve işgal politikaları iç savaşları, suç örgütüne dönen kukla hükümetleri, yoksulluğu getirdi. Şimdi ise istediği sonucu alamayan ABD emperyalizmi bu savaş artık kârlı olmaktan çıktığı için Afganistan’dan çekildi. Çekilirken de iktidarı teslim etmek üzere Taliban’la masaya oturdu. Pakistan’dan Çin’e, İran’dan Rusya’ya bölge güçleri de kendi bölgesel çıkarları için bu yeni durumu nasıl kullanacaklarının peşinde. Türkiye açısından da durum farklı değil. NATO çatısı altında yürütülen işgal operasyonuna Türkiye daha en başından dahil oldu, 20 yıl boyunca Afganistan’da işgale hizmet etti. Şimdi de Erdoğan Taliban’la irtibat halindeyiz diye açıklama yapıyor. Afganistan’da yaşanan yıkımın, Taliban rejiminin işlediği ve işleyeceği suçların sorumlusu 20 yıldır NATO çatısı altında işgal ve savaş politikalarını sürdürenlerdir. Bu yıkımın sorumlusu olan emperyalizmin Afganistan halkına vadedebileceği hiçbir şey yoktur.

Taliban’ın Kabil’i devralmasıyla önce kadınların dayanışma çığlığı ülke sınırlarını aştı. Biliyoruz ki bu tesadüf değil. Çünkü biz kadınlar dünyanın neresinde, hangi koşullar altında olursa olsun hayatlarımız için direniyoruz. Ana akım medya Taliban’ın “Kadın haklarına saygı göstereceğiz” sözünü yayarak Taliban’ın geçmişte gerçekleştirdiği katliamların üstünü örtmeye, Taliban’ı sempatize etmeye çalışıyor. Taliban dini gerekçe olduğu ileri sürerek kadınlara “yalnızca bizim istediğimiz gibi giyinebilirsin, yalnızca bizim uygun gördüğümüz kitapları okuyabilirsin, yalnızca bizim buyurduğumuz kişilerle sokakta yürüyebilirsin” diyerek kadınların her alanda söz söylemesini engelliyor, kadınların temel haklarının hepsini gasp ediyor. Kabil'den gelen ilk haberlerde duvardaki kadın resimlerinin boyayla kapatıldığı, Herat'ta kadınların üniversiteye sokulmadığı, bazı kadınların evlerinin kapılarına dayanıldığı, kadınlara peçe takma zorunluluğu getirildiği, kadın gazetecilerin çalışmasına engel çıkarıldığı, kadınların evlerinin balkonlarına dahi çıkarılmadığı, sokağa tek başına çıkan bir kadının sokak ortasında katledildiği vardı. Taliban Afganistan’da kalmaya, kadınlara zulmetmeye devam ettikçe Afganistan’da hiçbir kadın, hiçbir çocuk, hiçbir LGBTİ+ güvende olmayacak.  Afganistan’da güçlenen şeriat rejimine karşı bütün dünya kadınları olarak ses çıkarmalıyız. Dünyanın neresinde olursa olsun bir kadın güvende değilse hiçbirimiz güvende değiliz!   Bugün tüm dünya kadınları için mücadeleyi büyütmeliyiz! Afganistanlı kadınlar “bizi öldürmeye geliyorlar, yardım edin” diye çağrılar yapıyor. Her şeyi göze alıp sokağa çıkan Afganistanlı kadınlar çalışma hakkını, eğitim hakkını ve siyasete katılım hakkını istiyorlar. Güvenli bir toplumda yaşama haklarını istiyorlar. Hayatlarını, eğitim haklarını, siyasete katılma haklarını, özgürlüklerini isteyen; haklarından vazgeçmek istemeyen Afganistanlı kadınların seslerine ses olmak için bugün sokaktayız.

“Taliban’ın inancıyla ters yanımız yok” diyen şimdi de Taliban’la irtibat halinde olduğunu açıktan ilan eden 12. Cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Kadın bedenini savaş ganimeti olarak gören Taliban örgütüyle hiçbir görüşme, anlaşma yapılamaz. Afgan kadınların yaşamlarını tehdit eden Taliban’la pazarlık yapmayın, anlaşmayın, tanımayın!

IŞİD’in 2014 yılında Şengal’de yaşayan Ezidi halkına uyguladığı soykırımda savaş ganimeti olarak rehin aldığı kadınlar ve çocuklar köle pazarlarında satılmıştı. binlerce kadın ve çocuk hala kayıpken, küllerinden yeniden doğmaya çalışan, kadınların öncülüğünde yeni bir yaşamı inşa eden Şengal halkı şimdi de Türkiye Devletinin yapmış olduğu hava saldırılarıyla yeni bir katliamla karşı karşıya. Şengal’de bir hastaneye yapılan hava saldırısı sonucu doktor olan Muhlise Sidar’da hayatını kaybetti.  Cihatçı çete İŞİD’in bıraktığı yerden Ezidi halkını katletmek isteyen AKP Hükümeti ‘ni bir kez daha uyarıyoruz! Savaş ve işgal politikalarından biran önce vazgeçin! Bizler kadınlar olarak bu politikalarınıza karşı kadın dayanışmasını  büyütüyor, barışı bu topraklara hakim kılmak için mücadele ediyoruz!

Erkeklerin çıkardığı savaşlar sonucunda ortaya çıkan mültecilik krizi devletlerin sorunudur! Devletlerın sorumluluk almaması ve ırkçı söylemlerin yükselmesi sonucu geçtiğimiz günlerde Altındağ’da mültecilere yönelik ırkçı saldırıların sorumlusu AKP-MHP hükümeti ve parti binalarına  ‘sınır namustur’ yazısını asarak cinsiyetçi ve ırkçı söylemlerde bulunanlardır! Biz kadınlar olarak sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı mümkün kılmak için beraber yol yürüyor, birbirimizden güç alıyoruz.

Hayatları için direnen Afganistanlı kadınların yanındayız. Dün nasıl Rojavalı kadınlar  İŞİD’in erkek şiddetine karşı direndiyse, bugün Afganistanlı kadınlar Taliban şiddetine karşı direnişte. Afganistan halkının Taliban karşısında kendi yaşamlarını yeniden kurmak için bağımsız ve kendi iradelerine dayanan bir yol bulacağına inanıyoruz. Bu mücadelenin başını kadınların çekeceğini  günlerdir Taliban’ın silah kullanmasına rağmen devam eden sokak gösterilerindeki kadın direnişçiliğinden görüyoruz.5 Tüm kadınları uluslararası dayanışmaya, Afganistanlı kadınların çığlığına ortak olmaya çağırıyoruz."