Ankara Devlet Tiyatroları'ndaki işinden çıkarılan Subaşıgiller: İnancım nedeniyle işime son verildi

8 yıldır çalıştığı Ankara Devlet Tiyatroları'ndan gerekçesiz bir şekilde çıkarılan Lüfü Subaşıgiller, açtığı dava sonucunda işe iadesi yapıldıktan sonra kendisiyle yapılan bir aylık sözleşmenin ardından tekrar işten çıkarıldı.



08-07-2020 23:32

Rojda Bakan 

Ankara Devlet Tiyatroları'nda 8 yıldır çalışan 39 yaşındaki Lütfü Subaşıgiller, gerekçesiz bir şekilde işten çıkarıldığını ve dava açıp işe iadesi sağlandıktan sonra kendisiyle bir aylık sözleşme yapıldığını ve bir ayın sonunda işine yeniden son verildiğini anlattı.

'İNANCIM YA DA TORPİL NEDENİYLE İŞİME SON VERİLDİ'

İşte oyun hazırlığı içerisindeyken 2 Ocak 2020 tarihinde kurumdan arandığını ifade eden Lütfü Subaşıgiller, kendisine yalnızca üzerinde "Bizimle çalışmanız uygun bulunmamıştır" yazılı bir kağıt verildiğini söyledi. Subaşıgiller yaşadıklarını şöyle anlattı:

"O gün 'Siyahlı Kadın' oyununun sinevizyon görevlisi olarak görevliydim. Dekor kurulumu yapıp gerekli teknik işleri hallederken kurumdan aradılar. Kuruma çağırdılar, oysa ben kurum müdürlüğünden uzak bir sahnedeydim ve 'Oyun için hazırlık yapmam gerekli sonra gelsem olmaz mı?' dedim. 'Acil almanız gereken bir evrak var' dediler ve bende kuruma gittim. Sözleşmemin sonlandırıldığını sarı bir zarf içindeki dosyada gördüm. Sonra tekrar oyunun devam edebilmesi için işten atılmama rağmen bundan değerli seyircilerimizin etkilenmemesi için sahneme döndüm. Geri kalan hazırlıkları yapıp oraya benim durumumdan dolayı çağrılmış başka bir sinevizyon görevlisine oyunun neresinde neler yapacağını göstererek sahneden ayrıldım. Benimle beraber Devlet Tiyatrosu Opera Ve Güzel Sanatlar olmak üzere 150 kişi çıkarıldı. İlk çıkarılma nedenimin tam olarak ne olduğu konusunda kesinlikle emin değilim. Protestan Hristiyan olduğum için inancım olabilir, az kadro olabilir ya da yerimize başka torpilli kişilerin istihdam edilmesi olabilir…"

'İŞE İADE EDİLDİKTEN BİR AY SONRA TEKRAR ÇIKARILDIM'

Ocak ayında işten çıkarılmasının ardından Ankara 9. İdare Mahkemesi'ne dava açtığını ve mahkemenin nisan ayında yürütmeyi durdurma kararı verdiğini söyleyen Subaşıgiller, devlet tiyatrosunun bu karara itiraz ettiğini fakat bu itirazı Bölge İdare Mahkmesi'nin reddettiğini belirtti.

Kurumun kendisini 1 ay sonra çağırarak sadece bir aylık sözleşme yaptığını dile getiren Subaşıgiller, "Oysa diğer yürütmeyi durdurma alan arkadaşlarımızla 6 aylık sözleşme yapıldı. Hatta bazı kişilerin davalarını geri çekmesi karşılığı 1 yıllık sözleşme imzalandı. Ve benim bir aylık süremin dolması sonucu tekrar kurum tarafından işten çıkarıldım. Bu durumda yine Ankara 3, İdare Mahkemesi'ne itiraz ettik, sonucu beklemekteyiz. Bana yapılan bu negatif ayrımcılığın sebebinin Hristiyan olmam ve Ankara'da yerel bir kilisede gönüllü çalışmalar yapmam olduğunu düşünüyorum. Kurum yetkilileri ile sürekli görüşmelerim sonucu kurumun bürokrat kısmından edindiğim intiba, yöneticilerin benim Hristiyan olmamdan dolayı bu kurumda beni çalıştırmak istemediklerini anlamaktayım" dedi.

'LAİKLİK İLKESİNE TERS DÜŞMEKTEDİR'

İşten çıkarıldıktan 6 ay sonra 7 yıldır evli olduğu Amerikalı eşine oturum izni verilmediğini dile getiren Subaşıgiller, "Aile birliğimiz hiçe sayılarak 10 gün içinde hiçbir neden gösterilmeksizin yurtdışına çıkması istenmiştir. Bu durum ise Anayasa'nın bize izin verdiği kişisel inançlar ve inanç özgürlüğünü hiçe saymak, hem benim işim hemde eşimin sınırdışı edilme çabası laiklik ilkesine ters düşmektedir" beyanında bulundu.

Son olarak Subaşıgiller, "Bu durumda biz hala çok sevdiğimiz ülkemizde kalmak istiyoruz. Aslında Amerika'ya taşınma fırsatımız her zaman olmasına rağmen yine de ülkemize olan bağlığımız için bu ülkede kalmak ve çocuklarımızı iyi birer Türkiye vatandaşı olarak yetiştirmek istiyoruz" dedi.