Alman basını: Türkiye için resesyon kaçınılmaz

Türkiye'deki ekonomik krizi ele alan Alman basını, Erdoğan’ın oturup beklemesi durumunda resesyonu önlemenin mümkün olmayacağını ve çok ağır sonuçları olacağını yazdı. Erdoğan’ın bu çekişmede kazanma şansı olmadığını yazan Alman gazetelerinden bazıları ‘vah vah’ ifadelerini kullanırken, bazıları da Merkel’in Erdoğan’a yardımcı olabileceğini fakat şartlar sunmasını tavsiye etti.



16-08-2018 13:01

İleri Haber

Alman basını AKP hükümeti ile ABD yönetimi arasında yaşanan krizi masaya yatırdı.

Süddeutsche Zeitung Türkiye'deki para krizinin bulaşma tehlikesine dikkat çektiği yorumunda ekonomik daralmanın kaçınılmaz olacağını yazarak şunları kaleme aldı:

‘RESESYONU ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİL’

"Çoğu uluslararası iktisatçıya göre Türkiye'nin resesyona sürüklenmesini önlemek mümkün değil. Önemli olan ne zaman geleceği, kontrol edilebilir olup olmayacağı ve yumuşak mı geçeceğidir. Erdoğan oturup beklerse resesyon gecikmeli gelir ama çok ağır olur. Daralmayı yumuşatabilmesi için Erdoğan'ın şimdiye kadar yaptığının tam aksini yapması gerekir. Para politikasına karışmamalı ve devlete daha az para harcatmalıdır. Merkez Bankası faizleri güçlü şekilde arttırmalı ve güven ortamı yaratabilmek için Türkiye Uluslararası Para Fonu'ndan destek kredisi istemelidir. Erdoğan'ın fikrini değiştirmesi için fazla zamanı kalmadı. İlkbaharda Dolar'la alınan borçların vadesi gelmeden kriz planı hazırlanamazsa Türkiye'nin durumu çok kötü olur."

‘ERDOĞAN’IN BU ÇEKİŞMEDE KAZANMA ŞANSI YOK’

Frankfurter Allgemeine Zeitung Trump ile çekişen Erdoğan'ın kazanma şansının olmadığını kaydederek şunu yazdı:

"Milliyetçilik ve Batı aleyhtarı retorik iktidarın yolunu açtıysa, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın ne kadar ağır bir ipotek altına girdiği gözden kaçabilir. 'Erdoğan sisteminden' duyulan kuşkular nedeniyle para krizinin ekonomik krize dönüşmesi mümkündür. Kendine yeni müttefikler arayabileceğini söyleyen Erdoğan Rusya ve İran ile birlikte Amerikan dış politikasını olumsuz etkileyebilir. Ama o kendini birçok çıkmaza birden soktu. ABD ile arasındaki anlaşmazlık konuları sayılamayacak kadar fazla. Bölge ülkelerinden sadece Katar ve İran onu destekliyor. Amerikan mallarına ek vergi koyması Trump'ın daha avantajlı durumda olduğu gerçeğini örtmez. Amerikalı papazın tutukluluk halinin sürmesi seçmenlerinin önemli bölümünün desteğini almasına fırsat yaratıyor.”

‘VAH VAH’

Gazete, yazının devamında şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan blöf yaptıktan sonra şimdi Merkel ve Macron'dan destek bekliyor. Vah, vah!"

‘BU TAKTİK BAŞARISIZLIĞA MAHKUM’

Stuttgarter Nachrichten gazetesi Türkiye'deki krizi şöyle yorumladı:

"Türkiye'nin yakın gelecekte uluslararası arenada nasıl konumlanacağı merak konusu. Erdoğan şimdilik Çin ve Rusya'ya ABD ve Avrupa'dan daha fazla yakınlık gösteriyor. Bu durum sadece ekonomik bakımdan ilginç olmakla kalmıyor. NATO'nun doğudaki müttefiki kararsız bir partner oldu çıktı. Erdoğan içerde iktidarını genişletmeye, dışarıda ise Türkiye'yi sağlam bir ortağı olmadan tek başına bazen birine, bazen de başkasına karşı çıkan bir ülke yapmaya çalışıyor. Bu taktik içerde de, dışarda da başarısızlığa uğramaya mahkûmdur. Taktik bozuluncaya kadar da düşüncesizce davranışlarını sürdürecektir."

‘ALMANYA ERDOĞAN’A YARDIMCI OLMALI AMA ŞARTLARLA’

DW Türkçe'nin aktardığı habere göre Frankfurter Rundschau gazetesi Türkiye ile ABD arasındaki giderek artan gerginliği konu alan yazısında şu görüşlere yer verdi:

"ABD ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık büyüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapması planlanan görüşmenin olumlu katkısı olabilir. Erdoğan'ın bu kez Berlin'e zayıf bir pozisyonda gelmesi avantajdır. Merkel'in mülteci krizinde yardım aramak için Erdoğan ile yaptığı görüşmede bunun tersi olmuş ama kimse açıkça dillendirmemişti. Erdoğan ülkesinin ekonomik ve siyasi krizine çare bulmak zorunda. Almanya hükümeti ona yardımcı olmalı, lâkin şartlarını da sıralamalıdır. Erdoğan yönetiminin yapabileceği çok şey var. Yaparsa, bu herkesin yararına olur."

RESESYON NEDİR?

Resesyon, makroekonomide geleneksel olarak reel gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) iki veya daha fazla çeyrek yıllık periyotta arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. Ekonomide durgunluk olarak da adlandırılabilir. Uzun bir resesyon, ekonomik çöküş olarak adlandırılır. Kelime anlamı durgunluk olan resesyonun, genel kabul gören tanımı belirli bir dönemde üretimde ki düşüş olarak tanımlanabilir. Ekonominin genel tabanına yayılmış birkaç aydan fazla süren ve üretim istihdam, gelir ve diğer değişkenlerde ki gözle görülen ekonomik aktivitelerdeki önemli ölçüde oluşan düşüştür. Ekonomik olayların zirve yaptığı yerde resesyon başlar ve dip olduğu noktada biter.

RESESYONUN BAZI ÖZELLİKLERİ 

• Genellikle bir yıl sürer ve ürün maliyetleri ciddi oranda artar.

• Tüketimdeki düşüş az olsa da üretimdeki düşüş fazla olur.

• İşsizlik oranını arttırır.

• Finansal piyasalara zarar verir.